Özgün Metin

Vezin: mef‘ūlü mefā‘īlü mefā‘īlü fe‘ūlün

Didüm ki niçün ġamzeñ ider cānı dil-efgār
Didi kim olur merdüm-i bīmār dil-āzār
Didüm ki ṣorar leblerüñüñ varlıġını dil
Didi kim anı yok dimedüm mi saña tekrār
Didüm ki iñen cānuma kār eyledi ‘ışḳuñ
Didi kim ölürseñ de bu sözi dime zinhār
Didüm ki direm ṣorana ben sevmezem anı
Didi ki mübārekdür elüñden ḳoma inkār
Didüm ki saña cān virür ey dost Münīrī
Didi ki nedür cān ki añarsın anı hey yār

Günümüz Türkçesiyle

1. Dedim: Gamzen neden canı ve gönlü yaralar? Dedi: Hasta insan (hasta bakışlı göz bebeği) gönül incitici olur.

2. Dedim: Gönül dudaklarının var olup olmadığını soruyor. Dedi: Ona "yok" demedim mi sana defalarca?

3. Dedim: Aşkın canıma pek işledi. Dedi: Ölsen de sakın bu sözü söyleme.

4. Dedim: Soranlara "ben onu sevmem" derim. Dedi: Hayırlı olsun, inkârı elden bırakma.

5. Dedim: Ey dost, Münîrî sana can verir (canını feda eder). Dedi: Hey yâr, can nedir ki onu anıp duruyorsun?

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Şiir beş beyitlik bir Türkçe gazeldir; neşirde Türkçe gazellerin kırk yedincisidir (tg 47). Vezin "mef‘ûlü mefâ‘îlü mefâ‘îlü fe‘ûlün" kalıbıdır. Gazel redifsizdir; kafiye "-âr" sesidir: efgār, āzār, tekrār, zinhār, inkār, yār. Şiir üç divan nüshasında da bulunur (VT 108a, VY 90b, Ü 24b). Aparata göre 2. beyitte "leblerüñüñ" yerine VY "leblerüñ", "Didi kim" yerine yine VY "Didüm kim" okur; ikinci okuma beytin soru-cevap düzenini bozduğu için neşirde tercih edilmemiş olmalıdır, bu bizim çıkarımımızdır. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.

Gazelin bütün beyitleri "Didüm ki …" (dedim ki) ile başlayan bir mısra ile "Didi ki …" (dedi ki) ile başlayan bir mısradan kurulur. Divan şiirinde "dedim-dedi" ya da sual ü cevap adıyla bilinen bu söyleşi biçiminde âşık soru sorar ya da bir şey söyler, sevgili de ona cevap verir.

Anlam ve Söz Sanatları

Biçimin kendisi gazelin anlamını taşır: her beyitte âşığın içten sözü, sevgilinin soğuk, alaycı ya da kurnaz cevabıyla karşılaşır. Matlada "merdüm" kelimesi sözlük anlamıyla hem insan hem de göz bebeğidir. Sevgili gamzesinin neden incittiğini açıklarken "hasta insan incitici olur" der; divan şiirinde sevgilinin baygın bakışlı gözünün "hasta" (bīmār) diye anılması bilinen bir mazmundur. Böylece cevap hem genel bir söz hem de gözün kendisi hakkında bir tespit olur. Bu tevriyenin tespiti bizimdir.

İkinci beyit sevgilinin ağzının ya da dudağının yok denecek kadar küçük olduğu mazmununa dayanır. Âşık dudağın varlığını sorar; sevgili "yok dedim ya" diye cevap verir. Cevap, öpücük vermeyi reddetmenin de bir yoludur: dudak yoksa öpülemez. Üçüncü beyitte âşık aşkın canına işlediğini söyler, sevgili ise bu sırrın asla açıklanmamasını ister. Aşkın gizlenmesi gerektiği düşüncesi dördüncü beyitte daha da ileri götürülür: âşık soranlara sevgiliyi sevmediğini söyleyeceğini bildirir, sevgili de "mübārek", yani hayırlı olsun diyerek bu inkârın sürdürülmesini ister. İki beyit arasında bir anlam sürekliliği vardır.

Mahlas beytinde âşık en büyük armağanını sunar: Münîrî sevgiliye canını verecektir. Sevgilinin cevabı gazelin en sert ironisidir: can nedir ki onu anıp duruyorsun. Âşığın en değerli varlığı sevgilinin gözünde sözü edilmeye değmez. "Hey yār" seslenişi cevaba hafif ve alaycı bir ton katar. Gazelin bütününde sevgilinin cevapları kısa ve kesin, âşığın sözleri ise içten ve çaresizdir; bu karşıtlık biçimin kendisinden doğar.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar