Özgün Metin

Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün

Şod besī müştāḳ ber-dīdār-ı to
Ber-fiken burḳa‘ zi-meh-ruḫsār-ı to

Günümüz Türkçesiyle

1. (Gönül) senin yüzünü görmeyi pek çok özledi; ay gibi yanağından peçeyi kaldır at. (Beyit Farsçadır; neşir anlamını vermediği için aktarım bizimdir. İlk mısrada özlem duyanın kim olduğu söylenmez.)

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Neşirdeki yedinci muamma "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" vezniyle yazılmış tek beyittir; "dīdār" ve "ruḫsār" kelimeleri kafiye, "-ı to" (senin) redif gibi tekrarlanır. Muammalar üç divan nüshasının üçünde de bulunur (VT 179b-180b, VY 151a-152b, Ü 63b-65b) ve sıraları nüshalarda aynıdır; yalnız Ü'de 10. ve 11. muammalar yer değiştirmiştir, 12. muamma ve sonrası da Ü'de yoktur.

Beyit dil bakımından Farsçadır: "şod" (oldu), "besī" (çok), "ber-fiken" (at, kaldır), "zi" (-den) ve "to" (sen) gibi Farsça kelimelerle kurulmuştur (bizim tespitimizdir). Ersoy girişte muammaların yalnız birinin Farsça olduğunu yazar, TDV de "biri Farsça" der; neşir bu beytin Türkçe anlamını da vermez. Bu durumda ya Ersoy ile TDV'nin sayımı yalnız 6. muammayı esas almıştır ya da beyit başka bir ölçüyle Türkçe sayılmıştır; hangisi olduğunu bilmiyoruz. Neşir başlığında çözüm "Seydī" olarak verilir.

Anlam ve Söz Sanatları

Beyit, âşığın sevgilinin yüzünü görme isteği üzerine kurulu kısa bir yakarıştır. Kubbealtı Lugatı "burka" kelimesini kadınların yüzlerini gizlemek için kullandıkları örtü, peçe diye, "efgen" maddesinde de Farsça "efkenden" fiilini düşürmek, yere atmak diye açıklar; "ber-fiken burḳa‘" peçeyi kaldırıp atmak demektir. "Meh-ruḫsār" (ay yanaklı) teşbihi, peçenin ardındaki yüzü bulutun ardındaki aya benzetir. Muammanın harf hesabı neşirde gösterilmez; Seydī adının beyitten nasıl çıktığını gösteremiyoruz.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

Kitaplar

Çevrimiçi kaynaklar