Özgün Metin

Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün

Cām-ı la‘lüñ cür‘asıçün āḫir ey cān-ı cihān
Ḫūn-ı dil nūş itmek ile virürüz beñzer ki cān

Günümüz Türkçesiyle

1. Ey dünyanın canı (sevgili), yakut dudağının kadehindeki bir yudum için, anlaşılan sonunda gönül kanını içe içe can vereceğiz.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Neşirdeki on birinci muamma "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" vezniyle yazılmış tek beyittir; mısralar "cihān" ve "cān" kelimeleriyle kafiyelenir. Muammalar üç divan nüshasının üçünde de bulunur (VT 179b-180b, VY 151a-152b, Ü 63b-65b) ve sıraları nüshalarda aynıdır; yalnız Ü'de 10. ve 11. muammalar yer değiştirmiştir, 12. muamma ve sonrası da Ü'de yoktur. Bu yüzden beyit Ü nüshasında onuncu sırada yer alır.

Neşir başlığında çözüm "Meḥemmed" olarak verilir. Aynı çözüm 2. muammada da vardır; Ersoy girişteki listede Mehemmed adını iki kez sayar.

Anlam ve Söz Sanatları

Beyit, sevgilinin dudağını şarap kadehine benzeten içki mazmunlarıyla kurulmuştur. Kubbealtı Lugatı "la‘l" kelimesini parlak kırmızı renkli kıymetli taş, "cür‘a" kelimesini de yudum ve içki kabının dibinde kalan son yudum diye açıklar. "Cām-ı la‘l" hem yakut kadeh hem de kırmızı dudaktır. Âşık o dudaktan bir yudum alabilmek için kendi gönlünün kanını içmektedir; bu bedel sonunda canına mal olacaktır.

"Cān" kelimesi iki mısrada iki ayrı değerle geçer: ilkinde "cān-ı cihān" terkibiyle sevgiliye bir hitaptır, ikincisinde âşığın vereceği candır. "Cām", "cür‘a" ve "nūş itmek" (içmek) arasındaki tenasüp beyti bir meclis sahnesine bağlar. Muammanın harf hesabı neşirde gösterilmez; Meḥemmed adının beyitten nasıl çıktığını gösteremiyoruz.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

Kitaplar

Çevrimiçi kaynaklar