Özgün Metin
Vezin: mefā‘īlün mefā‘īlün fe‘ūlün
Hilāl ebrūñı ḳılmaġa temāşā
N’ola dördünci göge çıḳsa ‘Īsā
Turunc-ı ġabġab-ı yār içün ey dil
Benüm gibi ṣarartmış beñzin ayvā
Sözüñ ṭoġrusı bu kim beni āḫir
Belāya uġradur bu ḳadd-i bālā
Reh-i ‘ışḳ içre her vech ile ey dil
Gözüm yaşıdur ancaḳ saña hem-pā
Kinār añduḳça ḳadd ü zülf-i dil-ber
İkisi ittifāḳī baña dir lā
Münīrīden raḳīb incinüp ey dost
Şehirden gider ise seg be-ṣaḥrā
Günümüz Türkçesiyle
1. İsa senin hilal kaşını seyretmek için dördüncü kat göğe çıkmışsa buna şaşılmaz.
2. Ey gönül, ayva, yarin turunç gibi gerdanı (gabgabı) için benim gibi benzini sarartmış.
3. Sözün doğrusu şu ki, bu yüce boy sonunda beni belaya uğratacak.
4. Ey gönül, aşk yolunda her bakımdan sana ancak gözümün yaşı yoldaştır.
5. Ne zaman kucaklaşmayı ansam, sevgilinin boyu da zülfü de birlikte bana "lā", yani "hayır" der.
6. Ey dost, rakip Münîrî'den incinip şehirden giderse, it çöle (gitsin).
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir altı beyitlik bir Türkçe gazeldir; neşirde Türkçe gazellerin ikincisidir (tg 2). Vezin "mefâ‘îlün mefâ‘îlün fe‘ûlün" kalıbıdır. Gazel redifsizdir; kafiye "-ā" sesidir: temāşā, ‘Īsā, ayvā, bālā, hem-pā, lā, ṣaḥrā. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.
Şiir Vatikan (VT 99a) ve Viyana (VY 80b) nüshalarında, ayrıca Edirneli Nazmî'nin nazire mecmuası Mecma‘u'n-nezâ'ir'de (MN 22a) bulunur. Nüshalar arasında belirgin farklar vardır. Vatikan nüshasında matla başka bir biçimdedir; Ersoy'un aparatında bazı harfleri basılamamış olarak verilen bu beyit "Meger çarḫ üstine çıḳduġı ‘Īsā / Hilāl ebrūñı idem dir temāşā" diye okunabilir; eksik harflerin tamamlanması bizim okumamızdır. 2. beyit Vatikan nüshasında yoktur, 5. beyit Viyana nüshasında ve Nazmî'nin mecmuasında yer almaz. 4. beyitte Vatikan nüshası kelimeleri "Bu vech ile reh-i ‘ışḳ içre" sırasıyla verir.
Anlam ve Söz Sanatları
Matla bir telmihle açılır. Divan şiirinde Hz. İsa'nın dördüncü kat gökte, güneş katında bulunduğu kabul edilir. Şair bu yükselişe şiirsel bir sebep bulur: İsa, sevgilinin hilale benzeyen kaşını seyretmek için göğe çıkmıştır. Kaşın hilale benzetilmesi ve İsa'nın göğe yükselişinin buna bağlanması bir hüsn-i taliddir.
İkinci beyitte meyveler sevgilinin güzelliğine katılır. Sevgilinin gerdanının altındaki dolgunluk, yani gabgab, turunca benzetilir. Ayvanın sarı rengi ise onu kıskanan ya da ona âşık olan birinin benzinin sararması olarak yorumlanır; ayva da âşık gibi sararmıştır. Münîrî'nin Farsça gazellerinden fg 144'te de âşığın yüzünün ayvaya benzediği bir okuma mümkündür.
Üçüncü beyitte ses oyunları sıklaşır. "Ṭoġrusı" (doğrusu) kelimesi, divan şiirinde dümdüz ve uzun düşünülen sevgili boyunu da hatırlatır. "Bālā" (yüce, boy) ile "belā" (bela) arasında ses benzerliğine dayanan bir cinas vardır: yüce boy belaya uğratır. Dördüncü beyitte "hem-pā" (ayakdaş, yoldaş) kelimesi gözyaşının akışını bir yürüyüşe çevirir; âşık aşk yolunda tek başınadır, ona yalnız gözyaşı eşlik eder.
Beşinci beyit harf mazmunu üzerine kuruludur. Arap harfli yazıda "lā" (hayır) kelimesi lam ile eliften oluşur ve bitişik yazılır. Divan şiirinde dümdüz boy elife, kıvrık zülüf de lama benzetilir. Sevgilinin boyu ile zülfü yan yana gelince ortaya bir "lā" çıkar ve bu yazı âşığın kucaklaşma isteğine "hayır" cevabı olur. "Kinār" kelimesi sözlük anlamıyla hem "kenar" hem de "kucak" demektir. Bu çözüm bizim tespitimizdir.
Mahlas beyti Farsça bir sözle biter: "seg be-ṣaḥrā", yani "it çöle". Rakip Münîrî'den incinip şehirden giderse bunun bir kaybı olmayacaktır; söz, istenmeyen birinin gidişine söylenen bir kovma ifadesi gibi kullanılmıştır ve bir irsal-i mesel havası taşır.
Kaynakça
- Ersen Ersoy (hzl.), II. Bayezit Devri Şairlerinden Münîrî ve Dîvânı (İnceleme-Metin), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 223, tg 2 (giriş s. 15-18). https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf (arşiv kopyası: https://web.archive.org/web/20220803084052/https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf?0)
Çevrimiçi kaynaklar






