Özgün Metin
Vezin: mefā‘īlün mefā‘īlün fe‘ūlün
Dil-i saḫtuñ ki mermerden beterdür
Yumışar ‘āḳıbet diyen ḥacerdür
Gözüm yaşına olma māni‘ ey dost
Yolından ḳalmasun ehl-i seferdür
Yetişdi göz yaşı sen serve dirler
İñen inanmazam zīrā ḫaberdür
Kelām-ı ‘ışḳı ṣarf itmek dilerseñ
Maḥallin gözle ey dil söz güherdür
Raḳībi hergiz añmayam dir idüm
Yañuldum bes Münīr ādem beşerdür
Günümüz Türkçesiyle
1. Mermerden de beter olan katı gönlün için "sonunda yumuşar" diyen kişi taştır (taş kadar anlayışsızdır). Beyit iki türlü okunabilir: "Mermerden beter katı gönlün sonunda yumuşar; (çünkü) o da bir taştır" diyen kişinin sözü de aktarılmış olabilir.
2. Ey dost, gözümün yaşına engel olma; yolundan kalmasın, o bir yolcudur.
3. "Göz yaşı yetişti (senin yanına ulaştı)" diyorlar, sen ki servisin; pek inanmıyorum, çünkü bu (yalnızca) bir haberdir. Beyit iki türlü okunabilir: "Göz yaşı sana, serviye yetişti (servi boyunca yükseldi) diyorlar" biçiminde de anlaşılabilir.
4. Ey gönül, aşk sözünü harcamak (söylemek) istersen yerini gözet; söz bir mücevherdir.
5. Rakibi asla anmayacağım derdim; yanıldım, demek ki Münîr, insan beşerdir (insan yanılır).
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir beş beyitlik bir Türkçe gazeldir; neşirde Türkçe gazellerin yüz on yedincisidir (tg 117). Vezin "mefā‘īlün mefā‘īlün fe‘ūlün" kalıbıdır. Ersoy'un redif listesi gazeli "-dür" redifli gazeller arasında gösterir; kafiye bunun önündeki "-er" sesidir: beter, ḥacer, sefer, ḫaber, güher ve beşer. Gazel üç divan nüshasında da bulunur (VT 125a, VY 106a, Ü 37a); aparatta nüsha farkı kaydedilmemiştir. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazel kısa ve özdeyiş tadında mısralardan kurulmuştur. Hemen her beytin ikinci mısraı bir hüküm cümlesiyle biter: o bir yolcudur, bu bir haberdir, söz bir mücevherdir, insan beşerdir. Bu söyleyiş gazele konuşma dilinin sadeliğini verir.
Matlada sevgilinin gönlü mermerden katıdır. Bu katı gönlün bir gün yumuşayacağını söyleyen kişi, şaire göre taş kadar bilgisizdir. Beyit kapalıdır ve iki türlü okunabilir; "ḥacer" (taş) kelimesinin hangi özneye bağlandığı kesin değildir. "Mermer" ile "ḥacer" arasında bir tenasüp vardır.
İkinci ve üçüncü beyitler göz yaşını yolcu olarak düşünür. Göz yaşı yola çıkmış bir "ehl-i sefer"dir; ona engel olunmamalıdır. Üçüncü beyitte yaşın sevgiliye yetiştiği haberi gelir, ama şair buna inanmaz, çünkü haber kesin bilgi değildir. Gazelin kafiyelerinde "sefer" ve "ḫaber" kelimelerinin art arda gelmesi, yolculuk ve haber arasında doğal bir bağ kurar. Benzer bir "haber" sözü tg 113'ün mahlas beytinde de geçer; bu karşılaştırma bizim tespitimizdir.
Dördüncü beyit Münîrî'nin söze verdiği değeri anlatır. Ersoy, neşrin girişinde şairin sözün cevher gibi kıymetli olduğu fikrinde olduğunu söyler ve bu beyti örnek gösterir. "Ṣarf itmek" hem harcamak hem de sözü kullanmak demektir; "güher" (mücevher) ile birlikte bir alışveriş ve hazine tenasübü kurar. Değerli bir taş her yerde harcanmaz; aşk sözü de ancak yerinde söylenir.
Mahlas beyti bir itiraftır. Şair rakibi hiç anmayacağını söylemişti, ama bu gazelde onu andığı için yanıldığını kabul eder. "Ādem beşerdür" sözü, insanın yanılabileceğini anlatan bir söyleyiştir; bu sözü bir sözlükte tespit edemedik. Gazelde rakibin adı başka bir beyitte geçmez; beytin kendi kendine bir gönderme yaptığı kanaatindeyiz, bu bir çıkarımdır.
Kaynakça
- Ersen Ersoy (hzl.), II. Bayezit Devri Şairlerinden Münîrî ve Dîvânı (İnceleme-Metin), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 278, tg 117 (giriş s. 9, 13, 15-18). https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf (arşiv kopyası: https://web.archive.org/web/20220803084052/https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf?0)
Çevrimiçi kaynaklar






