Özgün Metin

Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün

Āftāb-ı ḥüsnüñe dil müşterīdür cān ile
Göreli burc-ı şerefde sen meh-i tābān ile

Günümüz Türkçesiyle

1. Seni şeref burcunda parlak ayla birlikte göreli beri, gönül güzelliğinin güneşine canıyla alıcıdır (canını verip onu almaya hazırdır). ("Müşterī" kelimesi hem alıcı hem Jüpiter gezegeni anlamına gelir.)

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Neşirdeki on üçüncü muamma "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" vezniyle yazılmış tek beyittir; "cān" ve "tābān" kelimeleri kafiye, "ile" rediftir. Muammalar VT ve VY nüshalarında aynı sırayla yer alır (VT 179b-180b, VY 151a-152b); Ü nüshasında 11. muammadan sonrası bulunmadığı için bu beyit o nüshada yoktur.

Neşir başlığında çözüm "Seyfī" olarak verilir; Ersoy girişte adı "Seyfi" diye anar. Kimin adı olduğu belirtilmez.

Anlam ve Söz Sanatları

Beyit gökyüzünün diliyle kurulmuştur: güneş (āftāb), ay (meh), burç ve Müşteri. Kubbealtı Lugatı "müşteri" kelimesine iki ayrı madde ayırır: satın alan kimse, alıcı ve Jüpiter gezegeni; ikinci maddede Müşteri'nin saadet ve bereket yıldızı olarak tanındığı da kaydedilir. Gönül, sevgilinin güzellik güneşine canını vermeye hazır bir alıcıdır; aynı kelime göğün ortasına bir gezegen de yerleştirir. Bu tevriye beytin en belirgin söz oyunudur.

"Burc-ı şeref" yükseklik ve şan burcu demektir; Kubbealtı "burç" kelimesine kale kulesi ve zodyaktaki on iki takımyıldızdan her biri anlamlarını verir. Sevgili bu burçta parlayan ayla birlikte görülür. TDV İslâm Ansiklopedisi, muammada on iki burcun ve yedi gezegenin belirli harflere işaret ettiğini kaydeder; beyitteki gök kelimelerinin Seyfī adının harflerini nasıl verdiğini ise gösteremiyoruz. Ersoy da çözüm yolunu açıklamaz.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

Kitaplar

Çevrimiçi kaynaklar