Özgün Metin

Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün

Ben ġarībe yoḳ durur meylüñ eger
K’eylemezsin dōstum hergiz naẓar
Yoluña cān virmek ise ‘āḳıbet
Ġam degül biz çoḳdan itdük terk-i ser

Günümüz Türkçesiyle

1. Dostum, eğer bana, bu garibe hiç meylin yoksa, öyle ki bana asla bakmıyorsan...

2. Sonunda iş senin yoluna can vermekse, gam değil; biz baştan çoktan vazgeçtik (başımızı çoktan gözden çıkardık).

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Neşirdeki dokuzuncu ve son müfred "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" vezniyle yazılmış iki beyittir. Neşir bu iki beyti "Müfredler" başlığı altında, aralarında boşluk bırakarak verir. Kubbealtı Lugatı müfredi başka beyitlere bağlı olmayan tek beyit diye tanımladığı için, buradaki parça adına rağmen iki beyitliktir; tür adı neşre uyularak korunmuştur. Ersoy girişte divandaki dokuz müfredin yalnız Vatikan nüshasında (VT) bulunduğunu ve hepsinin Türkçe olduğunu yazar; müfredler bu nüshanın 180b-181b yapraklarındadır.

Kafiye "eger", "naẓar" ve "ser" kelimeleriyle kurulur. İlk beytin iki mısraı da kafiyelidir; Kubbealtı Lugatı mısraları kafiyeli beyte musarra der ve manzumelerin matla beyitlerinin hemen her zaman musarra olduğunu kaydeder. Bu bakımdan parça, bir matla ile onu izleyen bir beyitten oluşan bir şiir başlangıcını andırır (bizim tespitimizdir). Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.

Anlam ve Söz Sanatları

İki beyit tek bir şart cümlesi gibi ilerler: ilk beyitte sevgilinin ilgisizliği bir şart olarak konur, ikinci beyitte âşığın cevabı gelir. İlk beyit kendi başına tamamlanmaz; anlam ikinci beyitle bütünlenir. Bu, parçanın neden iki beyit olarak birlikte basıldığını da gösterir.

Kubbealtı Lugatı "terk" kelimesini bırakma, vazgeçme diye açıklar ve tasavvufta Allah'tan başka her şeyi gönülden çıkarma anlamını, "terk-i dünyâ" gibi terkiplerle birlikte kaydeder. "Terk-i ser" (baştan vazgeçmek) âşığın canını çoktan gözden çıkardığını söyler; "cān virmek" ile "terk-i ser" arasında açık bir anlam yakınlığı vardır. "Ġam degül" (gam değil) sözü, ölümü bile hafife alan bir rahatlığın ifadesidir; âşık kendini "ġarīb" (kimsesiz, yabancı) diye anarken sevgiliye "dōstum" diye seslenir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar