Özgün Metin
Vezin: mef ‘ūlü fā‘ilātü mefā‘īlü fā‘ilün
Dil kim ṣaçuñ girihlerine vird-i mū çeker
Çāh-ı zeneḫden ol bize beñzer ki ṣu çeker
Zülfüñ ki şöyle ser-ḫoş olup her yaña düşer
Beñzer ki cām-ı la‘l-i lebüñden ṭolu çeker
Zülf-i siyāhuña ṭolaşupdur nesīm-i ṣubḥ
Her yaña şöyle bī-ser ü pā bini bū çeker
Her zülf-i ḫam ki görse düşer der-peyine dil
Āḫirde dāra bilürem anı bu ḫū çeker
Kimdür Münīrī dirse diyüñ şeyḫ-i şehre kim
Şoldur ki bezm-i pīr-i muġāna sebū çeker
Günümüz Türkçesiyle
1. Saçının düğümlerine kıl kıl vird çeken (her teli bir dua gibi tekrar tekrar sayan) gönül, bize çene çukurunun kuyusundan su çeken birine benzer.
2. Böyle sarhoş olup her yana düşen zülfün, sanki dudağının lal kadehinden dolu dolu içer.
3. Sabah rüzgârı kara zülfüne dolaşmıştır; her yana böyle başı ayağı belirsiz, şaşkın hâlde bin koku taşır.
4. Gönül gördüğü her kıvrık zülfün ardına düşer; bilirim, sonunda bu huy onu darağacına çeker.
5. Şehrin şeyhi "Münîrî kimdir" diye sorarsa ona deyin ki: Odur ki pîr-i muğanın (meyhane pirinin) meclisine şarap testisi taşır.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir beş beyitlik bir Türkçe gazeldir; neşirde Türkçe gazellerin elli birincisidir (tg 51). Vezin "mef ‘ûlü fâ‘ilâtü mefâ‘îlü fâ‘ilün" kalıbıdır. Redif "çeker" fiilidir; Ersoy'un redif listesi de bu gazeli "çeker" redifiyle gösterir. Kafiye "-û" sesidir: mū, ṣu, ṭolu, bū, ḫū, sebū. Şiir üç divan nüshasında da bulunur (VT 109a, VY 94a, Ü 25b). Aparata göre 1. beyitte "vird-i mū" yerine VT "virdi mū", Ü "vardı ṣu" okur. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelin en dikkat çekici yanı, redif olan "çekmek" fiilinin her beyitte başka bir anlamla kullanılmasıdır. Matlada gönül vird çeker ve kuyudan su çeker; ikinci beyitte zülf kadeh çeker, yani içer; üçüncü beyitte rüzgâr koku çeker, yani taşır; dördüncü beyitte huy gönlü darağacına çeker; mahlas beytinde şair testi çeker, yani taşır. Redifin bu kadar farklı anlamlara açılması, Münîrî'nin kelimeyle oynamaya olan düşkünlüğüne uyar. TDV şairin cinasın bütün türlerini başarıyla uyguladığını yazar; bu gözlem bizimdir.
Matladaki imge kapalıdır ama çözülebilir. "Vird" sözlük anlamıyla düzenli olarak tekrarlanan duadır; dervişler vird çekerken tespih tanelerini sayar. Gönül saçın düğümlerinde her teli bir tespih tanesi gibi sayar. Saç teli ip gibi uzun olduğu için gönül, çene kuyusundan ip çekip su çıkaran birine benzer. Çene çukurunun kuyuya benzetilmesi divan şiirinde bilinen bir mazmundur. Ü'deki "vardı ṣu" okumasıyla mısra "su çekmeye vardı" gibi daha düz bir anlam kazanır.
İkinci beyitte zülfün her yana dağılması sarhoşluğa yorulur: zülf dudağın kadehinden içmiştir. Bu bir hüsn-i talildir. Üçüncü beyitte seher yeli zülfe dolaşmış ve onun kokusunu her yana taşır; "bī-ser ü pā" (başsız ayaksız) sözü rüzgârın şaşkınlığını anlatır. Dördüncü beyitte zülf ile darağacı (dār) arasında ip ilgisi vardır; kıvrık zülflerin peşine düşen gönül, sonunda o iplerden biriyle asılacaktır.
Mahlas beyti rindane bir kimlik beyanıdır. Şehrin şeyhi, yani resmî dindarlığın temsilcisi, Münîrî'yi sorarsa ona şairin meyhane pirinin meclisine testi taşıyan biri olduğu söylenmelidir. Şeyh ile pîr-i muğan arasındaki karşıtlık, divan şiirinde zahit ile rindin karşı karşıya getirilmesinin bilinen bir örneğidir.
Kaynakça
- Ersen Ersoy (hzl.), II. Bayezit Devri Şairlerinden Münîrî ve Dîvânı (İnceleme-Metin), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 247, tg 51 (giriş s. 9, 15-18). https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf (arşiv kopyası: https://web.archive.org/web/20220803084052/https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf?0)
- Ümran Ay, "Münîrî Amâsî", TDV İslâm Ansiklopedisi, 2019. https://islamansiklopedisi.org.tr/muniri-amasi
Çevrimiçi kaynaklar






