Özgün Metin

Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün

Ruḫlaruñ kim bāġ-ı cān gül-zārıdur
Ṣad hezārān bülbül ü gül zārīdür
Bülbül-i dil-ḫasteñi unutma kim
Dem-be-dem ḫār-ı belā bīmārıdur

Günümüz Türkçesiyle

1. Yanakların ki can bağının gül bahçesidir; yüz binlerce bülbül ve gül onlar için ağlayıp inlemektedir. Gönlü yaralı bülbülünü unutma; o her an belâ dikeninin hastasıdır.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Şiir dört mısralık bir tuyuğdur; neşirde tuyuğların on ikincisidir (tyğ 12). Vezin "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıdır. Kafiye kelimeleri "gül-zārıdur", "zārīdür" ve "bīmārıdur"dur; üçüncü mısra ("kim") kafiyesizdir. Dörtlük üç nüshada da bulunur (VT 178a, VY 149b, Ü 62b). Bir önceki tuyuğ gibi bu dörtlük de bülbül ve gül bahçesi imgesiyle kurulmuştur. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.

Anlam ve Söz Sanatları

Tuyuğun cinası ilk iki mısraın sonundadır. Birinci mısra "gül-zārıdur" (gül bahçesidir), ikinci mısra "gül zārīdür" (gül ağlayıştadır) diye biter. Kubbealtı "gülzar" kelimesini gül bahçesi, "zârî" kelimesini ağlama, inleme diye açıklar. İki söz aynı seslerden kurulur, ama biri bir yer adı, öteki bir ağlayıştır; TDV'nin tuyuğ için belirttiği cinaslı kafiyenin açık bir örneğidir.

İkinci mısradaki "hezārān" da iki anlamlıdır. Kubbealtı "hezâran" kelimesine hem "binlerce" hem "bülbüller" anlamını verir. "Ṣad hezārān bülbül" sözünde kelime sayı bildirir, ama yanındaki "bülbül" ile bülbülü de çağrıştırır. Son iki mısrada âşık kendini sevgilinin bahçesindeki yaralı bülbül olarak anar; gülün dikeni (ḫār) belâya dönüşmüştür ve bülbül her an bu dikenin hastasıdır. Gül, diken ve bülbül arasındaki tenasüp dörtlüğü bir bütün hâline getirir.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

Kitaplar

Çevrimiçi kaynaklar