Özgün Metin

Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün

Ḳāmetüñ servini bir kez göreli çeşm-i Münīr
Oldı şekl-i serv-i bālā ḳaddüñe göñlüm esīr

Günümüz Türkçesiyle

1. Münîr'in gözü boyunun servini bir kez göreli beri, gönlüm o yüksek servi biçimli boyuna esir oldu.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Neşirdeki onuncu muamma "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" vezniyle yazılmış tek beyittir; mısralar "Münīr" ve "esīr" kelimeleriyle kafiyelenir. Muammalar üç nüshada da bulunur (VT 179b-180b, VY 151a-152b, Ü 63b-65b). Ü nüshasında 10. ve 11. muammalar yer değiştirmiştir ve bu nüsha 11. muammadan sonrasını içermez; bu yüzden bu beyit Ü'nün son beytidir. Ersoy da nüshayı tanıtırken son beyit olarak bu muammayı gösterir.

Neşir başlığında çözüm "Aḥmed Beg" olarak verilir; Ersoy girişte adı "Ahmed Bey" diye anar. Kimin adı olduğu belirtilmez; şairin kasidelerinde "Sulṭān" diye övülen Şehzade Ahmed ile bir ilgisi olup olmadığını gösteren bir kayıt yoktur.

Anlam ve Söz Sanatları

Beyit, sevgilinin boyunu servi ağacına benzeten bilinen teşbih üzerine kurulur. İlk mısrada "ḳāmet" (boy) ile "serv", ikinci mısrada "serv-i bālā" (yüksek servi) ile "ḳadd" (boy) yan yana gelir; aynı benzetme iki kez söylenir. Mahlas ilk mısrada "çeşm-i Münīr" (Münîr'in gözü) terkibiyle geçer; görmek gözün, esir olmak gönlün işidir.

Muammanın çözüm yolu neşirde gösterilmez. TDV İslâm Ansiklopedisi, muammada boyun (kad) elif harfine karşılık geldiğini kaydeder; beyitte boy anlamındaki iki kelime bulunur ve çözümdeki Aḥmed adı elif ile başlar. Adın bütününü harf harf kuramadığımız için bunu yalnız bir ipucu olarak kaydediyoruz (bizim okumamızdır).

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar