Özgün Metin
Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün
Ey zi-zülfet der-serem her ḥalḳa sevdā-yı diger
V’ey zi-çeşmet der-dilem her kūşe ġavġā-yı diger
Der-beyābān-ı ġam-ı ‘ışḳet dil-i ser-geşteem
Mī-resed der-seyr-i ḫod her dem be-ṣaḥrā-yı diger
Cüz-ḫayāl-i sūḫten ber-āteş-i şem‘-i ruḫet
Der-ser-i pervāne-i dil nīst pervā-yı diger
Bā-ḫayāl-i ḫadd ü ḫāl ü zülf ü çeşm ü ‘ārıżet
Mī-nümāyed her naẓar mā-rā temāşā-yı diger
Ger heme gird-i cihān-rā hemçü meh gerded Münīr
Cüz deret ne bendeet-rā hīc me’vā-yı diger
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey zülfünün her halkasından başımda başka bir sevda, gözünden gönlümün her köşesinde başka bir kargaşa bulunan sevgili. ("Sevdā" sözlük anlamıyla hem tutkulu aşk hem de eski tıpta kara safra ve onun yol açtığı delilik demektir.)
2. Aşkının gamının çölünde başı dönmüş, yolunu yitirmiş bir gönlüm var; kendi başına dolaşırken her an başka bir sahraya varır.
3. Gönül pervanesinin kafasında, mum gibi yanan yanağının ateşinde yanma hayalinden başka bir kaygı yoktur. (Pervane, ateşe atılıp yanan gece kelebeğidir; mumla birlikte âşık ile sevgilinin simgesidir.)
4. Yanağının, beninin, zülfünün, gözünün ve yüzünün hayaliyle her bakış bize başka bir seyirlik gösterir.
5. Münîr ay gibi bütün dünyanın çevresini dolaşsa bile, senin kulun için kapından başka hiçbir sığınak yoktur.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir Farsça yazılmış beş beyitlik bir gazeldir; neşirde Farsça gazellerin seksen ikincisidir (fg 82). Vezin "fâ‘ilâtün fâ‘ilâtün fâ‘ilâtün fâ‘ilün" kalıbıdır. Redif "diger" (başka) kelimesidir; Ersoy'un redif listesinde gazel "-yı dīger" redifiyle gösterilir. Kafiye "-ā" sesidir: sevdā, ġavġā, ṣaḥrā, pervā, temāşā, me’vā. Neşirde bir önceki gazel (fg 81) de "diger" redifiyle yazılmıştır; iki şiir divanda art arda durur. Şiir Vatikan (VT 81a) ve Viyana (VY 64b) nüshalarında bulunur. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.
Anlam ve Söz Sanatları
Bir önceki gazelde "diger" kelimesi hep bir başkasının yokluğunu söyler. Bu gazelde ise redif çokluk anlatır: Zülfün her halkası başka bir sevda, gözün her bakışı başka bir kargaşa doğurur; gönül her an başka bir sahraya varır, her bakış başka bir seyir gösterir. Aynı redifin iki komşu gazelde iki ayrı yöne çekilmesi dikkati çeker. Mahlas beytinde ise redif bir önceki gazeldeki anlamına döner: Dünyanın çevresi dolaşılsa da sevgilinin kapısından başka sığınak yoktur.
Matla iki mısraın birbirine denk kurulduğu bir beyittir. Zülf ile göz, baş ile gönül, halka ile köşe, sevda ile kargaşa karşılıklı dizilir. Zülfün siyahlığı ile "sevdā" kelimesinin kara safra anlamı arasında bir ilgi vardır; divan şiirinde siyah zülfün âşığı deliliğe sürüklemesi bu ilgiye dayanır. İkinci beyitteki çöl ve sahra, aşkından aklını yitirip çöllere düşen Mecnun'u hatırlatır, ama beyitte Mecnun'un adı geçmez.
Üçüncü beyit mum ile pervane mazmunu üzerine kurulur. Gönül pervaneye, sevgilinin yanağı muma benzetilir; pervane ateşte yanmaktan başka bir şey düşünmez. Kafiyedeki "pervā" (kaygı, arzu) ile beyitteki "pervāne" arasında ses benzerliğine dayanan bir cinas vardır. Dördüncü beyitte güzelliğin parçaları tek tek sayılır: yanak, ben, zülüf, göz ve yüz. Bu sıralama, bakışın her birinde başka bir seyirlik bulmasını somutlaştırır.
Mahlas beytinde şair kendini dünyanın çevresinde dönen aya benzetir. Ayın gökte durmadan dolaşması, âşığın dünyayı dolaşmasına karşılık gelir; ama bütün bu dolaşmanın sonunda varılacak yer sevgilinin kapısıdır. "Münīr" kelimesi sözlük anlamıyla "parlak, aydınlatan" demektir; ayla yapılan benzetme bu anlamla da uyuşur.
Kaynakça
- Ersen Ersoy (hzl.), II. Bayezit Devri Şairlerinden Münîrî ve Dîvânı (İnceleme-Metin), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 181, fg 82 (giriş s. 9, 15-18). https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf (arşiv kopyası: https://web.archive.org/web/20220803084052/https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf?0)
Çevrimiçi kaynaklar






