Özgün Metin
Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün
Seyr-i gül-zār itmek içün sen ḳad-i bālayile
Yil gibi yilsem ‘aceb mi yıllar ile ay ile
Gel kesil zülf-i ḫamından didüm işitmez göñül
Bilmezem kim n’eyleyem ben bu dil-i ḫod-rāy ile
Tīr-i ġamzeñ baġrumuz deldiklerin yād eyleyüp
Dün gice nālişler itdük ṣubḥ olunca nāy ile
Ġamze-i ḫūn-rīz ile ‘uşşāḳı gerçi öldürür
Dirgürür fī’l-ḥāl yine la‘l-i rūḥ-efzāyile
Sāḳī-i meh-rū temāşāsında-y iseñ sen Münīr
Fikr-i dil pervāne gibi şem‘-i bezm-ārāyile
Günümüz Türkçesiyle
1. Senin yüksek boyunla (birlikte) gül bahçesini seyretmek için yıllarca, aylarca yel gibi koşsam şaşılır mı? (Mısra sonundaki "ay ile" "aylar boyunca" diye de, "ay (yüzlü sevgili) ile" diye de anlaşılabilir.)
2. "Gel, onun kıvrım kıvrım zülfünden vazgeç" dedim, gönül işitmiyor; bu kendi bildiğini yapan gönülle ne yapacağımı bilmiyorum.
3. Gamzenin oklarının bağrımızı deldiğini anarak dün gece sabah olana dek neyle birlikte inledik.
4. (Sevgili) kan döken gamzesiyle âşıkları gerçi öldürür; (ama) can katan yakut dudağıyla hemen yine diriltir.
5. Münîr, ay yüzlü sakiyi seyre dalmışsan, gönlün düşüncesi pervane gibi meclisi süsleyen mumun yanındadır.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir beş beyitlik bir Türkçe gazeldir; neşirde Türkçe gazellerin iki yüz doksan dördüncüsüdür (tg 294). Vezin "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıdır. Ersoy giriş bölümündeki redif listesinde bu gazelin redifini "-ile" olarak verir; kafiye "-ā" ve "-āy" seslerine dayanır: bālā, ay, ḫod-rāy, nāy, rūḥ-efzā ve bezm-ārā. Gazel üç divan nüshasında (VT 168a, VY 141b, Ü 58a) ve Pervâne Bey Mecmuası'nda (PB 519a) bulunur. Neşirdeki tek nüsha farkı üçüncü beyittedir: "baġrumuz" VT'de "baġrumı" diye geçer. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.
Anlam ve Söz Sanatları
Matla bir ses oyunu üzerine kuruludur. "Yil gibi yilsem ... yıllar ile" söyleyişinde "yil" (yel, rüzgâr), "yilmek" (koşmak) ve "yıl" kelimeleri art arda gelir. Kubbealtı Lugatı "yelmek" fiilini Eski Türkçe "yil-mek" biçimiyle verir ve yel gibi gitmek, koşmak, acele gitmek diye açıklar; örnekleri arasında Rûhî-i Bağdâdî'nin sabâ rüzgârının "yelmesini" anlatan beyti de vardır. Mısra sonundaki "ay" ise hem yılın ayları hem de ay yüzlü sevgili olarak okunabilir (bizim okumamızdır). Kubbealtı "bâlâ" kelimesini yüksek ve boy, kamet diye açıklar; "ḳad-i bālā" yüksek boy demektir.
İkinci beyitte gönül, öğüt dinlemeyen bir kişi gibi konuşturulur. Âşık onu zülfün kıvrımlarından uzaklaştırmak ister, ama gönül kendi bildiğini yapar. Üçüncü beyitte gamzenin okları bağrı deler ve âşık bütün gece neyle birlikte inler. Ney ile delik bağır arasında bir ilgi kurulmuş olabilir: neyin de bağrında delikler vardır ve inleyerek ses verir (bizim okumamızdır).
Dördüncü beyit öldürme ile diriltme arasındaki karşıtlığa dayanır. Kubbealtı "hunriz" kelimesini kan dökücü, zalim diye açıklar ve Fıtnat Hanım'ın "gamze-i hunrîz" terkibini kullanan beytini örnek verir. Aynı sözlük "ruh-efzâ" sıfatını ruh artıran, cana can katan diye açıklar. Sevgilinin gamzesi öldürür, dudağı diriltir; böylece gamze ile dudak, ölüm ile hayat gibi karşı karşıya konur.
Mahlas beytinde mum ile pervane hayali kullanılır. Kubbealtı "pervâne" kelimesini geceleri ışık etrafında dönerek uçan küçük kelebek diye açıklar; "kühl" maddesinde örnek verilen Nazîm beytinde de "şem'-i bezm-ârâ" terkibi geçer: "Ben senin pervânenim ey şem'-i bezm-ârâ-yı nâz". Ay yüzlü saki meclisin mumu, gönlün düşüncesi de onun çevresinde dönen pervanedir.
Kaynakça
- Ersen Ersoy (hzl.), II. Bayezit Devri Şairlerinden Münîrî ve Dîvânı (İnceleme-Metin), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 363, tg 294 (giriş s. 9, 15-18). https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf (arşiv kopyası: https://web.archive.org/web/20220803084052/https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf?0)
- Kubbealtı Lugatı (Misalli Büyük Türkçe Sözlük), "yelmek", "bâlâ", "hunriz", "ruh-efzâ", "pervâne" ve "kühl" maddeleri. https://lugatim.com/s/yelmek
Çevrimiçi kaynaklar






