Özgün Metin
Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün
Ḫaṭt-ı reyḥānuñ gelüp gül-berg-i ḫandān üstine
Virdi zīnet sebz ile ser-çeşme-i cān üstine
Yoḳ yoḳ ol la‘l-i leb üzre bu ḫaṭ-ı reyḥān-ı sebz
Ḥıżrdur ṣankim yetişdi āb-ı ḥayvān üstine
Ey perī başuñda şol yüñler ki vardur zeyn içün
Ṣan hümādur kim ḳanat germiş Süleymān üstine
Çeşm-i mestüñ ḫışm ile ḫancer çeküp n’eyler ‘aceb
Enfeẕallāh ḥükm-i nāfiẕ ḫod ser ü cān üstine
Mihr-i ruḫsāruñda görüp zülfüñi didi Münīr
Sāye-i sünbül mi düşmiş māh-ı tābān üstine
Günümüz Türkçesiyle
1. Fesleğen gibi ayva tüylerin gülen gül yaprağının (yanağının) üstüne gelip can kaynağının (dudağının) üstüne yeşille süs verdi.
2. Yok, yok; o yakut dudağın üzerindeki bu yeşil fesleğen tüyleri, sanki âb-ı hayatın (ölümsüzlük suyunun) üstüne yetişmiş Hızır'dır.
3. Ey peri, başında süs için duran şu tüyler, sanki Süleyman'ın üstüne kanat germiş bir hümâ kuşudur.
4. Mahmur gözün öfkeyle hançer çekip ne yapacak, şaşarım? "Allah yürürlüğe koysun" (denilen) hükmü zaten baş ve can üzerinde geçerlidir.
5. Münîr, senin güneş gibi yanağında zülfünü görünce, "Parlak ayın üstüne sümbülün gölgesi mi düşmüş?" dedi.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir beş beyitlik bir Türkçe gazeldir; neşirde Türkçe gazellerin iki yüz altmış dokuzuncusudur (tg 269). Vezin "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıdır. Ersoy'un girişindeki redif listesi bu gazelin redifini "üstine" olarak verir; kafiye "ḫandān, cān, ḥayvān, Süleymān, cān, tābān" kelimelerindeki "-ān" sesine dayanır. Gazel üç divan nüshasının üçünde de (VT 162a, VY 138a, Ü 55b) ve Pervâne Bey Mecmuası'nda (PB 545b) bulunur; neşirde nüsha farkı kaydedilmemiştir. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelin konusu sevgilinin yüzüdür ve her beyit "üstine" redifiyle bir şeyin başka bir şeyin üzerine gelişini anlatır: tüy yanağın, Hızır suyun, hümâ Süleyman'ın, hüküm başın, sümbülün gölgesi ayın üstüne. Kubbealtı Lugatı "reyhan" kelimesini fesleğen diye, "sünbül-i ter" terkibini de mecazen yanakta beliren ince tüy, ayva tüyü veya güzelin zülfü diye açıklar. Matlada yeşil ayva tüyleri bir fesleğen bitkisi gibi gül yaprağına, yani yanağa yayılmış, oradan can kaynağına, yani dudağa süs olmuştur.
İkinci beyit bu imgeyi bir telmihle derinleştirir. Kubbealtı Lugatı Hızır'ı âbıhayat içtiği için ölümsüzlüğe erdiğine inanılan zat diye tanıtır ve ona bu adın, kuru bir nebat parçası üzerine oturunca orayı yeşerttiği için verildiğini aktarır. Dudağın üzerindeki yeşil tüyler, ölümsüzlük suyunun başına yetişmiş Hızır'a benzetilir; yeşillik, su ve hayat arasında bir tenasüp kurulmuştur. "Yoḳ yoḳ" diye başlayan ilk mısra, şairin matladaki benzetmeyi düzelterek daha yüksek bir benzetmeye geçtiğini gösterir.
Üçüncü beyitte Kubbealtı Lugatı'nın gölgesi bir kimsenin üzerine düşerse o kimsenin başına devlet kuşu konacağına inanılan efsanevi kuş diye tanıttığı hümâ anılır. Aynı madde Bâkî'nin, sevgilinin kaşını göz üstüne düşmüş bir hümâ kanadının gölgesine benzeten beytini örnek verir. Münîrî'de ise perinin başındaki süs tüyleri, Süleyman'ın üstüne kanat germiş bir hümâya benzetilir; böylece sevgili hem peri hem de hümânın gölgesinde bir hükümdar olarak düşünülür.
Dördüncü beyit hukuk ve hükümdarlık diline dayanır. Kubbealtı Lugatı "nâfiz" kelimesini sözü, hükmü geçen diye, "nefâz" kelimesini de sözü, hükmü geçme diye açıklar. Beyitteki "Enfeẕallāh" sözü bu kökten gelir ve hükmün yürürlüğe girmesini dileyen bir kalıp olarak okunur (bizim okumamızdır). Sevgilinin gözünün hükmü zaten baş ve can üzerinde geçerli olduğu için öfkeyle hançer çekmesine gerek yoktur.
Mahlas beyti güneş ile ay arasında bir karşıtlıkla kapanır. Kubbealtı "sümbül" maddesinde kelimenin mecazen saç kıvrımı, zülüf anlamına geldiğini kaydeder. Yanak bir güneştir, ama üzerine düşen zülüf ona bir ay görünümü verir; sümbülün gölgesi parlak ayın üstüne düşmüş gibidir. Bu, renk ve ışık karşıtlığına dayanan bir teşbihtir.
Kaynakça
- Ersen Ersoy (hzl.), II. Bayezit Devri Şairlerinden Münîrî ve Dîvânı (İnceleme-Metin), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 351-352, tg 269 (giriş s. 9, 15-18). https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf (arşiv kopyası: https://web.archive.org/web/20220803084052/https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf?0)
- Kubbealtı Lugatı (Misalli Büyük Türkçe Sözlük), "reyhan", "sümbül", "Hızır", "hümâ", "nâfiz" ve "nefaz" maddeleri. https://lugatim.com/s/hümâ
Çevrimiçi kaynaklar






