Özgün Metin

Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün

Ḳanda kim dökerse yaşlu gözlerüm ḫūn-ı dili
Gül-şen olup yitişür ḫūnīn-ciger her bir güli
Olalı tīr-i ḫadengüñe hedef cān-ı ża‘īf
Ḳıldı ġamzeñ göñlümi pertāv oḳınuñ menzili
Dil şumār-ı ‘ıḳd-ı zülfüñle eger cān virdise
Derd-i serden ḳurtulup ḥall oldı cümle müşkili
Yaşlarum kūyında hem sāyildür ey dil hem yetīm
Ḫod yetīme ḳahr yoḳ men‘ itmek olmaz sāyili
Baña binüm yetdi şimden girü raḥm itmeñ Münīr?
Fī’l-ḥaḳīka ṭut kim āzād eyler olmış muḳbili

Günümüz Türkçesiyle

1. Yaşlı gözlerim gönlün kanını nereye dökerse orası gül bahçesi olur ve her bir gülü bağrı kanlı olarak yetişir.

2. Zayıf canım senin okuna hedef olalı, gamzen gönlümü pertav okunun (savaş okunun) varacağı yer yaptı.

3. Gönül zülfünün halkalarını saymakla can verdiyse, baş derdinden kurtuldu ve bütün müşkülleri çözüldü.

4. Ey gönül, yaşlarım onun mahallesinde hem dilenci (hem akıcı) hem yetimdir (hem eşsiz incidir); zaten yetime kahır yoktur, dilenciyi geri çevirmek olmaz.

5. (Ersoy bu beyti anlamlandırılamayan beyit olarak işaretlemiştir; aşağıdaki aktarım kelimelere dayanan bir denemedir.) Bana bu kadarı yetti, bundan sonra acımayın Münîr; gerçekte, talihli olanın azat eden olduğunu düşün. (İkinci mısra "talihli olanı azat etmiş say" diye de okunabilir.)

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Şiir beş beyitlik bir Türkçe gazeldir; neşirde Türkçe gazellerin iki yüz doksan sekizincisidir (tg 298). Vezin "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıdır. Ersoy giriş bölümündeki redif listesinde bu gazelin redifini "-İ" olarak verir; kafiye "-il" sesine dayanır: dil, gül, menzil, müşkil, sāyil ve muḳbil. Gazel üç divan nüshasında da (VT 168b, VY 142a, Ü 60a) bulunur; neşirde nüsha farkı kaydedilmemiştir. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir. Mahlas beytinin ilk mısraı neşirde soru işaretiyle biter; Ersoy'un kuralına göre bu işaret anlamlandırılamayan beyti gösterir, ama mısra bir soru cümlesi de olabilir.

Anlam ve Söz Sanatları

Matlada gönlün kanı gözyaşıyla toprağa dökülür ve döküldüğü yerde güller biter; her gül de bağrı kanlı olarak yetişir. Âşığın kanı gülün kırmızısına geçmiştir.

İkinci ve üçüncü beyitlerde savaş ve zülüf hayalleri vardır. Kubbealtı Lugatı "pertab" ya da "pertav" kelimesini atma, atılma diye açıklar ve "pertav oku" terkibini savaş oku, bazen de menzil oku diye verir. Gamze, gönlü bu okun hedefi yapmıştır. Üçüncü beyitte Kubbealtı'nın gerdanlık ve dizi diye açıkladığı "ıkd" kelimesi zülfün halkalarını anlatır; "şümar" kelimesini de sayı, sayma diye verir. Aynı sözlük "derd-i ser" terkibini baş ağrısı, baş derdi diye açıklar. Zülfün halkalarını saya saya can veren gönül, baş derdinden kurtulur ve bütün düğümleri çözülür. "Baş" ile zülüf, "halka" ile "çözülmek" arasındaki ilgiler beyti birbirine bağlar (bizim okumamızdır).

Dördüncü beyit gazelin en dikkat çekici beytidir. Kubbealtı "sâil" kelimesi için üç ayrı madde verir; bunlardan biri soru soran ve dilenen kimse, bir başkası akan, akıcı demektir. "Yetim" kelimesini de önce babası ölmüş çocuk, sonra eşsiz, tek diye açıklar ve "dürr-i yetim" (eşsiz inci) örneğini verir. Böylece gözyaşları sevgilinin mahallesinde hem dilenci hem akıcıdır, hem yetim hem eşsiz incidir (bizim okumamızdır). İkinci mısra Kur'an'ın Duhâ suresine dayanır. Diyanet İşleri mealine göre bu surenin dokuzuncu ve onuncu ayetleri "Öyleyse sakın yetimi ezme!" ve "Sakın isteyeni azarlama!" der; ayetlerin okunuşu "Fe emmel yetime fe la takher. Ve emmes saile fe la tenher" şeklindedir. Münîrî'nin "yetīme ḳahr yoḳ" ve "men‘ itmek olmaz sāyili" sözleri bu iki ayeti Türkçe bir söyleyişle hatırlatır. Emin Işık'ın TDV İslâm Ansiklopedisi'ndeki "Duhâ Sûresi" maddesi de surenin bu bölümünde yetime, kimsesize sahip çıkılmasının, ihtiyacı olanların eli boş çevrilmemesinin istendiğini belirtir.

Mahlas beytini Ersoy anlamlandırılamayan beyit olarak işaretlemiştir. "Baña binüm yetdi" sözünün anlamı açık değildir; aktarımımız kelimelere dayanan bir denemedir. Kubbealtı "mukbil" kelimesini bahtı açık, talihli, ikbal sahibi diye açıklar.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

Resmî kaynaklar

Kitaplar

  • Kubbealtı Lugatı (Misalli Büyük Türkçe Sözlük), "pertab", "ıkd", "şümar", "dert", "sâil", "yetim" ve "mukbil" maddeleri. https://lugatim.com/s/sâil

Çevrimiçi kaynaklar