Özgün Metin

Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün

Böyle kec-reftār olıcaḳ ṭāli‘-i vārūn u şūm
Kevkeb-i baḫtumda ‘ācizdür belī ehl-i nücūm
Günde derd ü ġam gelür dil mülkine resm isteyü
‘Ādetā her yılda ḫod bir kerre olurdı rüsūm
Gözümüzi baġlamasaydı bu çarḫ-ı ḥoḳka-bāz
Nefs-i kāfir-kīş iñende bize itmezdi hücūm
Sen göñül tekmīl-i nefs itmekde cehd it kāmil ol
Geç teheccīden kim irilmez aña çoḳdur ‘ulūm
Sırr-ı vaḥdet-rā be-bīn ü ẕevḳ-ı vaḥdet-rā şinās
Ḫāṣṣa behr-i to ne ey dil īn süḫan dāred ‘umūm
Ḳalbüñi mūm eyle yeter saña daḫı ey Münīr
Ḥażret-i Dāvūd elinde āhen oldıyısa mūm

Günümüz Türkçesiyle

1. Talih yıldızı böyle ters ve uğursuz, eğri yürüyünce, evet, yıldızcılar da benim baht yıldızım karşısında acizdir.

2. Dert ve gam her gün vergi istemek için gönül ülkesine gelir; oysa âdet olduğu üzere vergi yılda bir kez alınırdı.

3. Bu hokkabaz felek gözümüzü bağlamasaydı, kâfir huylu nefis bize bu kadar saldırmazdı.

4. Ey gönül, sen nefsi olgunlaştırmaya çalış, kâmil ol; harf harf hecelemeyi (teheccî) bırak, çünkü ona öyle ulaşılmaz, ilimler pek çoktur.

5. (Farsça beyit; bizim aktarımımızdır) Birlik (vahdet) sırrını gör ve birliğin tadını tanı; ey gönül, bu söz özellikle senin için değildir, herkese yöneliktir.

6. Ey Münîr, kalbini mum gibi yumuşat, bu sana yeter; Hazret-i Davud'un elinde demir bile mum olduysa.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Şiir altı beyitlik bir gazeldir; neşirde Türkçe gazellerin iki yüz ikincisidir (tg 202). Vezin "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıdır. Gazelin redifi yoktur; kafiye "-ūm" sesine dayanır: şūm, nücūm, rüsūm, hücūm, ‘ulūm, ‘umūm ve mūm. Gazel VT (145a) ve VY (121a) nüshalarında vardır, Ü'de yoktur. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.

Gazelin beşinci beyti Farsçadır ("Sırr-ı vaḥdet-rā be-bīn ü ẕevḳ-ı vaḥdet-rā şinās"). Neşir Farsça şiirlerin anlamlarını aparatta verir, ancak bu beyit için anlam vermemiştir; yukarıdaki aktarım bize aittir. Türkçe bir gazelin içine böyle bir Farsça beytin yerleştirilmesi, şairin iki dilde birden yazdığını gösterir. Aynı vezin ve "nücūm", "rüsūm", "hücūm", "‘umūm", "mūm" kafiyeleri neşirdeki 196. gazelde de kullanılmıştır (bizim tespitimizdir).

Anlam ve Söz Sanatları

Gazel, sevgili övgüsünden çok nefis terbiyesini ve birlik (vahdet) düşüncesini işleyen öğüt dolu bir şiirdir. Matla yıldızlarla ilgili terimlere dayanır. Kubbealtı Lugatı "tâli" kelimesini doğan ve baht, talih diye, "nücûm" kelimesini yıldızlar diye açıklar; "nücûmî" ise aynı sözlüğe göre astronomi ve astrolojiyle uğraşan kimsedir. Şairin baht yıldızı o kadar ters yürür ki yıldızcılar onun hakkında hüküm veremez. İkinci beyitte Kubbealtı Lugatı'nın "vergiler" diye açıkladığı "rüsūm" kelimesi geçer: dert ve gam, yılda bir alınması gereken vergiyi her gün istemeye gelen haksız tahsildarlar gibidir.

Üçüncü beyitte felek bir hokkabazdır. Kubbealtı Lugatı "hokkabaz" kelimesini el çabukluğu ile hünerler gösteren kimse, mecazen de hilekâr diye açıklar. Hokkabazın seyircinin gözünü bağlaması gibi, felek de insanın gözünü bağlar ve nefis bu gafletten yararlanarak saldırır. "Ḥoḳka-bāz", "göz baġlamaḳ" ve "hücūm" arasında bir tenasüp vardır. Dördüncü beyitte Kubbealtı Lugatı'nın "heceleme" diye açıkladığı "teheccî" kelimesi kullanılır. Şair gönle, bilgiyi harf harf toplamakla yetinmemesini, nefsini olgunlaştırarak kâmil olmasını öğütler.

Farsça beşinci beyit bu öğüdü vahdet düşüncesine bağlar: birliğin sırrını görmek ve tadını tanımak gerekir, bu söz de herkese yöneliktir. Mahlas beyti Kur'an'daki bir kıssaya dayanır. Sebe suresinin 10. ayetinde, Diyanet mealine göre, Hz. Davud için "demiri ona yumuşattık" denir. Şair kendine, Davud'un elinde demir bile mum olduğuna göre kalbini yumuşatmasının yeteceğini söyler; bu bir telmihtir. Kubbealtı Lugatı'nın "eğerçi" maddesinde örnek verilen Hayâlî Bey beyti ("Dil-i sengîn-i yâri eyledim nerm / Egerçi âheni mûm etti Dâvûd") aynı telmihin divan şiirinde kullanıldığını gösterir. "Āhen" ile "mūm" arasında bir tezat vardır.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Resmî kaynaklar

Kitaplar

  • Kubbealtı Lugatı (Misalli Büyük Türkçe Sözlük), "tâli", "nücum", "rüsum", "hokkabaz", "teheccî" ve "eğerçi" maddeleri. https://lugatim.com/s/hokkabaz

Çevrimiçi kaynaklar