Özgün Metin
Vezin: mef‘ūlü mefā‘īlü mefā‘īlü fe‘ūlün
‘Ayb itme deñersem yüzüñe ey gül-i ḫandān
Bes çāre ne elden ne gelür yoḳ göze zindān
Gözümde ġubār-ı ḫaṭ-ı reyḥānı ḫayāli
Gūyā ki sifāl içre biter başladı reyḥān
Cāy ideli gözümde ḫayāl-i leb-i şehdüñ
Kirpiklerüm olmışdur aña şöyle mekes-rān
Dil düşdi ṣaçuñ küfrine ammā dilerem kim
Ayruḳ daḫı düşmeye aña hīc müselmān
Yaşlu gözüm içinde ḫayāl-i lebüñ ey dost
Kān içre yatur ṣanki daḫı la‘l-i Bedaḫşān
Ger saña çaḳarsa baña da çaḳdı Münīrī
Şevḳ-ı ruḫ-ı yār ile girek odlara giryān
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey gülen gül, gözüm yüzüne değerse ayıplama; ne çare, elden ne gelir, göz için zindan yoktur (göz hapsedilemez).
2. Reyhan gibi ayva tüyünün tozunun hayali gözümde; sanki saksı içinde reyhan bitmeye başladı.
3. Bal gibi dudağının hayali gözümde yer edeli beri kirpiklerim ona tam bir sinek kovucu olmuştur.
4. Gönül senin saçının küfrüne (karanlığına) düştü; ama dilerim ki artık hiçbir Müslüman ona düşmesin.
5. Ey dost, yaşlı gözümün içinde dudağının hayali, sanki maden ocağının içinde hâlâ yatan bir Bedahşan lalidir.
6. Münîrî, (aşk ateşi) sana çaktıysa bana da çaktı; gel, sevgilinin yanağının şevkiyle ağlaya ağlaya ateşlere girelim.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir altı beyitlik bir Türkçe gazeldir; neşirde Türkçe gazellerin iki yüz otuz beşincisidir (tg 235). Vezin "mef‘ūlü mefā‘īlü mefā‘īlü fe‘ūlün" kalıbıdır. Gazelin redifi yoktur; kafiye "-ān" sesine dayanır: ḫandān, zindān, reyḥān, mekes-rān, müselmān, Bedaḫşān ve giryān. Gazel üç divan nüshasında da (VT 153b, VY 128b, Ü 51a) bulunur. Neşirdeki tek nüsha farkı matlanın ilk mısraındadır: VT'de mısra "… itme naẓar eyler isem" (bakarsam … etme) biçiminde başlar; ilk kelimenin özel harfleri aparatta basılamadığı için okunamamaktadır. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelin bütün beyitleri göz üzerine kurulmuştur. Matlada aşık, gözünün sevgilinin yüzüne değmesini mazur gösterir: göz zindana konamaz. Bu söyleyiş bir irsal-i mesel havası taşır. "Ne çare, elden ne gelür" sözü de konuşma dilinden alınmış bir deyiştir.
İkinci ve üçüncü beyitlerde göz bir saksı ve bir sofra gibi düşünülür. Kubbealtı Lugatı "sifal" kelimesini toprak kap, çanak çömlek diye açıklar. Sevgilinin ayva tüyü (ḫaṭ) reyhana benzetilir; onun hayali gözde durunca saksıda reyhan bitmiş gibi olur. Kubbealtı "reyhan" kelimesini fesleğen diye açıklar ve "reyhânî" adlı bir hat üslubunu da kaydeder. Aynı sözlük "hat" maddesinde bu kelimenin yazı anlamının yanında eski kullanımda gençlerde yeni beliren sakal ve bıyık anlamını verir ve "hatt-ı reyhânî" terkibini bir yazı türü olarak anar. "Ḫaṭ" kelimesinin hem ayva tüyü hem yazı anlamına gelmesi, "ḫaṭ-ı reyḥān" terkibinde bu yazı türünü de akla getirir (bizim tespitimizdir). Üçüncü beyitte dudak bala, kirpikler sinek kovucuya benzetilir; Kubbealtı "meges – mekes" kelimesini sinek diye açıklar. Bal ile sinek arasındaki ilgi bir tenasüp oluşturur.
Dördüncü beyitte zülf ile küfür bir araya gelir. Kubbealtı, Arapçada gece karanlığı anlamı da taşıyan küfür kelimesinin divan edebiyatında sevgilinin saçının siyahlığını anlatmak için zülf ile birlikte kullanıldığını yazar ve Fuzûlî'den bir örnek verir. Aşık bu karanlığa düşmüştür; ama başka bir Müslümanın aynı akıbete uğramamasını diler. Küfür ile Müslüman arasında bir tezat vardır.
Beşinci beyitte yaşlı göz bir maden ocağına, dudağın hayali de oradaki la'l taşına benzetilir. Kubbealtı "la'l" maddesinde Fuzûlî'nin "la'l-i bedahşân" söyleyişini örnek verir. Mahlas beytinde şair kendine seslenir; aşk ateşi ikisine de çakmıştır ve ağlayarak ateşe girmek, gözyaşı ile ateş arasında bir tezat kurar. "Çakmak" fiilinin kime ya da neye bağlandığı mısrada açık değildir; aktarımda parantez içindeki "aşk ateşi" bizim yorumumuzdur.
Kaynakça
- Ersen Ersoy (hzl.), II. Bayezit Devri Şairlerinden Münîrî ve Dîvânı (İnceleme-Metin), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 336, tg 235 (giriş s. 15-18). https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf (arşiv kopyası: https://web.archive.org/web/20220803084052/https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf?0)
- Kubbealtı Lugatı (Misalli Büyük Türkçe Sözlük), "sifal – sifâle", "hat", "reyhan", "reyhânî", "meges – mekes", "küfür – küfr" ve "lâl – la'l" maddeleri. https://lugatim.com/s/küfür
Çevrimiçi kaynaklar






