Özgün Metin
Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün
Diş mi bilersiz baña ey nefs-i dūn
S̱ümme aḳrartüm ve entüm teşhedūn
Bilürem kim pīşeñüzdür bu daḫı
S̱ümme entüm hā’ülā’i taḳtülūn
Bāṭılı ḳoñ ḥaḳḳı gözleñ kim müdām
Ḫod bilürsiz kim ve entüm tüfliḥūn
Ḫāne-i dil ni‘me dāri’l-müttaḳīn
Hāẕihī cennātü ‘adnin yedḫulūn
‘Işḳa şunlar kim Münīr inkār ider
Rūşen oldur k’ennehüm lā-yübṣırūn
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey alçak nefis, bana diş mi biliyorsunuz (kötülük için fırsat mı kolluyorsunuz)? "Sonra kabul ettiniz, hâlâ da buna şahitlik ediyorsunuz."
2. Bilirim ki bu da sizin huyunuzdur: "Sonra siz, işte o kimselersiniz ki (birbirinizi) öldürüyorsunuz."
3. Batılı bırakın, hakkı gözetin; zaten bilirsiniz ki "siz kurtuluşa erersiniz."
4. Gönül evi "takva sahiplerinin yurdu ne güzeldir"; "işte bunlar girecekleri Adn cennetleridir."
5. Münîr, aşkı inkâr edenler için şu açıktır: "Onlar görmezler."
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir beş beyitlik bir Türkçe gazeldir; neşirde Türkçe gazellerin iki yüz yirmi beşincisidir (tg 225). Vezin "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıdır. Redif yoktur; kafiye "-ūn" sesine dayanır: dūn, teşhedūn, taḳtülūn, tüfliḥūn, yedḫulūn ve yübṣırūn. Gazelin yapısı dikkat çekicidir: birinci ve ikinci beytin ikinci mısraları bütünüyle Arapçadır; üçüncü ve beşinci beyitte ikinci mısra Türkçe bir sözle başlayıp Arapça bir ibareyle biter; dördüncü beytin ikinci mısraı Arapça, birinci mısraı da "Ḫāne-i dil" terkibinden sonra Arapçadır. Kubbealtı Lugatı her mısraı ayrı bir dilde yazılmış manzumeye "mülemma" adını verir; bu gazel o türe yakındır (bizim tespitimizdir). Ersoy gazeli Türkçe gazeller arasında verir ve Arapça mısralar için aparatta anlam notu koymaz; aktarımda bu mısraların anlamını, aşağıda adları verilen ayetlerin Diyanet mealinden yararlanarak biz verdik. Gazel yalnız VT nüshasında (151a) bulunur; neşirde nüsha farkı kaydedilmemiştir. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelin Arapça mısraları büyük ölçüde Kur'an'dan alınmıştır; bu bir iktibastır. Kubbealtı Lugatı "iktibas"ı bir söz veya fıkrayı aynen veya anlam olarak kendi sözüne aktarma diye tanımlar ve ayetin bu aktarımın asıl malzemesi olduğunu belirtir. Matlanın ikinci mısraı Bakara suresinin 84. ayetinin sonudur: "summe ekrartum ve entum teşhedun"; Diyanet meali bu kısmı "Sonra bunu böylece kabul etmiştiniz. Kendiniz de buna hâlâ şahitlik etmektesiniz" diye verir. İkinci beytin Arapça mısraı hemen ardından gelen 85. ayetin başıdır: "Summe entum haulai taktulune enfusekum…"; Diyanet meali bu ayeti "Ama siz, birbirinizi öldüren … kimselersiniz" diye başlatır. Bu iki ayet verilen sözü bozup birbirini öldürenlere hitap eder. Münîrî bu hitabı "nefs-i dūn"a (alçak nefse) çevirir. Kubbealtı Lugatı "diş bilemek" deyimini kötülük yapmak ve öç almak için fırsat kollamak diye açıklar. Şair, söz verdiği hâlde ona diş bileyen ve öldürmeyi huy edinmiş nefsini ayetin diliyle azarlar; nefsin hangi sözü verdiği şiirde açıkça söylenmez (bizim tespitimizdir).
Üçüncü beyitte "batıl" ile "hak" karşı karşıya konur ve tezat kurulur. Mısradaki "ve entüm tüfliḥūn" (siz kurtuluşa erersiniz) ibaresini bu biçimiyle bir ayette tespit edemedik; Kur'an üslubunda kurulmuş bir ibare gibi görünür (bizim tespitimizdir). Dördüncü beyitte gönül evi cennete benzetilir. "Ni‘me dāri'l-müttaḳīn" Nahl suresinin 30. ayetinin sonudur; Diyanet meali "Allah'a karşı gelmekten sakınanların yurdu ne güzeldir" der. Arkasından gelen "cennātü ‘adnin yedḫulūn" ibaresi ise Nahl suresinin 31. ayetinin ve Ra‘d suresinin 23. ayetinin başındaki "cennatu adnin yedhuluneha" (girecekleri Adn cennetleri) sözünü hatırlatır; şair başa "hāẕihī" (işte bunlar) ekler ve kafiye için sondaki zamiri düşürür (bizim tespitimizdir). Mahlas beytinde aşkı inkâr edenler, görmeyenler diye anılır. "Lā yübṣırūn" (görmezler) ibaresi Kur'an'da birkaç ayetin sonunda geçer; Bakara 17, A‘râf 198 ve Yâsîn 9 bunlardandır. Diyanet meali A‘râf 198'i "Sen onların sana baktıklarını görürsün, hâlbuki onlar görmezler" diye verir. Bu anlam beyte uygun düşer: aşkı inkâr edenler bakar, ama görmez.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Ersen Ersoy (hzl.), II. Bayezit Devri Şairlerinden Münîrî ve Dîvânı (İnceleme-Metin), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 330-331, tg 225 (giriş s. 15-18). https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf (arşiv kopyası: https://web.archive.org/web/20220803084052/https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf?0)
Resmî kaynaklar
- Kur'an-ı Kerim, Bakara suresi 2/84-85, Diyanet İşleri Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali (Açık Kuran). https://acikkuran.com/2/84
- Kur'an-ı Kerim, Nahl suresi 16/30-31, Ra‘d suresi 13/23, A‘râf suresi 7/198, Diyanet İşleri Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali (Açık Kuran). https://acikkuran.com/16/30
Kitaplar
- Kubbealtı Lugatı (Misalli Büyük Türkçe Sözlük), "diş" (diş bilemek), "mülemma" ve "iktibas" maddeleri. https://lugatim.com/s/mülemma
Çevrimiçi kaynaklar






