Özgün Metin
Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün
Kimüñ ile seyr ider diyü o serv-i pür-uṣūl
Peyk-i eşke şimdi mi düşmişdür ey dil şöyle yol
Zāhidüñ bugün bizümle ṭutuşında ḫayr yoḳ
Ṣol yanından ṭurdı beñzer ṭaylesānı gibi ol
‘Āḳıbet yaġma ḳılup dil mülkini talan ider
Ġamze-i çeşm-i Moġol-Çīn birle bu Türk-i Moġol
Çeşme-i cān leblerüñden k’aġzuñuñ yarı ṭamar
Mā’idedür ṭut kim ider dōstum gökden nüzūl
Fülk-i ten gibi gemüñ mi yaşa ġarḳ oldı göñül
Ḳanda kim gözüme ṭuş olsañ görürem key melūl
Yār itine kend’özin dün tuḥfe iletdi Münīr
Üstüḫᵛāndur bildi ammā luṭf idüp ḳıldı ḳabūl
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey gönül, o edalı salınan servi boylunun kiminle gezintiye çıktığını (öğrenmek için) gözyaşı habercisine şimdi mi böyle bir yol düştü?
2. Zahidin bugün bizimle tutuşmasında (çekişmesinde) hayır yoktur; anlaşılan o, taylasanı gibi sol yanından kalkmış (ters tarafından kalkmış, huysuzdur).
3. Bu Moğol Türk'ü (Moğol yüzlü güzel), Moğol ve Çin gözünün gamzesiyle sonunda gönül ülkesini yağmalayıp talan eder.
4. Dostum, can çeşmesi (hayat suyu) senin dudaklarındandır ki ağzının yarısı damlar (mısraın bu kısmı açık değildir); tut ki (dudağın) gökten inen bir sofradır.
5. Ey gönül, ten gemisi gibi senin gemin de mi gözyaşına batıp gitti? Seni ne zaman gözüme ilişsen pek üzgün görüyorum.
6. Münîr dün kendini sevgilinin köpeğine armağan olarak götürdü; köpek onun bir kemik (kemiğe dönmüş bir beden) olduğunu bildi, ama lütfedip kabul etti.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir altı beyitlik bir Türkçe gazeldir; neşirde Türkçe gazellerin yüz seksen üçüncüsüdür (tg 183). Vezin "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıdır. Gazelin redifi yoktur; kafiye kelimeleri "-ul" ve "-ol" seslerinde birleşir: pür-uṣūl, yol, ol, Moġol, nüzūl, melūl ve ḳabūl. Gazel Vatikan (VT 141a) ve Viyana (VY 158b) nüshalarında bulunur. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.
Nüsha farkları iki beyittedir. Matlada "o serv" yerine Vatikan nüshası "bu serv" okur; Viyana nüshasında "düşmişdür" yerine "düşmişdi" vardır. Mahlas beytindeki "ḳıldı" fiili Vatikan nüshasında "ḳıla" biçimindedir; bu okuyuşta beyit, köpeğin şairi lütfedip kabul etmesi dileğiyle biter.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelin beyitleri birbirinden bağımsız sahneler gibidir. Matlada gözyaşı bir "peyk"tir. Kubbealtı Lugatı bu kelimeyi haber ve mektup taşıyan kimse diye açıklar ve Osmanlı'da atlıların yanında koşan haberci askerleri de anar. Servi boylu sevgilinin kiminle gezdiğini merak eden gönül, gözyaşını haberci gibi yola düşürmüştür; yaşın yanaktan aşağı akışı ile habercinin koşusu arasında bir benzerlik kurulur.
İkinci beyit bir deyim üzerine kuruludur. Türk Dil Kurumu sözlüğü "sol tarafından kalkmak" deyimini aksiliği, huysuzluğu üzerinde olmak diye açıklar. Kubbealtı Lugatı'na göre taylasan, sarığın omuza sarkan ucudur. Şair, bugün kavgaya hazır olan zahidi, omzundan sarkan taylasanına benzeterek "sol yanından kalkmış" diye anar; taylasanın hangi yana sarkıtıldığına dair bir kaynak görmedik, benzetmeyi beyitten çıkarıyoruz. Üçüncü beyitte sevgili "Türk-i Moġol"dur; Moğol ve Çin gözü, çekik gözlü güzelin bakışıdır. Yağma ve talan kelimeleri, gönül ülkesinin bir akına uğramış gibi düşünülmesini sağlar.
Dördüncü beyitte dudak, can çeşmesi ile gökten inen sofra arasında düşünülür. Kubbealtı Lugatı "mâide" kelimesini hazırlanmış sofra diye açıklar ve "Mâide-i Mesih" terkibini Hz. İsa ile havarilerine Allah tarafından gökten indirildiğine inanılan sofra diye verir. "Nüzūl" (iniş) kelimesi bu dinî hikâyeye işaret eder. Birinci mısraın "k'aġzuñuñ yarı ṭamar" kısmının anlamı açık değildir; bunu "ağzının yarısı damlar" diye aktardık ve kesin bir okuma önermiyoruz.
Beşinci beyitte Kubbealtı Lugatı'nın gemi, kayık diye açıkladığı "fülk" kelimesi geçer. Ten bir gemiye benzetilir ve gözyaşı denizinde batar. Mısradaki "gem" kelimesini "gemi" anlamında okuduk; Kubbealtı Lugatı'ndaki "gem" (atın ağzına takılan demir) anlamı beyte uymaz. Bu okuyuş bizimdir. Mahlas beyti şairin acı bir mizahını taşır. Kubbealtı Lugatı'na göre "üstühan" kemik demektir. Aşk derdinden kemiğe dönmüş şair kendini sevgilinin köpeğine armağan eder; köpek kemiği tanır ve kabul eder. Böylece âşığın zayıflığı ile köpeğin kemiğe düşkünlüğü aynı beyitte birleşir.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Ersen Ersoy (hzl.), II. Bayezit Devri Şairlerinden Münîrî ve Dîvânı (İnceleme-Metin), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 310-311, tg 183 (giriş s. 15-18). https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf (arşiv kopyası: https://web.archive.org/web/20220803084052/https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf?0)
Resmî kaynaklar
- Türk Dil Kurumu, Güncel Türkçe Sözlük, "sol tarafından kalkmak" maddesi. https://sozluk.gov.tr/
Kitaplar
- Kubbealtı Lugatı (Misalli Büyük Türkçe Sözlük), "peyk", "taylasan", "mâide", "fülk", "gem" ve "üstühan" maddeleri. https://lugatim.com/s/taylasan
Çevrimiçi kaynaklar






