Özgün Metin
Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün
Şem‘-i bezm-ārā bize şol ṣūret-i zībā yeter
Şekker ü nuḳl ü şarāb ol la‘l-i rūḥ-efzā yeter
Cām-ı la‘lüñ ḥasretiyle meclis-i ġamda müdām
Nāle vü āh u sürūd u yaşlarum ṣahbā yeter
Zāhide ḫuld-i berīn ü ‘āşıḳa kūy-ı nigār
Rind-i ḳallāşa şarāb u ṣūfīye ḥelvā yeter
Ḳılmaġ içün misk-i Çīnüñ narḫın ey dilber kesād
Hīc ḫaṭṭuñ gelmesün bu zülf-i ‘anber-sā yeter
Sür maḥalleñden raḳībi bes degül midür Münīr
Zāġ n’eyler gül-sitānda bülbül-i gūyā yeter
Günümüz Türkçesiyle
1. Meclisi süsleyen mum olarak bize o güzel yüz yeter; şeker, çerez ve şarap olarak da o can artıran lal dudak yeter.
2. Senin lal kadehinin (dudağının) hasretiyle gam meclisinde daima inleyiş, ah ve şarkı olarak (bunlar), kırmızı şarap olarak da yaşlarım yeter.
3. Zahide yüce cennet, âşığa sevgilinin mahallesi, kalender rinde şarap, sofuya da helva yeter.
4. Ey dilber, Çin miskinin fiyatını düşürmek (pazarını durgunlaştırmak) için hiç ayva tüyün çıkmasın; bu amber kokulu zülüf yeter.
5. Münîr, rakibi mahallenden sür; (bu) yetmez mi? Gül bahçesinde karga ne yapar? Konuşkan bülbül yeter.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir beş beyitlik bir Türkçe gazeldir; neşirde Türkçe gazellerin doksan yedincisidir (tg 97). Vezin "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıdır. Ersoy'un redif listesi gazeli "yeter" redifli olarak gösterir; kafiye bunun önündeki "-ā" sesidir: zībā, rūḥ-efzā, ṣahbā, ḥelvā, ‘anber-sā ve gūyā. Gazel iki divan nüshasında ve iki nazire mecmuasında bulunur (VT 120a, Ü 35a, PB 122a, MN 103a). Aparata göre PB birinci beyitte "Şekker" yerine "Sükker", ikinci beyitte "Nāle vü āh u sürūd u yaşlarum ṣahbā" yerine "Nāle vü eşküm sürūd u bāde-i ṣahbā", dördüncü beyitte "narḫın ey dilber" yerine "ḳıymetin ey meh" okur. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazel bir yetinme şiiridir: âşığa ne gerekiyorsa sevgilide ve aşkın kendisinde bulunur. İlk iki beyitte bir işret meclisinin bütün unsurları sayılır: mum, şeker, çerez, şarap, inleyiş, şarkı. Birinci beyitte bu unsurlar sevgilinin yüzü ve dudağıyla karşılanır; ikinci beyitte ise sevgiliden ayrı düşmüş âşığın gam meclisi kurulur ve şarabın yerini gözyaşı, şarkının yerini ah ve inilti alır. İki beyit arasında vuslat meclisi ile hasret meclisi karşıtlığı vardır; bu bizim tespitimizdir.
Üçüncü beyit leff ü neşr düzenine yakın bir taksim örneğidir: dört kişi ve her birine yetecek dört şey sayılır. Zahide cennet, âşığa sevgilinin mahallesi, rinde şarap, sofuya helva yeter. Sofunun helvaya düşkünlüğü divan şiirinde ikiyüzlü sofuyla alay edilirken sık kullanılan bir imgedir; beyit bu yolla hafif bir taşlama taşır.
Dördüncü beyit pazar ve ticaret terimleriyle kurulmuştur. "Narḫ" (narh, resmî fiyat) ve "kesād" (pazarın durgunluğu, malın sürümsüzlüğü) kelimeleri misk ticaretini çağırır. Sevgilinin amber kokulu zülfü, Çin miskinin değerini düşürmeye zaten yeter; ayrıca bir de ayva tüyünün çıkmasına gerek yoktur. Divan şiirinde ayva tüyünün belirmesi çoğu zaman güzelliğin solmaya başladığının işareti sayılır; şairin ayva tüyünün çıkmamasını dilemesi bu inanca da işaret ediyor olabilir. Bu son yorum bir çıkarımdır.
Mahlas beyti gül bahçesindeki karga ile bülbül karşıtlığına dayanır. Rakip, gül bahçesine yakışmayan bir kargadır; sevgilinin mahallesinde konuşkan bülbül, yani âşık şair yeter. "Zāġ" (karga) ile "bülbül" arasındaki tezat, rakibin çirkin sesi ile âşığın güzel sözü arasındaki farkı anlatır. Bülbülün "gūyā" (konuşkan) diye nitelenmesi şairin kendi sözüne yaptığı bir övgüdür.
Kaynakça
- Ersen Ersoy (hzl.), II. Bayezit Devri Şairlerinden Münîrî ve Dîvânı (İnceleme-Metin), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 269, tg 97 (giriş s. 9, 15-18). https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf (arşiv kopyası: https://web.archive.org/web/20220803084052/https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf?0)
Çevrimiçi kaynaklar






