Özgün Metin

Vezin: fe‘ilātün mefā‘ilün fe‘ilün

Dür-i dendān şevḳına her dem
Baḥr olursa ‘aceb mi dīde-i nem

Günümüz Türkçesiyle

1. İnci gibi dişlerinin özlemiyle nemli gözüm her an bir deniz olursa buna şaşılır mı? (İnci denizden çıkar; incileri özleyen göz de yaşla dolup denize döner.)

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Neşirdeki üçüncü muamma, "fe‘ilātün mefā‘ilün fe‘ilün" vezniyle yazılmış tek beyittir; mısralar "dem" ve "nem" kelimeleriyle kafiyelenir. Muammalar arasında bu vezin yalnız burada kullanılır. Muammalar üç divan nüshasının üçünde de bulunur (VT 179b-180b, VY 151a-152b, Ü 63b-65b) ve sıraları nüshalarda aynıdır; yalnız Ü'de 10. ve 11. muammalar yer değiştirmiştir, 12. muamma ve sonrası da Ü'de yoktur.

Neşir başlığında çözüm "Ḥüseyn" olarak verilir; Ersoy girişte bu adı "Hüseyin" diye anar. Kimin adı olduğu belirtilmez.

Anlam ve Söz Sanatları

Beyit, inci ile deniz arasındaki bilinen ilgiye dayanır. Kubbealtı Lugatı "dendan" kelimesini diş olarak açıklar; "dür-i dendān" inci gibi diş demektir. İnci denizden çıktığı için, bu incileri özleyen gözün ağlaya ağlaya denize dönmesi şaşılacak bir şey sayılmaz. "Dür", "baḥr" ve "nem" kelimeleri arasında açık bir tenasüp vardır; soru biçimindeki ikinci mısra da sonucun kendiliğinden geldiğini söyler.

Muammanın çözüm yolu neşirde gösterilmez. Kubbealtı'nın "dendan" maddesinde kelimenin ikinci anlamı da verilir: Arap alfabesinde sin, be, te, se ve nun gibi harflerin dişe benzeyen sivri çıkıntıları. Çözümdeki Ḥüseyn adında sin ve nun harfleri bulunduğu için "dendān" kelimesinin bu harflere işaret etmesi mümkündür. Adın öteki harflerini beyitten güvenle çıkaramadığımız için bunu yalnız bir ipucu olarak kaydediyoruz (bizim okumamızdır).

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

Kitaplar

Çevrimiçi kaynaklar