Özgün Metin

Vezin: mefā‘īlün mefā‘īlün fe‘ūlün

İñen ‘uşşāḳa ḳıyma ḳan ḳonulmaz
Ṭutalum kim bugün saña ṭınulmaz
Ṣaḳınġıl dest-bāzī ḳılma ey dil
Ṭurunc-ı ġabġab-ı yāra ṣunulmaz
Naẓar ḳılmaz baña ‘ışḳ āteşiyle
Temāşādan egerçi uṣanulmaz
Çün atduñ ġamzeñ oḳın ṭınma bārī
Bilürsin çıḳsa oḳ yaydan dönülmez
Münīrī mihr-i yāri gizleme hīc
Güneş ḫod balçıġ ile örtünülmez

Günümüz Türkçesiyle

1. Âşıklara o kadar kıyma, kan (yerde) bırakılmaz; tutalım ki bugün sana karşı ses çıkarılamıyor. ("Ḳan ḳonulmaz", dökülen kanın karşılıksız kalmayacağını anlatır; "ṭınulmaz" kimsenin sana ses çıkaramadığı demektir.)

2. Ey gönül, sakın el şakası (el oyunu) yapma; sevgilinin gerdanının turuncuna el uzatılmaz. ("Ġabġab" çene altındaki dolgunluk, gıdıktır; yuvarlaklığı turunç meyvesine benzetilir.)

3. Gerçi seyretmekten usanılmaz, ama o, aşk ateşiyle (yanan) bana bakmaz. Beyit iki türlü okunabilir: "aşk ateşiyle" sözü âşığın hâlini anlatabileceği gibi, sevgilinin aşk ateşi yüzünden bakmadığını da söylüyor olabilir.

4. Gamzenin okunu madem attın, bari ses çıkarma (inkâr etme); bilirsin, ok yaydan çıkınca geri dönülmez.

5. Münîrî, sevgilinin güneşini (sevgisini) hiç gizleme; güneş zaten balçıkla örtülmez.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Şiir beş beyitlik bir Türkçe gazeldir; neşirde Türkçe gazellerin yüz yirmi sekizincisidir (tg 128). Vezin "mefā‘īlün mefā‘īlün fe‘ūlün" kalıbıdır. Ersoy'un redif listesi gazeli "-UlmAz" redifli olarak gösterir; bu, edilgen olumsuz fiil ekidir ve ünlü uyumuna göre "-ulmaz" ya da "-ülmez" biçiminde görünür. Kafiye bunun önündeki "-n" sesidir: ḳon, ṭın, ṣun, uṣan, dön ve örtün. Gazel iki divan nüshasında bulunur (VT 128a, VY 107b); aparatta nüsha farkı kaydedilmemiştir. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.

Anlam ve Söz Sanatları

Gazelin redifi bir yasak ya da imkânsızlık bildirir: konulmaz, tınılmaz, sunulmaz, usanılmaz, dönülmez, örtünülmez. Her beyit bir genel hükümle biter ve bu hükümlerin bir kısmı halk söyleyişlerine dayanır. TDV maddesi Münîrî'nin atasözlerini ve deyimleri şiire yerleştirme geleneğinde başarılı olduğunu kaydeder; bu gazel bunun yoğun bir örneğidir.

Dördüncü ve beşinci beyitlerde iki halk sözü açıkça görülür. Türk Dil Kurumu sözlüğü "ok yaydan (veya yayından) çıkmak" deyimini "geri dönülemeyecek bir iş yapmak" anlamıyla kaydeder; dördüncü beyitteki "çıḳsa oḳ yaydan dönülmez" sözü bu deyimin bir söyleyişidir. Sevgilinin gamzesi bir oktur; ok atıldıktan sonra geri alınamaz, sevgili de yaptığını inkâr etmemelidir. Beşinci beyit ise "güneş balçıkla sıvanmaz" sözüne dayanır; sözlük bu sözü "herkesin bildiği gerçek inkâr edilemez" anlamıyla kaydeder. Şair sözü "örtünülmez" biçiminde redife uydurmuş ve "mihr" kelimesinin hem güneş hem sevgi anlamıyla birleştirmiştir: sevgiliye duyulan sevgi güneş gibidir, gizlenemez. Bu iki beytin halk sözleriyle ilişkisi bizim tespitimizdir.

Matladaki "ḳan ḳonulmaz" sözü de bir halk söyleyişini andırır: dökülen kan yerde bırakılmaz, öcü alınır. Bu sözü bir sözlükte bu biçimiyle bulamadık; anlamı bağlamdan çıkardık. İkinci mısradaki "ṭınulmaz", sevgiliye bugün kimsenin ses çıkaramadığını, ama bunun böyle sürmeyeceğini sezdirir.

İkinci beyitte sevgilinin gerdanı bir turunca benzetilir. Turunç portakala benzeyen, acımsı bir meyvedir; "dest-bāzī" el oyunu, el şakası demektir. Turunca el uzatmak, sevgiliye dokunmaya kalkışmak anlamına gelir ve bu yasaktır. Üçüncü beyit ise bakışla ilgilidir: sevgiliyi seyretmekten usanılmaz, ama sevgili âşığa bakmaz. "Naẓar" ile "temāşā" arasında bakma kavramı etrafında bir tenasüp vardır.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

Resmî kaynaklar

  • Türk Dil Kurumu, Güncel Türkçe Sözlük, "ok yaydan (veya yayından) çıkmak", "güneş balçıkla sıvanmaz" ve "turunç" maddeleri. https://sozluk.gov.tr/

Çevrimiçi kaynaklar