Özgün Metin

Vezin: fe‘ilātün mefā‘ilün fe‘ilün

Bir keret yār elüme girseyidi
Ölür isem daḫı ḳayurmaz idi
Kim ne dir ġamzeñ oḳı küştesiçün
Ḫūn behāsını ölmeden ḫo yidi
Gerçi engel durur raḳīb kāfir
Ḫāṭıruñ çün direm ki ?
Göñlümüñ şīşesini seng-i cefā
Ḫurd u ḫām eyledi vü küllī ṣıdı
Lebüñe iremedi cān-ı Münīr
Ġālibā Ḥācī Bekteş oñma didi

Günümüz Türkçesiyle

1. Sevgili bir kere elime geçseydi, ölsem bile buna hiç üzülmezdim.

2. Gamzenin okunun öldürdüğü kimse için kim ne diyebilir ki; o, kan bedelini daha ölmeden zaten yedi. (Beyit iki türlü okunabilir; bkz. yorum.)

3. Gerçi kâfir rakip bir engeldir; (ikinci mısra) "Senin hatırın için derim ki …" Mısraın sonu nüshada okunamamış, neşirde eksik kalmıştır.

4. Cefa taşı gönlümün şişesini kırıp paramparça etti, büsbütün kırdı.

5. Münîr'in canı dudağına erişemedi; galiba Hacı Bektaş ona "onma" (iflah olma) dedi.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Şiir beş beyitlik bir Türkçe gazeldir; neşirde Türkçe gazellerin üç yüz yirmincisidir (tg 320). Vezin "fe‘ilātün mefā‘ilün fe‘ilün" kalıbıdır. Ersoy giriş bölümündeki redif listesinde bu gazelin redifini "-di" olarak verir; kafiye mısra sonlarındaki "i" sesine dayanır: girseyidi, ḳayurmaz idi, yidi, ṣıdı ve didi. Gazel yalnız Vatikan nüshasında bulunur (VT 173b). Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.

Üçüncü beytin ikinci mısraı eksiktir. Ersoy okuyamadığı kelimelerin yerine yazmanın görüntüsünü metne koymuş, ancak neşrin elektronik kopyasında bu görüntü bozuk çıkmıştır; mısra bu yüzden "Ḫāṭıruñ çün direm ki ?" diye kalır. Ersoy'un kuralına göre beyit sonundaki soru işareti anlamlandırılamayan beyti gösterir. Mısraın eksik kısmı burada tamamlanmamış, okunabilen bölümü olduğu gibi aktarılmıştır.

Anlam ve Söz Sanatları

Gazel sade bir Türkçeyle ve gündelik konuşmaya yakın bir edayla yazılmıştır. Kubbealtı Lugatı "kayırmak" fiilinin Eski Türkçe kökünü üzülmek, endişe etmek anlamına bağlar; matladaki "ḳayurmaz idi" de bu eski anlamla "üzülmezdi, dert etmezdi" diye anlaşılır. Âşık sevgiliyi bir kere elde etmeyi ölüme bile değer bulur.

İkinci beyit "kan bedeli" kavramı üzerine kurulmuştur. Kubbealtı "diyet"i birini öldüren veya yaralayandan alınıp ölenin mirasçılarına verilen para ya da mal, kan pahası diye açıklar; "küşte"yi de öldürülmüş, maktul diye verir. Beyit iki türlü okunabilir: gamze okuyla ölen âşık, sevgilinin bakışından aldığı lezzetle kan bedelini daha ölmeden almış sayılır; ya da gamze bu bedeli maktul ölmeden yemiş, ortada ödenecek bir şey bırakmamıştır. İki okumada da öldürülen âşık için hak aranamayacağı söylenir.

Dördüncü beyitte gönül bir şişe, cefa bir taştır. Kubbealtı "hurdahaş" kelimesini Farsça "ḫurd u ḫāş" sözünden gelen paramparça, kırık dökük diye açıklar; neşirdeki "ḫurd u ḫām" sözü bu deyimin bir söyleyişi olmalıdır (bizim tespitimizdir). Kubbealtı Eski Türkçe "sımak" fiiline kırmak anlamını verir; beyitteki "ṣıdı" bu fiilin geçmiş zamanıdır. Kubbealtı "şîşe" kelimesinin asıl anlamının cam, sırça olduğunu belirtir ve Fuzûlî'nin "Bir şîşe ki oldu pâre pâre / Perverdine var mı hîç çâre" beytini örnek verir; Münîrî'nin beytinde de paramparça olan cam gönüldür.

Mahlas beyti gazelin en dikkat çekici yeridir. Kubbealtı "onmak" fiilini iyileşmek, düzelmek, feraha ermek diye açıklar ve "Şeyhine niçin diyen onmaz dahi" gibi örneklerle bu fiilin olumsuz biçiminin iflah olmamak anlamında kullanıldığını gösterir. Beyitteki "oñma" emri bu anlamda bir ilençtir (bizim okumamızdır). Münîr'in canı sevgilinin dudağına erişemeyince şair bu başarısızlığı Hacı Bektaş'ın bedduasına bağlar. TDV İslâm Ansiklopedisi'ne göre Hacı Bektâş-ı Velî, menkıbelerde Rum abdallarının pîri ve Anadolu'nun büyük evliyasından biri olarak tanınır. Münîrî'nin divanında Koyun Baba için yazılmış bir gazelin başlığında da "Abdalān-ı Rūm" adı geçer (tg 237). Beyitte bir velînin ilencinin âşığın talihsizliğine sebep gösterilmesi şakacı bir hüsn-i taliildir (bizim okumamızdır). TDV'nin Münîrî maddesi, şairin atasözü ve deyimleri şiire yerleştirmekte başarılı olduğunu ve şiirlerinde pek çok arkaik kelime bulunduğunu belirtir; "onma" ilenci ile "sımak" ve "kayırmak" fiilleri bu gazelde bunun örnekleridir.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

Kitaplar

  • Kubbealtı Lugatı (Misalli Büyük Türkçe Sözlük), "kayırmak", "diyet", "küşte", "şişe", "hurdahaş", "sımak" ve "onmak" maddeleri. https://lugatim.com/s/onmak

Çevrimiçi kaynaklar