Özgün Metin
Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün
Dişleri ṣındıysa erzānīdür ey dil şānenüñ
Hergiz aġzından ḳomazdı zülfini cānānenüñ
Yeltedi göñlüm beni sevdā-yı ‘ışḳa bilmedüm
Uymaḳ olmazmış sözine ser-ḫoş u dīvānenüñ
Her ne dirse zāhid-i efsürde-dil disün ne ġam
Çāker-i pīr-i muġānam ḫādimi mey-ḫānenüñ
Dāne-i ḫālüñ gibi toḫm-ı maḥabbet düşmedi
Gerçi vardur ḥāṣılı ‘ālemde her bir dānenüñ
Āteş-i ‘ışḳ ile ḥālümden benüm ṣorma Münīr
Gördüñ ise ḥāletini şem‘ ile pervānenüñ
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey gönül, tarağın dişleri kırıldıysa buna lâyıktır; sevgilinin zülfünü ağzından hiç bırakmazdı.
2. Gönlüm beni aşk sevdasına kışkırttı, ben anlamadım; meğer başı dumanlı ve divane birinin sözüne uymak olmazmış.
3. Gönlü donmuş (katı yürekli) zahid ne derse desin, ne gam; ben pîr-i mugânın kölesi, meyhanenin hizmetçisiyim.
4. Senin benin tanesi gibi bir sevgi tohumu düşmedi; gerçi dünyada her tanenin bir ürünü vardır.
5. Münîr, aşk ateşiyle benim hâlimi sorma; eğer pervanenin mumla olan hâlini gördüysen (benimkini de bilirsin). (PB "ḥālümden" yerine "ḥālümi" okur.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir beş beyitlik bir Türkçe gazeldir; neşirde Türkçe gazellerin yüz elli üçüncüsüdür (tg 153). Vezin "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıdır. Redif "-nüñ / -nuñ" ilgi ekidir (Ersoy'un listesinde "-enüñ"); kafiye "-āne / -ane" sesidir: şāne, cānāne, dīvāne, mey-ḫāne, dāne ve pervāne. Gazel üç divan nüshasında da bulunur (VT 133b, VY 113a, Ü 41b); ayrıca Pervâne Bey Mecmuası (PB 333b) ile Edirneli Nazmî'nin Mecmau'n-nezâ'ir'inde (MN 203b) yer alır. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.
Anlam ve Söz Sanatları
Matla bir hüsn-i talil örneğidir. Tarağın dişlerinin kırılmasının sebebi, sevgilinin zülfünü hiç ağzından bırakmamasıdır; tarak bu yakınlığın cezasını çekmiştir. Kubbealtı Lugatı "erzānī" kelimesini lâyık, değer, uygun diye açıklar. Tarağın zülfe sürekli dokunması divan şiirinde kıskanılan bir ayrıcalıktır; âşık bu yüzden tarağın kırılmasını hak edilmiş bir ceza sayar. Dişin "ağız"la birlikte anılması tarağı bir canlı gibi kişileştirir.
İkinci beyitte âşık kendi gönlünü suçlar: onu aşk sevdasına sürükleyen gönüldür. Kubbealtı Lugatı'na göre "sevdā" Arapçada "kara" anlamındaki kelimenin dişil biçiminden gelir; hem güçlü sevgi hem de kara sevda, malihulya anlamını taşır. Bu yüzden ikinci mısradaki "dīvāne" ile anlamca bağlanır. Gönlün "ser-ḫoş u dīvāne" diye anılması, âşığın kendi gönlünü bir sarhoş ve deli gibi görmesidir.
Üçüncü beyit rind ile zahid karşıtlığını işler. "Zāhid-i efsürde-dil" (gönlü donmuş zahid) ifadesindeki soğukluk, aşkın ateşiyle tezat oluşturur. Bu beytin ikinci mısraı, Münîrî'nin tg 131'inin matlaındaki "Çāker-i pīr-i muġān u ḫādim-i mey-ḫāneyüz" mısraıyla neredeyse aynıdır; yalnız birinde tekil "ben", ötekinde çoğul "biz" konuşur. Şairin aynı mısraı iki gazelde kullanması bizim tespitimizdir. Ersoy, Münîrî'yi rind ve âşık olarak niteler ve onun Hâfız etkisiyle tasavvufî remizler kullandığını belirtir; pîr-i mugân bu remizlerdendir.
Dördüncü beyitte "dāne" kelimesi tekrar edilir ve tohum, ürün ve tane kelimeleri arasında tenasüp kurulur. Sevgilinin beni bir tane, bir tohum gibi düşünülür; ama bu tohumdan sevgi biter, bir hasılat alınmaz. Dünyada her tanenin ürünü vardır, yalnız bu tanenin yoktur. Ben ile tane arasındaki benzetme divan şiirinde bilinen bir mazmundur; benin âşıkları tuzağa düşüren bir yem tanesi olarak da düşünülmesi beyte ikinci bir derinlik katar. Bu son yorum bizim çıkarımımızdır.
Mahlas beyti mum ile pervane mazmunuyla kapanır: âşığın hâli, mumun ateşinde yanan pervanenin hâlidir. Bu karşılaştırma şairin anlatmaktan kaçındığı acıyı okuyucunun bildiği bir görüntüye bırakır.
Kaynakça
- Ersen Ersoy (hzl.), II. Bayezit Devri Şairlerinden Münîrî ve Dîvânı (İnceleme-Metin), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 296, tg 153 (giriş s. 5, 9, 12, 15-18). https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf (arşiv kopyası: https://web.archive.org/web/20220803084052/https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf?0)
- Kubbealtı Lugatı (Misalli Büyük Türkçe Sözlük), "erzânî", "şâne" ve "sevdâ" maddeleri. https://lugatim.com/s/erzânî
Çevrimiçi kaynaklar






