Özgün Metin
Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün
Göñlümüñ zülfüñle n’ola var ise ünsiyyeti
Vardur anuñla perīşānlıḳda bir cinsiyyeti
Çihrem ile cismümi gör dōstum gitme ıraḳ
Keh-rübānuñ bilmek isterseñ nedür ḫāṣıyyeti
Kime dirsem leblerüñ ẕevḳı beni mest itdügin
Dir yalansın hīc olur mı şerbetüñ keyfiyyeti
Mihr-i ruḫsāruñla bilinse dehānuñ ṭañ mı kim
Āftāb ile bilinür ẕerrenüñ māhiyyeti
Yüzüñi gördükçe söz bulmaz ki söyleye Münīr
Ṭut kim ol dil bilmez aṣlā yoḳ durur ehliyyeti
Günümüz Türkçesiyle
1. Gönlümün senin zülfünle yakınlığı (ünsiyeti) varsa buna şaşılır mı; perişanlıkta onunla aynı cinsten oluşu vardır.
2. Dostum, uzağa gitme; kehribarın özelliğinin ne olduğunu bilmek istersen benim yüzüme ve bedenime bak. (Sararmış yüz kehribara, zayıflayıp saman çöpüne dönmüş beden samana benzer; kehribar samanı kendine çeker. "Uzağa gitme" sözü bu çekime de işaret eder; bizim okumamızdır.)
3. Dudaklarının tadının beni sarhoş ettiğini kime söylesem, "Yalandır; şerbetin hiç sarhoş edici bir etkisi olur mu?" der.
4. Ağzın yanağının güneşiyle görülüp bilinirse şaşılır mı; zerrenin ne olduğu da güneşle bilinir. (Ağız zerre kadar küçüktür; zerre ancak güneş ışığında görünür.)
5. Münîr yüzünü gördükçe söyleyecek söz bulamaz; say ki o dil hiç dil bilmez, hiç ehliyeti yoktur.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir beş beyitlik bir Türkçe gazeldir; neşirde Türkçe gazellerin üç yüz beşincisidir (tg 305). Vezin "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıdır. Ersoy giriş bölümündeki redif listesinde bu gazelin redifini "-İ" olarak verir. Kafiye kelimelerinin hepsi Arapça "-iyyet" ekiyle yapılmış soyut isimlerdir: ünsiyyet, cinsiyyet, ḫāṣıyyet, keyfiyyet, māhiyyet ve ehliyyet. Gazel üç divan nüshasında da bulunur (VT 170a, VY 143a, Ü 59a); İstanbul nüshasında üçüncü ve dördüncü beyitlerin yeri değişiktir. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelin bütün beyitleri bir tür "kanıt" düzeninde ilerler: her beyitte bir durum söylenir, ardından onu doğrulayan bir bilgi ya da benzetme getirilir. Kafiyedeki soyut isimler de bu akıl yürütme havasını destekler. Matlada Kubbealtı Lugatı'nın yakınlık, ahbaplık, ülfet diye açıkladığı "ünsiyet" ile aynı sözlüğün eskimiş anlamıyla "aynı cinsten olma" diye verdiği "cinsiyet" yan yana gelir; Kubbealtı bu ikinci anlam için Nâbî'nin "alâka-i cinsiyyet" ifadesini geçiren beytini örnek verir. Gönül de zülüf de perişandır; aynı cinsten oldukları için birbirlerine yakınlık duymaları doğaldır.
İkinci beyit bir kelimenin kökenine dayanır. Kubbealtı "kehribar" kelimesinin Farsça "keh" (saman) ve "rubâ" (çeken) sözlerinden geldiğini, sürtüldüğünde hafif maddeleri kendine çekebildiğini ve halk arasında "saman kapan" diye anıldığını belirtir; "kehribar gibi" deyimini de sapsarı diye açıklar. Âşığın sararmış yüzü kehribar, zayıflamış bedeni samandır. Dosta "uzağa gitme" denmesi, kehribarın samanı çekmesi gibi âşığın da sevgiliyi kendine çekmek istemesine bağlanabilir (bizim okumamızdır).
Üçüncü beyitte "keyfiyet" kelimesi işlenir. Kubbealtı bu kelimeyi bir şeyin taşıdığı hal, nitelik diye açıklar. Beyitte şerbetin "keyfiyeti" sarhoş etme gücü olarak kullanılmıştır; kelimenin "keyif" ile aynı kökten gelmesi bu anlamı destekler (bizim okumamızdır). Dinleyen, şerbetin sarhoş etmeyeceğini söyleyerek âşığı yalancılıkla suçlar, ama tatlı dudağın verdiği sarhoşluk şaraptan gelmez.
Dördüncü beyitte güneş ile zerre arasındaki bilinen ilişki kurulur. Kubbealtı "mâhiyet" kelimesini bir şeyin ne olduğunu belirleyen asıl unsur, "zerre" kelimesini çok küçük parçacık diye açıklar; "mihr" ise hem güneş hem sevgi demektir. Sevgilinin ağzı zerre kadar küçüktür; tıpkı havadaki zerrelerin güneş ışığında görünmesi gibi, ağız da yanağın parlaklığı sayesinde fark edilir. Mahlas beytinde Kubbealtı'nın bir işi yapabilme gücü, yeterlik diye açıkladığı "ehliyet" kelimesi gelir. Münîr sevgilinin yüzü karşısında dilini yitirir; "dil bilmez" sözünde dil hem konuşma organı hem lisandır.
Kaynakça
- Ersen Ersoy (hzl.), II. Bayezit Devri Şairlerinden Münîrî ve Dîvânı (İnceleme-Metin), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 368, tg 305 (giriş s. 9, 15-18). https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf (arşiv kopyası: https://web.archive.org/web/20220803084052/https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf?0)
- Kubbealtı Lugatı (Misalli Büyük Türkçe Sözlük), "ünsiyet", "cinsiyet", "kehribar", "keyfiyet", "mâhiyet", "zerre", "mihr" ve "ehliyet" maddeleri. https://lugatim.com/s/kehribar
Çevrimiçi kaynaklar






