Özgün Metin
Vezin: mef‘ūlü fā‘ilātü mefā‘īlü fā‘ilün
Yā men devāmü vaṣlike fī’l-ḳalbi mürtecā
Ez-dest-i fürḳat-i to kocā mī-revem kocā
Zülf-i siyāhuña ṭayanup bu delü göñül
Bād-ı hevāyı kend’özine ḳıldı ilticā
Mānend-i āftāb-ı ruḫ u zülf-i to buved
Der-ẓulmet-i şebī ki buved kevkeb-i dücā
Ger porsişī zi-nāvek-i dil-dūz-ı ū buved
Yā ma‘şera’l-eḥıbbeti min ẕāke men necā
Gūyā gözüm yaşıyla felek baḥr olup Münīr
Encüm ser-ā-ser aña ḫabāb oldı cā-be-cā
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey kavuşmasının sürüp gitmesi gönülde umulan sevgili, senin ayrılığının elinden nereye gideyim, nereye? (İlk mısra Arapça, ikinci mısra Farsçadır.)
2. Bu deli gönül senin kara zülfüne güvenip hevâ rüzgârını kendine sığınak edindi. (Beyit Türkçedir. "Hevâ" sözlük anlamıyla hem hava hem gönül arzusu demektir. Zülüf rüzgârda dalgalandığı için zülfe tutunan gönül de rüzgâra sığınmış olur. Beyit iki türlü okunabilir: gönül kendini aşk arzusuna bırakmıştır, ya da rüzgâra sığınmak gibi boş ve tutunaksız bir sığınağa güvenmiştir.)
3. Senin güneşe benzeyen yanağınla zülfünün hâli, gecenin karanlığında karanlıkları aydınlatan yıldıza benzer. ("Kevkeb-i dücā" sözlük anlamıyla "karanlıkların yıldızı"dır; Ersoy "karanlıkları yaran yıldız" diye karşılar. Kara zülüf geceye, parlak yanak bu gecede parlayan yıldıza benzetilir.)
4. Onun gönül delen okundan soran olursa, "Ey dostlar topluluğu, ondan kim kurtulmuş ki?" derim. (İkinci mısra Arapçadır. Ersoy "nāvek", yani ok kelimesini sevgilinin yan bakışı olarak anlar.)
5. Ey Münîr, sanki gözümün yaşıyla gökyüzü deniz oldu; yıldızlar da baştan başa onun üzerinde yer yer su kabarcığı oldu. (Beyit Türkçedir; "ser-ā-ser" ve "cā-be-cā" Farsça kalıplaşmış sözlerdir. "Ḫabāb" su kabarcığı demektir.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir beş beyitlik bir gazeldir ve neşirde Farsça gazellerin dokuzuncusudur (fg 9). Gazel aslında üç dilli bir mülemma‘dır: birinci ve dördüncü beyitlerin birer mısraı Arapça, öteki mısraları Farsçadır; üçüncü beyit Farsça, ikinci ve beşinci beyitler ise Türkçedir. Ersoy bu iki beytin anlamını aparatta vermez, çünkü yalnız Farsça ve Arapça beyitleri açıklar; metne bakıldığında ikisinin de Türkçe olduğu açıktır. Vezin "mef‘ûlü fâ‘ilâtü mefâ‘îlü fâ‘ilün" kalıbıdır. Gazel redifsizdir; kafiye "-ā" sesidir: mürtecā, kocā, ilticā, dücā, necā, cā. Şiir yalnız Vatikan nüshasında (VT 98b) bulunur. Tek nüshada bulunduğu için aparatta nüsha farkı kaydedilmemiştir. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelin konusu ayrılıktan kaçışın imkânsızlığıdır. Birinci beyit Arapça bir hitapla başlar ve Farsça bir soruyla devam eder: sevgilinin ayrılığından nereye gidilebilir? Dördüncü beyit aynı duyguyu sevgilinin bakışından kurtuluşun olmayışıyla tekrarlar ve Arapça mısra bütün âşıklara seslenen bir soru biçimini alır. Ersoy'un aktarımında bu ok sevgilinin yan bakışıdır; bakışın oka benzetilmesi divan şiirinin en yaygın hayallerindendir. Arapça mısra soru biçiminde kurulduğu hâlde bir cevap beklemez, ondan kimsenin kurtulmadığını söylemenin bir yoludur. Birinci beyitteki "kocā ... kocā", yani "nereye ... nereye" tekrarı da âşığın çaresizliğini vurgulayan bir tekrir örneğidir. Bu Arapça ibareler, şiire âşıkların ortak dertlerini dile getiren genel bir hüküm havası kazandırır.
Türkçe ikinci beyit, zülüf ile rüzgâr arasındaki ilişkiye dayanır. Zülüf rüzgârla oynar; ona tutunan deli gönül de rüzgâra, yani "bād-ı hevā"ya sığınmış olur. "Hevâ" kelimesinin hem hava hem arzu anlamı taşıması beyte tevriyeli bir derinlik verir. Üçüncü beyitte zülüf gece, yanak da karanlıkta parlayan yıldız ya da güneş olarak görülür; aydınlık ve karanlık arasındaki tezat sevgilinin yüzünü öne çıkarır.
Mahlas beyti mübalağanın güzel bir örneğidir. Âşığın gözyaşı o kadar çoktur ki gökyüzü bir denize dönmüştür; yıldızlar da bu denizin yüzündeki kabarcıklardır. Felek, bahr, encüm ve habâb kelimeleri bir tenasüp kurar. Farsça ağırlıklı gazel böylece Türkçe bir mahlas beytiyle biter.
Kaynakça
- Ersen Ersoy (hzl.), II. Bayezit Devri Şairlerinden Münîrî ve Dîvânı (İnceleme-Metin), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 138, fg 9 (giriş s. 9, 15-18). https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf (arşiv kopyası: https://web.archive.org/web/20220803084052/https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf?0)
Çevrimiçi kaynaklar






