Özgün Metin
Vezin: fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilün
Yoḳdur ey teşne göñül çeşme-i nūşa hevesüñ
Ḫāk-i pāyine meger vardur anuñ dest-resüñ
Yüriyüp bülbül-i şūrīdelerüñ nāliş ile
Hem-dem olması neden sen güle her ḫār u ḫaṣuñ
Ey gözümüñ nūrı benüm gözlerümüñ yaşını gör
Göñlüñ isterse temāşāsını Nīl ü Arasuñ
N’ola cān murġını añmazsa maḥalleñde göñül
Gül-şen ehli ne bilür ḥālin esīr-i ḳafesüñ
Mihr-i ruḥsārı hevāsından anuñ geçme Münīr
Elüñ ile oda atmaġ ise cānı hevesüñ
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey susamış gönül, senin tatlı su pınarına (sevgilinin dudağına) hevesin yok; yoksa onun ayağının toprağına elin mi erişiyor? (Dudağa ulaşamayan gönül, ayak toprağıyla yetiniyor olmalı.)
2. Ey gül (sevgili), coşkun bülbüller iniltiyle dolaşıp dururken her diken ve çerçöpün sana dost olması nedendir?
3. Ey gözümün nuru, gönlün Nil ve Aras ırmaklarını seyretmek isterse benim gözlerimin yaşını gör.
4. Gönül senin mahallende can kuşunu anmazsa buna şaşılır mı; gül bahçesindekiler kafesteki esirin hâlini ne bilsin. (Gönül sevgilinin mahallesinde gül bahçesinde gibidir; can ise beden kafesinde kalmış bir kuştur.)
5. Münîr, eğer canını kendi elinle ateşe atmaya hevesin varsa, onun yanağının güneşinin sevdasından vazgeçme.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir beş beyitlik bir Türkçe gazeldir; neşirde Türkçe gazellerin yüz altmış beşincisidir (tg 165). Vezin "fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilün" kalıbıdır. Redif "-üñ / -uñ" ekidir ve Ersoy'un giriş s. 9'daki listesinde bu gazel "-üñ" redifliler arasında sayılır. Kafiye "-es / -as" sesidir: heves, dest-res, ḫaṣ, Aras, ḳafes ve yine heves. "Heves" kelimesi hem matlada hem mahlas beytinde kafiye olarak kullanılır; bu tekrar bizim tespitimizdir.
Gazel dört tanıkta bulunur: üç divan nüshası (VT 136b, VY 114a, Ü 43a) ve Edirneli Nazmî'nin nazire mecmuası Mecmau'n-nezâ'ir (MN 219b). Ersoy, bu mecmuada Münîrî'nin altmış dört gazelinin bulunduğunu ve bu yüzden şairin nazire mecmualarında şiirine en çok yer verilenlerden sayılabileceğini belirtir (giriş s. 4). Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazel sevgiliye ulaşamayan âşığın hâlini su, bahçe ve ateş imgeleriyle anlatır. Matlada gönül susamış bir yolcudur; "çeşme-i nūş", yani tatlı su pınarı, sevgilinin dudağını anlatır. Gönlün bu pınara hevesi yoktur, çünkü ona ancak sevgilinin ayağının toprağı düşer. Kubbealtı Lugatı Farsça "destres" kelimesini eli eren, ulaşmış diye açıklar ve "destres olmak" deyimine erişmek, nâil olmak anlamını verir. Beyitte dudak ile ayak toprağı arasında bir tezat vardır: biri ulaşılmaz yükseklikte, öteki yerdedir.
İkinci beyitte gül ve bülbül mazmunu kullanılır. Sevgili güldür, âşıklar coşkun bülbüllerdir; ama güle yakın duranlar diken ve çerçöptür. Kubbealtı Lugatı "hâr u has" tamlamasını çalı çırpı diye açıklar. Bu tamlama, sevgilinin yanından ayrılmayan değersiz rakipleri anlatıyor olmalıdır; bu okuma bizim tespitimizdir. Üçüncü beyitte mübalağa vardır: âşığın gözyaşları Nil ve Aras ırmakları kadar boldur. Sevgiliye "gözümün nuru" diye seslenilmesi, ardından gözyaşının anılmasıyla göz kelimesi etrafında bir tenasüp kurar.
Dördüncü beyitte bahçe ve kafes karşıtlığı gelir. Gönül sevgilinin mahallesinde gül bahçesindeki gibi mutludur; can ise beden kafesinde kalmış bir kuştur. Gül bahçesindekiler kafesteki esirin hâlini bilmez; gönlün canı unutması bundandır. Mahlas beytinde "mihr" kelimesi hem güneş hem sevgi anlamıyla okunabilir; sevgilinin yanağının güneşi, canı ateşe atmanın yoludur. "Hevā" (sevda, arzu) ve "heves" kelimelerinin aynı beyitte buluşması ses bakımından bir yakınlık yaratır.
Kaynakça
- Ersen Ersoy (hzl.), II. Bayezit Devri Şairlerinden Münîrî ve Dîvânı (İnceleme-Metin), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 302, tg 165 (giriş s. 4, 9, 15-18). https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf (arşiv kopyası: https://web.archive.org/web/20220803084052/https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf?0)
- Kubbealtı Lugatı (Misalli Büyük Türkçe Sözlük), "destres" ve "hâr u has" maddeleri. https://lugatim.com/s/destres
Çevrimiçi kaynaklar






