Özgün Metin
Vezin: mef‘ūlü mefā‘īlü mefā‘īlü fe‘ūlün
Gözümde muḳīm olalıdan ḫaddi nigāruñ
Yoḳdur es̱eri āyīne-i dilde ġubāruñ
Çeşm-i siyehüñ diş bilese ḳanuma ṭañ mı
Def‘i mey-i nāb ile olur yine ḫumāruñ
Gül-şende aḳan ṣu gibidür lāle-ruḫuñla
Bu vech ile yüzüñde ki var luṭf-ı ‘iẕāruñ
Öykündügi-çün ḳāmet-i bālāña yiridür
Her yıl ṣoyulursa derisi şöyle çenāruñ
Zülfüñde görüp göñlümi dün didi Münīrī
Ey dil nice gündür ki senüñ var şeb-i tāruñ
Günümüz Türkçesiyle
1. Sevgilinin yanağı gözümde yerleşip oturalı beri gönül aynasında tozun izi bile kalmadı (o yanağın hayali gönlü cilalayıp arıttı).
2. Kara gözün kanıma diş bilese şaşılır mı; mahmurluk ancak yine saf şarapla giderilir (mahmur gözün şarap yerine benim kanımı istemesi bundandır).
3. Lale gibi yanağınla birlikte yüzündeki o yanak güzelliği, gül bahçesinde akan suya benzer; yüzündeki letafet işte böyledir ("bu vech ile" hem "bu biçimde" hem "bu yüzle" diye anlaşılır).
4. Çınar senin uzun boyuna öykündüğü için her yıl derisi böyle soyulsa yeridir (çınarın kabuğunun dökülmesi, boyuna özenmesinin cezası sayılır).
5. Münîrî dün gönlümü senin zülfünde görünce dedi ki: "Ey gönül, kaç gündür ki senin karanlık bir gecen var."
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir beş beyitlik bir Türkçe gazeldir; neşirde Türkçe gazellerin yüz altmış sekizincisidir (tg 168). Vezin "mef‘ūlü mefā‘īlü mefā‘īlü fe‘ūlün" kalıbıdır. Redif "-uñ / -üñ" tamlayan ekidir (Ersoy'un redif listesinde "-üñ"); kafiye "-ār" sesidir: nigār, ġubār, ḫumār, ‘iẕār, çenār ve tār. Gazel yalnız Vatikan nüshasında (VT 137b) bulunur; Viyana ve İstanbul Üniversitesi nüshalarında da, nazire mecmualarında da kaydı yoktur. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelin ekseni sevgilinin yüzü ile âşığın gönlü arasındaki ilişkidir. Matlada divan şiirinde sık geçen gönül aynası imgesi kullanılır: sevgilinin yanağı âşığın gözüne yerleşince gönül aynasında toz kalmaz. "Muḳīm olmak" (bir yerde oturup kalmak) sözü, yanağı gözde konaklayan bir misafire çevirir. İkinci beyitte sevgilinin kara gözü kana diş bileyen bir yırtıcıya benzetilir; "diş bilemek" deyimi burada iştahla beklemeyi anlatır. İkinci mısradaki gerekçe şarap dünyasından gelir: mahmur göz, mahmurluğun ilacı olan şarabı arar, onun yerine de âşığın kanını ister. Kanla şarap arasındaki bu renk benzerliği, gözle mahmurluk arasındaki tenasüple birleşir.
Üçüncü beyitte yanak, gül bahçesinde akan suya benzetilir. Lale, gül bahçesi ve su aynı bahar tablosunun parçalarıdır. Mısradaki "vech" kelimesi hem "tarz, biçim" hem "yüz" anlamına geldiğinden "bu vech ile yüzüñde" söyleyişinde bir tevriye ve kelime tekrarına dayalı bir oyun sezilir; bu bizim tespitimizdir. Dördüncü beyit bir hüsn-i talildir. Çınar uzun boyu sebebiyle divan şiirinde sevgilinin boyuyla kıyaslanan ağaçlardandır. Doğu çınarının kabuğu küçük parçalar hâlinde dökülür; şair bu doğal olayı, sevgilinin boyuna öykünen ağacın her yıl derisinin yüzülmesi diye yorumlar.
Mahlas beytinde zülüf ile gece arasındaki bilinen benzetme kullanılır. Gönül sevgilinin kara saçlarına düşmüştür ve şair onun "şeb-i tār"ını, yani zifirî gecesini sorar. Kubbealtı Lugatı "dün" kelimesinin Eski Türkçedeki "tün" (gece) kelimesinden geldiğini kaydeder; bu köken akılda tutulursa mısrada dün, gece ve zülüf arasında bir tenasüp oluşur. "Münīr" (aydınlatan) mahlasının karanlık gece ile yan yana gelmesinde bir tezat da görülebilir; bu da bizim okuyuşumuzdur.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Ersen Ersoy (hzl.), II. Bayezit Devri Şairlerinden Münîrî ve Dîvânı (İnceleme-Metin), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 303, tg 168 (giriş s. 9, 15-18). https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf (arşiv kopyası: https://web.archive.org/web/20220803084052/https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf?0)
Kitaplar
- Kubbealtı Lugatı (Misalli Büyük Türkçe Sözlük), "çınar" ve "dün" maddeleri. https://lugatim.com/s/çınar
Diğer kaynaklar
- "Doğu çınarı", Vikipedi (Türkçe). https://tr.wikipedia.org/wiki/Doğu_çınarı
Çevrimiçi kaynaklar






