Özgün Metin

Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün

Ḥālini bilmek dilerseñ bendeñüñ gāh [u] gehī
Bir naẓar ḳıl çeşm-i gevher-bāra ey serv-i sehī

Günümüz Türkçesiyle

1. Ey düz boylu servi (sevgili), bu kulunun hâlini ara sıra bilmek istersen, inci saçan (gözyaşı döken) gözüne bir bak.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Neşirdeki on beşinci muamma "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" vezniyle yazılmış tek beyittir; mısralar "gehī" ve "sehī" kelimeleriyle kafiyelenir. İlk mısradaki "[u]" Ersoy'un vezne ve anlama göre yaptığı tamirdir. Muammalar VT ve VY nüshalarında aynı sırayla yer alır (VT 179b-180b, VY 151a-152b); Ü nüshasında 11. muammadan sonrası bulunmadığı için bu beyit o nüshada yoktur.

Neşir başlığında çözüm "Ḥüsām" olarak verilir; Ersoy girişte adı "Hüsam" diye anar. Kimin adı olduğu belirtilmez.

Anlam ve Söz Sanatları

Âşık, hâlini öğrenmek isteyen sevgiliye uzun söz yerine gözlerini gösterir: gözyaşları her şeyi anlatmaktadır. Kubbealtı Lugatı "gâh - geh" kelimesini bazen, ara sıra diye açıklar ve "gâh gâh" gibi tekrarlı kullanımlarını kaydeder; "gāh u gehī" de ara sıra demektir. Aynı sözlük "gevher" kelimesini cevher, elmas, inci, "sehî" kelimesini de boy için doğru, düzgün, fidan gibi diye açıklar. Gözyaşının inciye, sevgilinin boyunun serviye benzetilmesi bilinen teşbihlerdir.

Muammanın çözüm yolu neşirde gösterilmez. TDV İslâm Ansiklopedisi, harflerin noktalarını kaldırmak ya da yerlerini değiştirmek için "hal, ben, dâğ, dâne, gevher" gibi kelimelerin kullanıldığını kaydeder; beyitte hem "ḥāl" hem "gevher" kelimesi geçer. Bunların Ḥüsām adının harflerini nasıl verdiğini gösteremiyoruz; kaydı yalnız bir ipucu olarak düşüyoruz.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

Kitaplar

Çevrimiçi kaynaklar