Özgün Metin
Vezin: mef‘ūlü mefā‘īlü mefā‘īlü fe‘ūlün
Anuñ-çün olur cem‘ oluban deste benefşe
Sünbül ṣaçuña oldı miyān-beste benefşe
Bili bükilüp ża‘f ile boynını bıraḳdı
Olalı gül-i ḫaddüñ içün ḫaste benefşe
Yüzin süriyü irmege pā-būsuña bir kez
Gül-zāra gelüp seyr ider āheste benefşe
Sürülmez idi alnına ey serv-i sehī nīl
Ger ṭıfl-ı çemen olmasa nev-reste benefşe
Eṭrāf-ı gülistānda Münīr āteş-i gülden
Ġuyā kim olupdur şerer-i ceste benefşe
Günümüz Türkçesiyle
1. Menekşe senin sümbül saçına (hizmet için) bel bağladığından, bu yüzden bir araya gelip deste olur.
2. Menekşe senin gül yanağın için hasta düşeli, zayıflıktan beli bükülüp boynunu sarkıttı.
3. Menekşe, bir kez ayağını öpmeye erişmek için yüzünü yere süre süre gül bahçesine gelip yavaş yavaş gezinir.
4. Ey fidan boylu servi, menekşe çimenin yeni yetişmiş çocuğu olmasaydı alnına çivit sürülmezdi.
5. Münîr, gül bahçesinin çevresinde menekşe sanki gülün ateşinden sıçramış kıvılcımlar olmuştur.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir beş beyitlik bir Türkçe gazeldir; neşirde Türkçe gazellerin iki yüz kırk birincisidir (tg 241). Vezin "mef‘ūlü mefā‘īlü mefā‘īlü fe‘ūlün" kalıbıdır. Redif "benefşe" kelimesidir; Ersoy da giriş bölümündeki redif listesinde bu gazelin redifini "benefşe" olarak gösterir. Kafiye "-este" sesine dayanır: deste, miyān-beste, ḫaste, āheste, nev-reste ve ceste. Gazel Vatikan ve Viyana nüshalarında (VT 155a, VY 130a) bulunur; neşirde nüsha farkı gösterilmemiştir. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.
Gazel bütünüyle bir çiçeğe ayrılmıştır. Kubbealtı Lugatı "benefşe" kelimesini menekşenin eski ve asıl şekli diye açıklar ve bu çiçeğin divan şairleri kadar halk şairlerinin de sevdiği bir çiçek olduğunu Beşir Ayvazoğlu'ndan aktarır. Her beyit menekşenin bir görünüşünü sevgiliye bağlayan bir hüsn-i talil üzerine kurulur.
Anlam ve Söz Sanatları
Matlada menekşenin demet hâlinde bulunması, sevgilinin sümbül saçına hizmet için bel bağlamasıyla açıklanır. Kubbealtı "deste" kelimesini elde tutulabilecek biçimde bir araya getirilmiş bağ, demet diye, "meyan (miyan)-beste" terkibini de belini bağlamış diye açıklar. Sümbül ile menekşe aynı koyu renkli çiçekler olarak bir tenasüp oluşturur.
İkinci beyitte menekşenin eğik sapı ve sarkık başı, gül yanağa tutulmuş bir hastanın bükülmüş beli ve düşük boynu gibidir. Üçüncü beyitte yere yakın açan çiçek, sevgilinin ayağını öpmek için yüzünü toprağa süren bir aşık olarak görülür. "Yüzin süriyü" ve "āheste" (yavaşça) sözleri menekşenin alçak ve sessiz duruşunu bir edep hâline getirir.
Dördüncü beyitte menekşenin rengi açıklanır. Kubbealtı "nil" kelimesini çivit, "nevreste" kelimesini yeni bitmiş, yeni yetişmiş diye açıklar; "tıfıl – tıfl" ise küçük çocuktur. Menekşe çimenin yeni yetmiş çocuğudur ve çocuk olduğu için alnına çivit sürülmüştür. Çocukların alnına çivit sürülmesinin bir âdete dayanıp dayanmadığını kaynaklarda doğrulayamadık; beyit menekşenin mor mavi rengini bu sürmeyle açıklar.
Mahlas beytinde gül bir ateş, çevresindeki menekşeler bu ateşten sıçramış kıvılcımlardır. Kubbealtı "ceste" kelimesini fırlamış, sıçramış, "şerer" kelimesini de kıvılcım diye açıklar. Gülün kızıl rengi ile menekşenin koyu rengi bu benzetmede ateş ile ondan sıçrayan kıvılcımın ilişkisine dönüşür.
Kaynakça
- Ersen Ersoy (hzl.), II. Bayezit Devri Şairlerinden Münîrî ve Dîvânı (İnceleme-Metin), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 339, tg 241 (giriş s. 9, 15-18). https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf (arşiv kopyası: https://web.archive.org/web/20220803084052/https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf?0)
- Kubbealtı Lugatı (Misalli Büyük Türkçe Sözlük), "benefşe", "deste", "meyan – miyan", "nil", "nevreste", "tıfıl – tıfl", "ceste" ve "şerer" maddeleri. https://lugatim.com/s/benefşe
Çevrimiçi kaynaklar






