Özgün Metin

Vezin: fe‘ilātün mefā‘ilün fe‘ilün

Yār olursa göñül bize devlet
Buluruz vaṣl-ı yāra biz furṣat
Bir cüvān-ı sehī-ḳadi sevdüm
Pīr olup ḳaddüm oldısa iki ḳat
Menzil-i dilde yitdi ġamzeñ oḫı
Bulmaḳ isterseñ anı bir daḫı at
Çün kim olduñ esīr-i çāh-ı ẕeḳan
Yatabildükçe ey göñül var yat
Ġarḳ-ı ḫūn ol gözüñ yaşına Münīr
Didügüm ṭut var imdi devlete bat

Günümüz Türkçesiyle

1. Ey gönül, talih (devlet) bize yâr olursa, sevgilinin vuslatına biz de fırsat buluruz.

2. Servi boylu bir genci sevdim; (bu yüzden) ihtiyarlayıp boyum iki büklüm olduysa (şaşılmaz).

3. Bakışının oku gönül konağında kayboldu; onu bulmak istersen bir kez daha at.

4. Ey gönül, madem çene kuyusunun esiri oldun, yatabildiğin kadar var yat.

5. Ey Münîr, gözünün yaşına (kanına) gark ol; dediğimi tut, haydi şimdi devlete (mutluluğa) bat.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Şiir beş beyitlik bir Türkçe gazeldir; neşirde Türkçe gazellerin yirmi dördüncüsüdür (tg 24). Vezin "fe‘ilâtün mefâ‘ilün fe‘ilün" kalıbıdır; bu, mısraları kısa tutan bir kalıptır ve gazele hafif, sohbet havasında bir söyleyiş verir. Gazel redifsizdir; kafiye "-at" sesidir: devlet, furṣat, ḳat, at, yat, bat. Matlada "devlet" ve "furṣat" kelimelerinde kafiye "-t" sesine dayanır; sonraki beyitlerde tek heceli "ḳat", "at", "yat", "bat" kelimeleri kafiye olur. Şiir Vatikan (VT 104a), Viyana (VY 86a) ve İstanbul Üniversitesi (Ü 21b) nüshalarında bulunur; aparata göre 2. beyitteki "sehī-ḳadi" Ü'de "ḳadi sehī" sırasıyla yazılmıştır. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.

Anlam ve Söz Sanatları

Gazelin dili sade ve konuşma diline yakındır; kafiyedeki "at", "yat", "bat" gibi kısa Türkçe fiiller bu sadeliği artırır. Matlada vuslat, talihin (devlet) yâr olmasına bağlanır. "Yār" kelimesi beyitte hem "sevgili" hem "yardımcı, dost" anlamını taşır; talih yardım ederse sevgiliye kavuşulur.

İkinci beyit tezata dayanır. "Cüvān" (genç) ile "pīr" (ihtiyar), "sehī-ḳad" (düz, servi boylu) ile "iki ḳat" (iki büklüm) karşı karşıya gelir. Âşık, düz boylu bir genci sevdiği için kendi boyunun bükülmesini doğal karşılar. Gençliğin düz boyu ile yaşlılığın bükük beli arasındaki bu karşıtlık beytin bütün inceliğidir.

Üçüncü beyitte sevgilinin bakışı bir ok, gönül de bu okun kaybolduğu bir konaktır. Âşık sevgiliye, kaybolan oku bulmak için bir ok daha atmasını söyler. Bu öğüt, okçulukta kaybolan okun yerini bulmak için aynı yöne ikinci bir ok atma uygulamasını düşündürür; bu bağlantı bizim çıkarımımızdır. Âşığın asıl dileği ise yeni bir bakıştır.

Dördüncü beyitte çene çukuru bir kuyuya (çāh-ı ẕeḳan) benzetilir ve gönül bu kuyunun esiri olur. Divan şiirinde çene kuyusu, Hz. Yusuf'un atıldığı kuyuyu hatırlatır. "Yatabildükçe var yat" sözü, hapiste yatmak deyimini de düşündürür ve gönle alaycı bir teslimiyet öğütler.

Mahlas beytinde "ġarḳ olmak" (batmak, boğulmak) ile "batmak" fiilleri bir tenasüp kurar. "Devlete batmak" deyimi bolluğa, mutluluğa gömülmek anlamında kullanılır; şair bunu gözyaşına, kana gark olmakla eşitleyerek acı bir ironi kurar. Matladaki "devlet" kelimesinin son beyitte yeniden kafiye olması gazelin başını sonuna bağlar.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar