Özgün Metin
Vezin: mef‘ūlü mefā‘īlü mefā‘īlü fe‘ūlün
Gül devridür ister yine dil cām-ı şarābı
Sāḳī kerem it ḳandasın al gel mey-i nābı
Māhiyyet-i ḥüsnüñi nice derk ide zāhid
Gösterdüñ aña gün gibi nūrānī ḥicābı
‘Iḳd ile ṣayam dir ise ‘uşşāḳını zülfüñ
Mümkin degül ol yoḳdur anuñ hīc ḥisābı
Sīnem gibi yüz yirde delük baġrı cefādan
Efġān-ı ney iñletse n’ola çeng ü rebābı
Bir baḥr daḫı var mı ki ‘ālemde Münīrī
Eşküm gibi baḥr ola gözüm gibi ḥabābı
Günümüz Türkçesiyle
1. Gül mevsimidir; gönül yine şarap kadehi ister. Sâkî, lütfet, neredesin; saf şarabı al gel.
2. Zahit senin güzelliğinin özünü nasıl kavrasın; ona güneş gibi nurlu bir perde gösterdin.
3. Zülfün âşıklarını dizi dizi (gerdanlık gibi dizerek) sayayım derse, bu mümkün değildir; onların hiç hesabı yoktur.
4. Cefadan bağrı göğsüm gibi yüz yerinden delik olan neyin feryadı çeng ile rebabı inletse buna şaşılır mı?
5. Münîrî, dünyada gözyaşım gibi bir denizi, gözüm gibi bir kabarcığı olan başka bir deniz var mı?
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir beş beyitlik bir Türkçe gazeldir; neşirde Türkçe gazellerin üç yüz yirmi üçüncüsüdür (tg 323). Vezin "mef‘ūlü mefā‘īlü mefā‘īlü fe‘ūlün" kalıbıdır. Ersoy giriş bölümündeki redif listesinde bu gazelin redifini "-İ" olarak verir; kafiye "-āb" sesine dayanır: şarāb, nāb, ḥicāb, ḥisāb, rebāb ve ḥabāb. Gazel yalnız Vatikan nüshasında bulunur (VT 175a). Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazel bahar ve işret meclisiyle açılır. Gül mevsimi gelmiştir ve gönül şarap ister; sâkîye "mey-i nâb" getirmesi söylenir. Kubbealtı Lugatı "nâb" kelimesini hâlis, katıksız, saf diye açıklar ve Fuzûlî'nin "şarâb-ı nâb" geçen beytini örnek verir. Matladan sonra gazel zahide, sevgilinin zülfüne, musikiye ve gözyaşına geçer; beyitler arasında sıkı bir konu birliği yoktur.
İkinci beyitte zahit, sevgilinin güzelliğini kavrayamayan kişi olarak karşımıza çıkar. Kubbealtı "mâhiyet"i bir şeyin ne olduğunu belirleyen asıl unsur, "hicap"ı da utanma, mahcubiyet ve perde, örtü, engel diye açıklar. Sevgili zahide güneş gibi nurlu bir perde göstermiştir; güneşin ışığı nasıl ona bakmayı engellerse sevgilinin parlaklığı da zahidin onun özüne ulaşmasını engeller (bizim okumamızdır). "Hicab" kelimesinin utanma anlamı da beyitte sezilir: güzelliğin karşısında zahit mahcup kalır.
Üçüncü beyit sayı ile ilgili kelimelerle kurulur. Kubbealtı "ıkd" kelimesine gerdanlık ve dizi anlamlarını verir; aynı maddede Fuzûlî'nin gül yaprakları arasındaki "ıkd-i şebnem"i, yani çiğ tanesi dizisini anan beyti örnek gösterilir. Zülüf âşıklarını bir gerdanlığın taneleri gibi dizip saymak istese bile bu mümkün olmaz, çünkü onların hesabı yoktur. Âşıkların zülfe tutulmuş olması, zülfün halkalarına dizilmiş taneler gibi düşünülmüştür (bizim okumamızdır).
Dördüncü beyitte musiki aletleri bir araya gelir. Kubbealtı "çeng"i harba benzeyen bir çeşit telli çalgı, "rebap"ı da dize veya bir yere dayanarak çalınan saz diye açıklar; Zâtî'den aldığı örnekte "inler rebâb" sözü geçer. Neyin bağrındaki delikler ile âşığın cefadan delik deşik olmuş göğsü arasında bir benzerlik kurulur. Böyle yaralı bir neyin feryadı öteki sazları da inletirse buna şaşılmaz. Ney, çeng ve rebap arasında bir tenasüp vardır.
Mahlas beyti bir mübalağa ile biter. Kubbealtı "bahir"e deniz, deryâ ve büyük nehir anlamlarını, "habap"a da su üzerinde peydâ olan hava kabarcığı anlamını verir. Âşığın gözyaşı bir denizdir, gözü de bu denizin üstündeki kabarcıktır; dünyada bunun gibi başka bir deniz yoktur. Kubbealtı'nın "bahir" maddesinde aruz terimi olarak "bahir" anlamı da yer alır; bir gazelin son beytinde geçen bu kelimenin şiirin vezni ile de ilişkilendirilebileceğini düşünüyoruz, ama bu bizim tespitimizdir.
Kaynakça
- Ersen Ersoy (hzl.), II. Bayezit Devri Şairlerinden Münîrî ve Dîvânı (İnceleme-Metin), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 376, tg 323 (giriş s. 9, 15-18). https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf (arşiv kopyası: https://web.archive.org/web/20220803084052/https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf?0)
- Kubbealtı Lugatı (Misalli Büyük Türkçe Sözlük), "nâb", "mâhiyet", "hicap – hicab", "ıkd", "çeng", "rebap", "bahir – bahr" ve "habab" maddeleri. https://lugatim.com/s/habab
Çevrimiçi kaynaklar






