Özgün Metin

Vezin: mef ‘ūlü fā‘ilātü mefā‘īlü fā‘ilün

Her ġonca-leb ki gül gibi ṣāḥib-uṣūl olur
Serv-i sehī gibi ḳad-i bālāña ḳul olur
Ölsem yolında dir idüm öldüm yüzin görüp
Lā-büd du‘ā-yı ṣubḥ-dem ey dil ḳabūl olur
Gözüm yaşı yir itse yüzümde ‘aceb midür
Her ḳanda ki ṣu aḳsa müdām anda yol olur
İncindi seg raḳīb ölicek ḫayli didiler
Bir itüñ öldügine neyiçün melūl olur
Āḫir gözüm yaşı beni ġarḳ idiser Münīr
Ẓāhir mes̱eldür ol ki ṭama ṭama göl olur

Günümüz Türkçesiyle

1. Gül gibi usul sahibi (edepli, ölçülü davranan) her gonca dudaklı güzel, düzgün selvi gibi yüce boyuna kul olur.

2. "Yolunda öleyim" der dururdum; yüzünü görünce öldüm. Ey gönül, seher vaktinde edilen dua elbette kabul olur.

3. Gözümün yaşı yüzümde yer etse (iz açsa) şaşılacak bir şey mi; su nereden akarsa orada daima yol olur.

4. Köpek huylu rakip ölünce (sevgili) çok incindi, dediler; bir köpeğin ölmesine niçin üzülür ki?

5. Münîr, gözümün yaşı sonunda beni boğacak; "damlaya damlaya göl olur" sözü herkesin bildiği bir atasözüdür.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Şiir beş beyitlik bir Türkçe gazeldir; neşirde Türkçe gazellerin elli yedincisidir (tg 57). Vezin "mef‘ûlü fâ‘ilâtü mefâ‘îlü fâ‘ilün" kalıbıdır. Ersoy'un redif listesi bu gazeli "olur" redifli gazeller arasında gösterir. Kafiye kelimeleri uṣūl, ḳul, ḳabūl, yol, melūl ve göl'dür; "u" ile "o" seslerinin birlikte kullanıldığı bu kafiye ses bakımından yaklaşık bir uyuma dayanır, bu bizim tespitimizdir. Şiir üç divan nüshasında da bulunur (VT 110b, VY 95a, Ü 26b). Aparatta tek nüsha farkı kayıtlıdır: VT'de son mısradaki "ki ṭama ṭama" sırası "ṭama ṭama ki" biçimindedir. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.

Anlam ve Söz Sanatları

Gazelin en dikkat çekici yanı halk dilinden gelen sözlerle örülmesidir. TDV maddesi Münîrî'nin atasözlerini ve deyimleri şiire yerleştirme geleneğinde başarılı olduğunu belirtir; bu gazel bunun açık bir örneğidir. Mahlas beytinde "ṭama ṭama göl olur" atasözü şairin kendi ağzıyla "ẓāhir mes̱el" (açık, bilinen bir mesel) diye anılır. Bir atasözünü delil olarak getirip beytin ilk mısraındaki iddiayı onunla desteklemek irsal-i mesel sanatıdır. Gözyaşının damla damla birikip âşığı boğacak bir göle dönmesi hem mübalağa hem de bu sözün beklenmedik bir uygulamasıdır.

Üçüncü beyit aynı yolu izler. "Her ḳanda ki ṣu aḳsa müdām anda yol olur" sözü atasözü kılığında bir genel hükümdür; gözyaşının yüzde iz açmasını suyun aktığı yerde yol açmasına bağlar. Burada da ilk mısradaki şaşırtıcı iddia ikinci mısradaki herkesin kabul edeceği gözlemle açıklanır.

Matlada "ṣāḥib-uṣūl" terkibi sözlük anlamıyla "usul sahibi, edepli, ölçülü" demektir. Gülün dalında ölçülü duruşu ile güzelin edepli tavrı arasında bir benzerlik kurulur. Gonca dudaklı güzellerin bile sevgilinin selvi boyuna kul olması, sevgiliyi bütün güzellerin üstüne çıkaran bir mübalağadır.

İkinci beyit âşığın duasının kabul edilmesini ironik bir sonuca bağlar: "Yolunda öleyim" diyen âşık sevgilinin yüzünü görünce gerçekten ölmüştür. Seher duasının kabul olacağı inancı burada âşığın aleyhine işler. Dördüncü beyit rakibe yöneltilmiş sert bir alaydır. Rakibe "seg" (köpek) denmesi divan şiirinde sıktır; Münîrî bunu bir adım ileri götürür ve sevgilinin onun ölümüne üzülmesini anlamsız bulur.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar