Özgün Metin

Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün

Biz ki reyḥān ḫaṭṭuñuñ ḥayrānıyuz
Dem-be-dem yā ḳaşlaruñ ḳurbānıyuz
Bilmezem ki n’eyledi zülf-i ḫamuñ
Key perīşān-ḥāl ü ser-gerdānıyuz

Günümüz Türkçesiyle

1. Biz ki reyhan gibi ayva tüyünün hayranıyız, her an yay kaşlarının kurbanıyız. Bilmem ki kıvrım kıvrım saçın ne yaptı; pek perişan hâlli ve başı dönmüş kimseleriz. ("Yā" kelimesini "yay" diye anladık; "key" kelimesini bağlama göre "pek" diye anladık.)

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Şiir dört mısralık bir tuyuğdur; neşirde tuyuğların on dördüncüsüdür (tyğ 14). Vezin "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıdır. Kafiye "-ānı" sesi, redif "-yuz" ekidir: ḥayrānıyuz, ḳurbānıyuz, ser-gerdānıyuz; üçüncü mısra ("ḫamuñ") kafiyesizdir. Dörtlük üç nüshada da bulunur (VT 178b, VY 150a, Ü 62b). Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.

Anlam ve Söz Sanatları

Birinci mısradaki "reyḥān ḫaṭ" sözü iki anlam taşır. Kubbealtı "hat" kelimesine yazı ve gençlerde yeni beliren sakal, bıyık anlamlarını; "reyhan" kelimesine fesleğen anlamını verir. "Reyhânî" ise aynı sözlüğe göre muhakkak karakterinde, nesih kalınlığında bir hat üslubudur. Sevgilinin yüzündeki ayva tüyü reyhan gibi yeşildir; aynı zamanda "reyhânî hat" adlı yazıyı hatırlatır. TDV, Münîrî'nin hattın bütün türlerinde yazı yazdığını kendisinin bildirdiğini kaydeder; yazı sanatına ait bir terimin aşk diline taşınması bu bilgiyle birlikte anlam kazanır (bizim okumamızdır).

İkinci mısradaki "yā" kelimesini kaşın yaya benzetilmesinden hareketle "yay" diye anladık; kelime "ya" bağlacı olarak da okunabilir, ama bu okuma mısraın anlamına uymuyor. Âşıklar ayva tüyünün hayranı, kaşların kurbanıdır. Son iki mısrada saç ile âşık arasında bir benzerlik kurulur: Kubbealtı "sergerdan" kelimesini başı dönen, perişan diye açıklar. Saç kıvrık ve dağınıktır; âşık da onun yüzünden perişan ve başı dönmüş olmuştur. "Bilmezem ki n'eyledi" sözü bu benzerliği bir şaşkınlık ifadesiyle söyler.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

Kitaplar

Çevrimiçi kaynaklar