Özgün Metin
Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün
Gerçi çekdi dāma dil murġın gözüñ al eyledi
Her ne itdiyse baña bu dāne-i ḫāl eyledi
Ḫāne-i dilde ḫayāl-i ḳaddüñ olaldan muḳīm
Ey elif-ḳad ḳāmetümi büküben dāl eyledi
Merdüm-i dīde yüzüñden ġayra ḳılmaġın naẓar
Eşk-i ḫūnīn geldi anı şöyle pā-māl eyledi
Ṭut ki nūş itmez dem-ā-dem baġrumuñ ḳanın lebüñ
Bellüsüz bu vech ile rengin neden al eyledi
İrmedi dirler daḫı vaṣla gözüñ yaşı Münīr
Gice gündüz gitmede beñzer ki iḥmāl eyledi
Günümüz Türkçesiyle
1. Gönül kuşunu tuzağa çeken, ona hile (al) yapan gerçi senin gözün oldu; ama bana ne ettiyse bu ben tanesi etti. (Ben, kuşu tuzağa düşüren yem tanesine benzetilir.)
2. Ey elif boylu sevgili, boyunun hayali gönül evine yerleşeli beri benim boyumu büküp dâl harfine çevirdi. (Elif dümdüz, dâl ise eğri bir harftir.)
3. Göz bebeği senin yüzünden başkasına baktığı için kanlı gözyaşı geldi ve onu böylece ayaklar altında çiğnedi.
4. Diyelim ki dudağın ciğerimin kanını her an içmiyor; o hâlde rengini bu şekilde neden al (kırmızı) eylediği belli değil.
5. Münîr, derler ki gözümün yaşı hâlâ vuslata ulaşmadı; gece gündüz yol aldığı hâlde, anlaşılan ağır davranmış.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir beş beyitlik bir Türkçe gazeldir; neşirde Türkçe gazellerin üç yüz on altıncısıdır (tg 316). Vezin "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıdır. Ersoy giriş bölümündeki redif listesinde bu gazelin redifini "eyledi" olarak verir; kafiye "-āl" sesine dayanır: al, ḫāl, dāl, pā-māl, al ve iḥmāl. Aynı "al" kelimesi matlada ve dördüncü beyitte iki ayrı anlamla kafiyeye girer. Gazel iki divan nüshasında bulunur (VT 172b, VY 145a). Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.
Anlam ve Söz Sanatları
Matla bir av sahnesidir. Kubbealtı Lugatı "dâm"ı tuzak, "dâne"yi tohum, tane ve kuş yemi, "hâl"i de vücuttaki küçük esmer ben diye açıklar. Göz gönül kuşunu tuzağa çekmiştir, ama kuşu asıl düşüren yemdir; sevgilinin yüzündeki ben de bu yem tanesi olarak gösterilir. Dâm, dâne ve murg (kuş) kelimeleri arasında bir tenasüp vardır. Mısraın sonundaki "al" ise Kubbealtı'nın Eski Türkçe "āl"den gelen ve hile, kurnazlık, düzen diye açıkladığı kelimedir; aynı sözlük bu kelimenin Türkçede çoğu zaman Farsça gibi "âl" diye söylendiğini de belirtir.
Dördüncü beyitte aynı ses bu kez renk adı olarak gelir. Kubbealtı "al"i pembeye kaçan parlak kırmızı diye tanımlar. Dudağın kırmızılığı, âşığın ciğer kanını durmadan içmesine bağlanır: dudak bu kanı içmiyorsa rengini neden kırmızıya boyadığı açıklanamaz. Matladaki "al" (hile) ile buradaki "al" (kırmızı) arasında tam cinas kurulmuştur; Münîrî'nin cinasa düşkünlüğü bu gazelde kafiye kelimesine kadar uzanır. Kubbealtı "nûş"u içme, "demâdem"i her vakit, her an diye açıklar.
İkinci beyit harf benzetmesine dayanır. Kubbealtı elifi Arap alfabesinin ilk harfi olarak, dâl harfini de mecazen "iki büklüm olmuş" anlamıyla verir ve bu anlamın harfin şeklinden geldiğini söyler; aynı maddede Âşık Ömer'in "Âh etmekten elif kaddim oldu dâl" mısraı örnek gösterilir. Sevgilinin elif gibi dik boyu, âşığın gönlüne yerleşince âşığın boyunu dâl gibi bükmüştür; elif ile dâl arasında bir tezat vardır.
Üçüncü beyitte "merdüm" kelimesi Kubbealtı'da hem adam, insan hem de göz bebeği anlamıyla verilir. Göz bebeği sevgilinin yüzünden başka bir yere bakmıştır; bunun cezası olarak kanlı gözyaşı gelip onu "pâmâl" etmiştir. Kubbealtı bu kelimeyi ayaklar altına alınmış, çiğnenmiş diye açıklar. Gözü dolduran kanlı yaşın bebeği örtmesi, burada bir cezalandırma olarak yorumlanır. Mahlas beytinde ise gözyaşı bir yolcu gibi düşünülür: gece gündüz akıp gittiği hâlde vuslata varamamıştır. Kubbealtı'nın "üstüne düşeni zamanında yapmama" diye tanımladığı "ihmal" kelimesi, bitmeyen gözyaşını tembel bir yolcuya çevirir. Gözyaşının bu şekilde kişileştirilmesi beytin nüktesidir (bizim okumamızdır).
Kaynakça
- Ersen Ersoy (hzl.), II. Bayezit Devri Şairlerinden Münîrî ve Dîvânı (İnceleme-Metin), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 373, tg 316 (giriş s. 9, 15-18). https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf (arşiv kopyası: https://web.archive.org/web/20220803084052/https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf?0)
- Kubbealtı Lugatı (Misalli Büyük Türkçe Sözlük), "dâm", "dâne", "hâl", "âl – al", "al", "elif", "dal", "merdüm", "pâyimal", "nûş", "demâdem" ve "ihmal" maddeleri. https://lugatim.com/s/merdüm
Çevrimiçi kaynaklar






