Özgün Metin

Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün

Bellüdür bu ‘ālemüñ işi göñül
Yeg degül mi virmese kişi göñül
Nūş-ı dehr-i dūna meyl itdüñ ise
İḫtiyār itmek gerek nīşi göñül

Günümüz Türkçesiyle

1. Ey gönül, bu dünyanın işi bellidir; insan ona gönül vermese daha iyi değil mi?

2. Ey gönül, alçak dünyanın balına (tatlısına) meylettiysen, onun zehrini (iğnesini) de seçmen gerekir.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Neşirdeki beşinci müfred "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" vezniyle yazılmış iki beyittir. Neşir bu iki beyti "Müfredler" başlığı altında, aralarında boşluk bırakarak verir. Kubbealtı Lugatı müfredi başka beyitlere bağlı olmayan tek beyit diye tanımladığı için, buradaki parça adına rağmen iki beyitliktir; tür adı neşre uyularak korunmuştur. Ersoy girişte divandaki dokuz müfredin yalnız Vatikan nüshasında (VT) bulunduğunu ve hepsinin Türkçe olduğunu yazar; müfredler bu nüshanın 180b-181b yapraklarındadır.

Redif "göñül", kafiye "işi", "kişi" ve "nīşi" kelimeleridir. İlk beytin iki mısraı da kafiyelidir; Kubbealtı Lugatı mısraları kafiyeli beyte musarra der ve manzumelerin matla beyitlerinin hemen her zaman musarra olduğunu kaydeder. Bu bakımdan parça, bir matla ile onu izleyen bir beyitten oluşan bir şiir başlangıcını andırır (bizim tespitimizdir). İlk beyit 6. müfredin ilk beytiyle harfi harfine aynıdır; iki parça yalnız ikinci beyitte ayrılır. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.

Anlam ve Söz Sanatları

Parça dünyaya gönül bağlamamayı öğütler. Redif olan "göñül" kelimesi farklı görevlerle tekrarlanır: ilk mısrada şairin seslendiği kendi gönlüdür, ikinci mısrada "gönül vermek" deyiminin parçasıdır. Bu tekrar beyte hem ahenk hem söz oyunu katar.

İkinci beytin anahtarı "nūş" ile "nīş" arasındaki ses ve anlam oyunudur. Kubbealtı Lugatı "nûş" kelimesine içme ve tatlı şey, "nîş" kelimesine de iğne, diken gibi şeylerin sivri ucu ile zehir, ağu anlamlarını verir. Aynı sözlük iki maddede de Rûhî-i Bağdâdî'nin "Nûş âhiri nîş olmasa sûr âhiri mâtem" mısraını örnek gösterir; demek ki bal ile iğneyi, tatlı ile zehri birlikte anmak divan şiirinde yerleşik bir kalıptır. Münîrî'ye göre dünyanın tatlısını isteyen, onun acısını da göze almak zorundadır; "dehr-i dūn" (alçak, aşağılık dünya) terkibi de bu hükmü sertleştirir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar