Özgün Metin
Vezin: mef‘ūlü fā‘ilātü mefā‘īlü fā‘ilün
Ẕevḳ itmege şarāb irüp ol la‘l-i nāb ile
Şol deñlü yildi kim ayaġın ṭutdı ābile
Ḳavl-i ṣürāḥī bu ẓürefā meşrebince kim
Ṭurmañ ṣabūḥ idüñ ney ü çeng ü rebāb ile
Sāḳī-i māh-rū ki ṣunar Ḫüsrevā ḳadeḥ
Gūyā ki ṣubḥ-ı ṣādıḳ irer āftāb ile
Pīr-i muġān işigine çün bendeyem kemīn
Döndürmezem yüzümi daḫı hīc bāb ile
Çün duḫter-i rez açdı bu vech ile gül yüzin
Sāḳī-i ġonca-leb niçün olur niḳāb ile
Gör ṭāli‘i ki dün gice ol māh-rū Münīr
Pür-nūr ḳıldı meclisi şem‘ ü şarāb ile
Günümüz Türkçesiyle
1. Şarap, zevk etmek için o saf yakut (sevgilinin dudağı) ile buluşmak üzere öyle koştu ki ayağı su kabarcıklarıyla doldu (koşmaktan ayağı kabardı; "ayak" kadeh diye de anlaşılırsa kadehin yüzü kabarcıklandı).
2. Sürahinin, zariflerin meşrebine göre sözü şudur: "Durmayın, ney, çeng ve rebap eşliğinde sabah şarabı (sabuh) için."
3. Ey hükümdar, ay yüzlü sakinin sunduğu kadeh, sanki tan yerinin gerçek ağarması (sabah-ı sadık) güneşle birlikte gelmiş gibidir.
4. Meyhane pirinin eşiğine en aşağı bir kul olduğum için yüzümü artık hiçbir kapıya döndürmem (hiçbir surette yüz çevirmem).
5. Asmanın kızı (şarap) gül yüzünü böylece açtığına göre gonca dudaklı saki neden peçe ile durur?
6. Talihe bak ki dün gece o ay yüzlü, ey Münîr, meclisi mum ve şarapla nur dolu etti.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir altı beyitlik bir Türkçe gazeldir; neşirde Türkçe gazellerin iki yüz kırk beşincisidir (tg 245). Vezin "mef‘ūlü fā‘ilātü mefā‘īlü fā‘ilün" kalıbıdır. Ersoy'un girişteki redif listesi bu gazelin redifini "ile" olarak kaydeder; kafiye "-āb" sesine dayanır: nāb, rebāb, āftāb, bāb, niḳāb ve şarāb. Matlanın ikinci mısraında kafiye ile redif "ābile" kelimesinde birleşir; bu söyleyişe aşağıda değinilecektir. Gazel üç divan nüshasında (VT 156a, VY 135a, Ü 52b) ve Pervâne Bey Mecmuası'nda (PB 537b) bulunur. Neşirdeki nüsha farklarına göre matlada PB "kim ayaġın ṭutdı" yerine "çıḳdı ayaġında" okur, dördüncü beyit PB'de yoktur, beşinci beyitteki "niçün" de PB'de "neden" biçimindedir. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazel baştan sona bir işret meclisini anlatır: şarap, sürahi, saki, meyhane piri, mum ve sabah içkisi. Matladaki buluş bu tablonun en dikkat çekici yeridir. Kubbealtı Lugatı "yelmek" fiilini yel gibi koşmak, "âbile" kelimesini de su kabarcığı ve deride oluşan kabarcık diye açıklar; sözlüğün bu maddede örnek verdiği Nâbî beytinde de ayağın kabarması söz konusudur. Şarap sevgilinin dudağına ulaşmak için öyle koşmuştur ki ayağı su toplamıştır. Redif "ile" iken kafiyenin "āb ile" yerine "ābile" diye tamamlanması bir cinas oyunudur. Kubbealtı Lugatı "ayağ" maddesinde, Eski Türkçedeki "ayak" (çanak, kâse, kadeh) kelimesinin divan edebiyatında kadeh anlamında kullanıldığını kaydeder; Rûhî-i Bağdâdî'nin örnek beytinde "ayak" ile "ayağ" aynı oyunla yan yana gelir. Bu durumda kabaran ayak aynı zamanda yüzü kabarcıklanan kadehtir; bu ikinci okuma bizim tespitimizdir.
İkinci beyitte sürahi konuşturulur. Kubbealtı Lugatı "sabûh" kelimesini sabahları içilen şarap diye açıklar; sürahinin öğüdü zariflerin yolunca durmadan, çalgılar eşliğinde sabah şarabına başlamaktır. Üçüncü beyitte "Ḫüsrevā" bir seslenmedir; Kubbealtı "hüsrev" kelimesini hükümdar, şah diye açıklar. Kime seslenildiği beyitten anlaşılmaz. Ay yüzlü saki ile elindeki kadeh, tan ağarması ile doğan güneşe benzetilir; kırmızı şarap güneş, sakinin yüzü sabahtır. Dördüncü beyitte Kubbealtı'nın "kemîn" kelimesine verdiği "çok küçük, çok hakir" anlamıyla "bende-i kemīn" en aşağı kul demektir. "Bāb" kelimesi hem kapı hem de "hiçbir bab ile" deyişinde olduğu gibi yol, surette anlamında okunabilir; eşik ile kapı arasında bir tenasüp vardır.
Beşinci beyitteki "duḫter-i rez", Kubbealtı Lugatı'nda "asmanın kızı" yani şarap diye açıklanır. Şarap yüzünü açmışken sakinin peçe tutmasının yersizliği söylenir; gül yüz ile gonca dudak arasında da bir tenasüp kurulur. Mahlas beytinde "pür-nūr" sözü, "nurlu, ışıklı" anlamına gelen Münīr mahlasıyla aynı kökten bir ses ve anlam yakınlığı taşır; meclisi aydınlatan mum, şarap ve ay yüzlü sevgili, mahlasın anlamıyla birlikte düşünülmüştür (bizim tespitimizdir).
Kaynakça
- Ersen Ersoy (hzl.), II. Bayezit Devri Şairlerinden Münîrî ve Dîvânı (İnceleme-Metin), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 340-341, tg 245 (giriş s. 9, 15-18). https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf (arşiv kopyası: https://web.archive.org/web/20220803084052/https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf?0)
- Kubbealtı Lugatı (Misalli Büyük Türkçe Sözlük), "yelmek", "âbile", "ayağ", "sabûh", "hüsrev", "kemîn" ve "duhter" maddeleri. https://lugatim.com/s/âbile
Çevrimiçi kaynaklar






