Özgün Metin

Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün

Ger reved ṣabr u ḳarār īn nālehā-yı zār bes
V’er buved baḫtem ġunūde dīde-i bīdār bes
Zīr-i şāḫ-ı serv ne’bved ger maḳāmem bāk nīst
Ber-ser-i kūy-ı segānet sāye-i dīvār bes
Kār-ı mā ‘ışḳest ü derd ü miḥnet ü āvāregī
Ger to-rā īn kār ne’bved zāhidā īn kār bes
Behr-i cāy-ı erba‘īn ey zāhid-i ḫalvet-nişīn
‘Ārifān-rā hem-çü bāde ḫāne-i ḫammār bes
Der-cihān Maḥmūd-rā mānend-i to lā-büd Münīr
Pertev-i nūr-ı Muḥammed Aḥmed-i Muḫtār bes

Günümüz Türkçesiyle

1. Sabrım ve huzurum gidecekse bu inleyişler bana yeter; bahtım uykuya dalmışsa uykusuz gözüm yeter.

2. Yerim servi dalının gölgesinde olmasa da üzülmem; senin köpeklerinin bulunduğu mahallenin başında bir duvar gölgesi bana yeter. (Servi, divan şiirinde sevgilinin boyunun da karşılığıdır. Ersoy mısraı "senin eşiğinin köpeklerine duvar gölgesi de yeter" diye anlar.)

3. Bizim işimiz aşk, dert, sıkıntı ve avareliktir; ey zahit, senin işin bu değilse sana bu iş yeter. (Beyit iki türlü okunabilir: Zahide kendi işi yeter, ya da bizim bu işimiz ona da yeter. Ersoy "Sen bu işlerle meşgul olmasan bile bu sana yeter" diye anlar.)

4. Ey halvette oturan zahit, kırk günlük çile yeri yerine ariflere, tıpkı şarap gibi, meyhanecinin evi yeter. (Erbain, kırk gün inzivaya çekilip ibadetle geçirilen çiledir.)

5. Ey Münîr, dünyada senin gibi bir Mahmûd'a, Muhammed'in, seçilmiş Ahmed'in nurunun ışıltısı elbette yeter. ("Maḥmūd" sözlük anlamıyla övülmüş demektir; Ersoy kelimeyi özel ad olarak "Mahmut" diye okur.)

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Şiir Farsça yazılmış beş beyitlik bir gazeldir; neşirde Farsça gazellerin seksen beşincisidir (fg 85). Vezin "fâ‘ilâtün fâ‘ilâtün fâ‘ilâtün fâ‘ilün" kalıbıdır. Redif "bes" (yeter) kelimesidir; Ersoy'un redif listesinde gazel bu redifle gösterilir. Kafiye "-ār" sesidir: zār, bīdār, dīvār, kār, ḫammār, Muḫtār. Ersoy bu gazeli kafiye-i müreddefe örnekleri arasında sayar. Şiir Vatikan (VT 82a) ve Viyana (VY 65b) nüshalarında bulunur. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.

Anlam ve Söz Sanatları

"Bes" redifi gazele bir yetinme dili verir. Her beyitte âşık elinde kalan az şeyle yetinir: Sabrı gitmişse inlemesi, bahtı uyumuşsa uykusuz gözü, servi gölgesi yoksa duvar gölgesi ona yeter. Matlada uyuyan baht ile uyanık göz arasında açık bir tezat vardır. Baht uyumuştur, yani talih yüz çevirmiştir; göz ise uyanıktır, yani âşık geceleri uyuyamaz. Aynı uyku kelimesi talihsizliği ve uykusuzluğu birlikte anlatır.

İkinci beyitte servi dalı ile duvar arasında bir karşıtlık kurulur. Servinin gölgesi divan şiirinde sevgilinin boyunun gölgesine, yani ona yakınlığa da işaret eder; âşık bu yüce yeri istemez, sevgilinin mahallesindeki köpeklerin yanındaki bir duvar dibine razıdır. Sevgilinin kapısındaki köpeklerle aynı yeri paylaşmak, divan şiirinde âşığın kendini alçaltarak gösterdiği bağlılığın bilinen bir anlatımıdır.

Üçüncü ve dördüncü beyitler âşık ile zahidi karşı karşıya getirir. Âşığın işi aşk, dert, mihnet ve avareliktir; zahidin işi ise halvet ve kırk günlük çiledir. Şair ariflere çile yerine meyhaneyi önerir. Zahidin kuru ibadetini meyhaneyle karşılaştıran bu rind söyleyişi, Ersoy'un Münîrî'yi "rind ve âşık" bir şair olarak nitelemesine uygun düşer. "Zāhid", "ḫalvet-nişīn", "erba‘īn" ile "bāde", "ḫammār" kelimeleri iki ayrı tenasüp grubu oluşturur ve beyit bu iki grubun çatışmasıyla kurulur.

Mahlas beyti gazelin en dikkat çekici yeridir. "Maḥmūd", "Muḥammed" ve "Aḥmed" adları Arapçada aynı kökten (övmek anlamındaki ḥ-m-d) gelir; üçünün bir beyitte toplanması iştikak sanatına örnektir. "Münīr" (aydınlatan), "pertev" (ışıltı) ve "nūr" kelimeleri de ışık etrafında bir tenasüp kurar. Ersoy "Maḥmūd" kelimesini özel ad olarak okur, ama kimin kastedildiğini belirtmez; kelime sözlük anlamıyla "övülmüş" kişiyi de anlatabilir. "Aḥmed-i Muḫtār" (seçilmiş Ahmed) söyleyişi Münîrî'nin Şehzade Ahmed'e yazdığı kasidelerde (K 21 ve K 25) şehzade için de kullanılır; burada ise "Muḥammed" adıyla yan yana geldiği için Hz. Peygamber'i anlatır. Gazel böylece yetinme temasını Peygamber'in nuruyla yetinme düşüncesine bağlayarak kapanır.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar