Amasya'nın batısındaki geniş düzlüklere hayat veren Tersakan Çayı, Yeşilırmak'ın sol kollarından biridir. Samsun'un Ladik ilçesindeki Ladik Gölü'nden çıkar, Havza'dan geçer, Suluova ovasını ortasından yararak doğuya kıvrılır ve Amasya kentinin hemen çıkışında Yeşilırmak'a karışır. Uzunluğu kimi kaynaklarda 91,4, kimilerinde 100 kilometre olarak verilir; su toplama havzası 2.684 kilometrekareyi bulur. Debisi Yeşilırmak'ın öteki büyük kollarıyla kıyaslandığında mütevazıdır, ancak Suluova ile Merzifon ovalarının sulanmasında taşıdığı yük bu küçük rakamların çok üstündedir. Bugün suyu berrak akmasa da, taşıdığı bereketle Amasya'nın en büyük tarım havzalarından birini besleyen ana damar hâlâ odur. Çayın yatağı boyunca dizilen köyler, eski bataklıkların yerine açılan tarlalar, bir şeker fabrikasının çevresinde kurulmuş bir kasaba ve son kırk yılda yapılan barajlar, Tersakan havzasını Amasya'nın tarım tarihinin en çok değişen köşelerinden biri yapar.
Adı ve Akış Yönü
Çayın adı, izlediği alışılmadık yoldan gelir. Ladik Gölü'nden çıkan su önce batıya, ardından güneye yönelir, Suluova düzlüğünde geniş bir yay çizdikten sonra doğuya döner ve Yeşilırmak'a ulaşır. Kuzeydeki Karadeniz'e doğru akmayı bekleyen gözlemciye su sanki ters yöne gidiyormuş gibi görünür; yöre halkı da çaya bu yüzden Tersakan demiştir. Havza ilçesinde yaşayanlar, Ladik'ten çıkan suyun Havza'dan geçip Amasya'ya gittiğini ve orada Yeşilırmak'a karıştığını anlatırken adın kaynağını hep bu dolambaçlı akışa bağlarlar. Yerel basında zaman zaman "Türkiye'nin tersine akan tek akarsuyu" diye sunulsa da bu nitelemeyi bir halk yakıştırması olarak okumak gerekir: Tersakan'ın suları sonunda Yeşilırmak'la birlikte Çarşamba'dan Karadeniz'e ulaşır, yalnızca oraya varmak için önce iç kesimlere doğru büyük bir dolambaç çizer.
Bu yay biçimli akışın arkasında bölgenin jeolojik geçmişi yatar. Tersakan'ın bugünkü düzeni, Suluova düzlüğünün eskiden bir iç göl olduğu ve kuzeye akan akarsuların bu gölü zamanla kapıp boşalttığı uzun bir sürecin sonucudur; bu süreç Yeşilırmak'ın hidrolojisini anlatan İris'in Nabzı yazısında ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Çayın kaynak kesimi ise Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun etki alanındadır. Serkan Gürgöze ile Ali Uzun'un 2025'te yayımlanan çalışması, fay zonunun Kızılırmak ile Tersakan Çayı arasındaki kesimini incelemiş, bu kesimdeki drenaj havzalarında tektonik etkinliğin yüksek olduğunu ve fay zonundan uzaklaştıkça azaldığını göstermiştir. Tersakan'ın hem kaynağının hem de vadisinin biçimi, bu hareketli yer kabuğunun izlerini taşır.
Kaynak Bölgesi: Ladik Gölü ve Akdağ
Tersakan'ın kaynağı konusunda kaynaklar farklı vurgular yapar. Ansiklopedik kaynakların çoğu çayı doğrudan Ladik Gölü'nden başlatır. Amasya'nın resmî coğrafya tanıtımı ve Yeşilırmak Havzası Taşkın Yönetim Planı ise çayın 1.925 metre yükseklikte Akdağ eteklerinden doğduğunu, Ladik Gölü'nün fazla suyunu da alarak Havza ilçesinden geçtiğini yazar. Suluova'ya ait yerel bir tanıtımda ise Tersakan'ın kaynağı Derinöz Çayı olarak gösterilir. Bu farklılık, çayı besleyen birkaç ayrı kolun hangisinin ana kaynak sayıldığıyla ilgilidir: göl, düzenli bir başlangıç noktası verirken Akdağ'ın yamaçlarından inen dereler havzanın en yüksek su toplama alanını oluşturur.
Ladik Gölü, Ladik ilçe merkezinin doğusunda, yaklaşık 950 metre yükseklikte yer alan tektonik kökenli bir göldür; yüzölçümü 8,7 kilometrekare, yani 870 hektar dolaylarında verilir. Yüzen adacıklarıyla tanınır, kıyılarının önemli bir bölümü sazlıktır. Gölün güney kıyısı, 1668'de Kuzey Anadolu'yu sarsan ve Türkiye'de kaydedilen en güçlü depremlerden biri sayılan büyük depremin odak bölgesi olarak gösterilir. Gölde turna balığı, tahta balığı, sazan ve kızılkanat yaşar; 1997'de yapılan bir kuş gözleminde gece balıkçılı, alaca balıkçıl, kara leylek ve turna gibi türlerin burada ürediği saptanmıştır.
Gölün suyunu Tersakan'a düzenli biçimde vermek için 1930'lardan beri çeşitli düzenlemeler yapılmıştır. Göl yatağının ıslahı için 1933'te ilk incelemeler yapılmış, bunların sonucunda 1951'de Mazlumoğlu ile Kıranboğaz köyleri arasında, Tersakan'ın başlangıç noktasına bir regülatör kurulmuştur. Devlet Su İşleri'nin hazırladığı Ladik Gölü Islahı Planı 1973'te tamamlanmış, regülatör 1986'da yenilenmiş ve göl sulama amaçlı bir baraj gölüne dönüştürülmüştür. Gölün kuzeyine yapılan setle su seviyesinin yükselmesi, kıyıdaki bazı tarım arazilerinin sular altında kalmasına ve göldeki su bitkilerinin azalmasına da yol açmıştır.
Havza'dan Suluova'ya: Çayın Yolu ve Kolları
Gölden çıkan Tersakan batıya doğru Havza ilçesine iner. Bu kesimde suyun temiz aktığı, kıyılarının yaz aylarında piknik yeri olarak kullanıldığı anlatılır; eski kuşaklar çayın suyunda halı ve bulaşık yıkandığını, çocukların ırmağa girip yüzdüğünü hatırlar. Havza'dan sonra güneye dönen çay, Suluova ilçe topraklarına Eski Çeltek yöresinden girer. Linyit ocaklarıyla tanınan Çeltek, çayın Amasya il sınırına ulaştığı noktadır. Tersakan'ın Amasya il sınırları içinde kalan bölümü yaklaşık 41 kilometredir.
Suluova düzlüğünde çay sağa doğru bir yay çizer ve burada en önemli kollarından Gümüşsuyu ile birleşir. Tersakan'ın başlıca kolları Şeyhsuyu, Gümüşsuyu, Derinöz ve Salhan çaylarıdır; Gümüşhacıköy, Merzifon ve Suluova ovaları bu kolların suladığı düzlüklerdir. Derinöz Deresi Akdağ'ın 1.900–2.000 metreye varan batı yamaçlarından beslenir, Çatak köyündeki ölçüm noktasında yağış alanı 120 kilometrekareye ulaşır ve Çatak'ın mansabında Tersakan'a karışır. Şeyhsuyu ve Değirmendere ise Suluova ovasının önemli sulama kaynakları arasında sayılır. Ova köylerinden geçen çay, Saygılı köyünün altında, Gani Baba adıyla bilinen Şeyh Abdülgani el-Halvetî'nin türbesinin önünden akar; yerel anlatıya göre Horasan'dan Anadolu'ya gelen bir gazi derviş olan Gani Baba'nın türbesinin çevresi bugün piknik alanı olarak düzenlenmiştir.
Suluova'dan sonra çay doğuya yönelir ve Amasya kentine yaklaşır. Kentin batısında Göllü Bağları, Bahçeleriçi ve 55 Evler mahallelerinin yakınından geçer, il merkezi çıkışında Kunç Köprü dolaylarında Yeşilırmak'a dökülür. Bu birleşme noktası, Yeşilırmak vadisinin iki ayrı kesimini birbirinden ayıran bir sınırdır da: Boğazköy ile Tersakan ağzı arasındaki 8,5 kilometrelik bölüm Beşgöz Vadisi, Tersakan ağzından başlayıp Ziyaret ve Yenice'den geçerek Kuzgeçe köyüne uzanan 20 kilometrelik bölüm ise Amasya elmasının yetiştiği Onlukköprü Vadisi adını taşır.
Tersakan vadisi tarih boyunca bir geçit olarak da kullanılmıştır. Samsun'dan başlayıp Havza ve Suluova üzerinden Anadolu içlerine uzanan doğal geçitler dizisi, Karadeniz kıyısını iç bölgelere bağlayan en kolay yollardan biridir. Suluova aynı zamanda Taşova, Erbaa, Niksar, Reşadiye ve Kelkit vadisi üzerinden İran'a kadar giden eski kervan yolunun, bugün de E-80 uluslararası karayolunun üzerindedir. Samsun–Sivas demiryolu da ilçe topraklarından geçer. Mustafa Kemal Paşa 12 Haziran 1919'da Havza'dan Amasya'ya giderken bu yolu kullanmış; yerel kayıtlara göre otomobili Suluova'daki hanların yakınında su kaynatınca yanındakilerle bir süre yürümüş ve "Dağ Başını Duman Almış" marşı ilk kez burada söylenmiştir.
Akım Rejimi ve Taşkınlar
Tersakan, Yeşilırmak'ın büyük kolları arasında en az su taşıyanıdır. Ortalama debisi saniyede 3,96 metreküp, yıllık toplam akımı 125 milyon metreküp olarak ölçülmüştür. Bu ortalamanın ardında son derece düzensiz bir rejim yatar: ölçülen en düşük debi saniyede 0,021 metreküpe inerken en yüksek debi saniyede 317 metreküpe çıkmıştır. Kurak yaz sonlarında çay neredeyse bir dere kadar daralır, yatağında yer yer durgun gölcükler kalır. Taşkınlar genellikle mart, nisan ve mayıs aylarında karların erimesi ve bahar yağmurlarıyla, ama yaz aylarında da ani sağanaklarla görülür.
Bu taşkınlar, ovanın tarım arazilerini tehdit ettiği için uzun süredir araştırma konusudur. Kadri Yürekli ile Ahmet Kurunç 2001'de Gaziosmanpaşa Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi'nde yayımladıkları çalışmada Tersakan havzasında taşkına yol açan günlük en büyük akımların tekrarlanma sürelerini hesaplamışlardır; çayın uzunluğu ve havza alanı için en sık başvurulan 91,4 kilometre ve 2.684 kilometrekare değerleri de bu çalışmaya dayanır. Yeşilırmak havzası için hazırlanan taşkın yönetim planı ise Havza–Tersakan kesimini taşkın riski çok düşük olan alanlar arasında sınıflandırır. Cumhuriyetin ilk on yıllarında Amasya çevresinde yaşanan büyük sellerde Tersakan'ın da zaman zaman yatağından taştığı bilinmektedir; ancak bugün çayın asıl sorunu taşkından çok, yaz aylarındaki susuzluk ve bu susuzlukla ağırlaşan kirliliktir.
Suluova Ovasının Coğrafyası
Suluova ovası, ilçe merkezinin güney ve güneydoğusunu kaplayan, Tersakan'ın tam ortasından geçtiği geniş bir düzlüktür. Yaklaşık 40.000 hektarlık alanıyla Amasya il topraklarının yüzde 7,3'ünü oluşturur ve ortalama 550 metre yükseltidedir. Ova, Amasya il merkezinin yaklaşık 25 kilometre batısında, Orta Karadeniz Bölgesi'nin iç kesiminde uzanır. Batıda kesintisiz biçimde Merzifon ovasına bağlanır; ortalama 700 metre yükseltideki ve 31.100 hektarlık alanıyla ilin üçüncü büyük ovası olan Merzifon ovası da Gümüşsuyu ve Salhan çaylarıyla Tersakan sistemine dahildir. Geldingen, Suluova, Merzifon ve Gümüş ovaları birlikte il yüzölçümünün dörtte birine yakın bir bölümünü kaplar ve Amasya tarımının bel kemiğini oluşturur.
İlçenin yüzölçümü kaynaklara göre 456 ile 516 kilometrekare arasında verilir, merkezin yükseltisi 510–551 metre arasındadır. Suluova'nın üç yanı fazla yüksek olmayan dağlarla çevrilidir. En yüksek nokta güneydoğudaki Akdağ'dır; yüksekliği kimi kaynaklarda 2.044, kimilerinde 2.064 metre olarak geçer. Akdağ'ın etekleri karaçam, sarıçam, kayın ve meşeden oluşan ormanlarla örtülüdür, 1.000 metre yükseklikteki Kapaklı Orman Fidanlığı da bu yamaçlardadır. Kuzeybatıya uzanan dağlarda orman giderek seyrekleşir, güneydeki dağlarda ise neredeyse hiç orman yoktur. Ovanın kendi bitki örtüsü meyve bahçelerinden, kavak ve söğüt sıralarından ibarettir; bunlar da büyük ölçüde son yetmiş yılın ürünüdür.
Ovanın iklimi İç Anadolu'nun karasal iklimiyle Karadeniz iklimi arasında bir geçiş özelliği gösterir. Yıllık sıcaklık ortalaması 12 derece dolayındadır; en sıcak ay ortalama 21,5 dereceyle temmuz, en soğuk ay 2,2 dereceyle ocaktır. İlk donlar kasımda, son donlar nisanda görülür. Yağışlar en çok ilkbahar ve kış aylarında düşer, kar ise ovada ender görülür ve daha çok Akdağ'a yağar. Yıllık yağış toplamı 430 milimetre dolaylarındadır ve temmuz ile ağustos neredeyse yağışsız geçer. Bu kurak yazlar, ovada tarımın sulamaya neden bu kadar bağımlı olduğunu açıklar.
Ovanın Adı ve Eski Yerleşimler
Suluova'nın adı, sularının bolluğundan gelir ve bu bolluk adın bütün tarihî biçimlerinde kendini gösterir. Yerel kaynaklara göre bölge Milattan sonraki ilk yüzyıllarda Arguma adıyla anılmış ve bu ad "sulak yurt" olarak açıklanmıştır; Özhan Öztürk ise adı Hititçe "sınır yerleşimi" anlamına bağlayan farklı bir yorum önerir. On üçüncü yüzyılın sonlarında Alaflı adı görülür. Yirminci yüzyılın başında yalnızca birkaç ailenin yaşadığı küçük bir köy olan yerleşim, 1902'de Suluca adıyla bucak merkezi oldu. 1946'da Suluova adını aldı ve belediye kuruldu, 1957'de ise ilçe oldu. Türkçe ad, eski Arguma'nın anlamını sürdüren "sulu ova" karşılığıdır.
Ovanın yerleşim tarihi çok daha eskidir. Bugün ilçe merkezinde, Doğukent Mahallesi'ndeki Kümbettepe höyüğünde yapılan kazılarda çıkan tuğla ve taş parçaları, yerleşimin Kalkolitik Çağ'a ve Hitit dönemine kadar uzandığını gösterir. Kanatpınar köyündeki Devret Höyük ile Deveci köyündeki Yoğurtçu Baba Höyüğü de Amasya'nın Kalkolitik Çağ yerleşmeleri arasında sayılır. Merzifon ile Amasya arasındaki bu açık düzlük, Orta Çağ'da da önemli olaylara sahne oldu. 1101'de Anadolu'ya giren Haçlı ordusu, Merzifon ile Amasya arasında Selçuklu Sultanı I. Kılıç Arslan ile Danişmend Gazi'nin kuvvetlerine ağır bir yenilgiye uğradı; yerel tarih yazımı bu savaşı Arguma, yani bugünkü Suluova düzlüğüne yerleştirir. Bölge 1386'da Osmanlı idaresine geçti. Osmanlı döneminde Amasya'nın dört nahiyesinden biri bugünkü Yolpınar köyü, eski adıyla Hakala idi; köyün doğusunda kalıntıları bugüne ulaşan Kasım Bey Medresesi, güneybatısında ise Seyyid Necmeddin Yahya Rifaî'nin 1348'de yaptırdığı zaviye bulunuyordu.
Suyun ova hayatındaki yeri, yerel inanç geleneğinde de iz bırakmıştır. Hacı Hayta Mahallesi'nin Erenler mevkiindeki Erenler Türbesi'nde yatan kişinin Alevi arkı adıyla bilinen sulama arkını yaptırdığı ve vasiyeti gereği bu arktan hâlâ su akıtıldığı anlatılır. Ovanın dört bir yanındaki türbe ve yatırlar, yerel kaynaklarda Suluova'ya ilk yerleşimi sağlayan kişilere bağlanır.
Bataklıktan Tarlaya: Ovanın Dönüşümü
Bugün Amasya'nın en verimli tarım alanlarından biri olan Suluova ovası, yirminci yüzyılın ortasına kadar bambaşka bir görünümdeydi. 1950'den önce ovanın önemli bir bölümü bataklıklar ve su birikintileriyle kaplıydı. Drenaj iyi olmadığından tarlalarda taban suyu yüksek, toprakta tuzluluk sorunu yaygındı. Bu koşullar sıtmanın yayılmasına yol açıyor, ova özellikle yaz aylarında yaşanmaz hâle geliyordu. Bazı aileler yazları Akdağ eteklerindeki yaylalara çekiliyordu. Verimli arazinin azlığı ve verimin düşüklüğü yüzünden kurak yıllarda kıtlık yaşandığı da olurdu. Adına bereketi veren bol su, düzenlenmediği sürece ovanın en büyük sorunuydu.
Dönüşüm 1950'lerde başladı. 1950'de Marshall yardımıyla çiftçilere traktör ve tarım aletleri dağıtıldı, aynı yıllarda bataklıklar kurutuldu ve bozuk drenajlı alanlar ıslah edilerek yeni tarım arazileri üretime açıldı. Traktör sayısı arttıkça ovada geniş yer tutan verimsiz çayır ve meralar da sökülerek tarlaya çevrildi. Bataklık olarak bilinen yerler bile zamanla önemli tarım ve yerleşim alanlarına dönüştü. Bu değişim, ovanın nüfusunu ve ekonomisini köklü biçimde yeniden biçimlendirecek bir sanayi yatırımıyla birleşti.
Şeker Fabrikası ve Kasabanın Büyümesi
Amasya Şeker Fabrikası'nın temeli 13 Eylül 1953'te atıldı ve fabrika 11 Eylül 1954'te işletmeye açıldı. Demokrat Parti döneminin şeker sanayiini genişletme programı çerçevesinde kurulan fabrika, Türkiye'nin sekizinci şeker fabrikasıydı. Kuruluşta günde 1.890 ton pancar işleme kapasitesine sahipti; bu kapasite 1965'te günde 2.400, 1968'de 4.800 tona çıkarıldı. Kuruluş yıllarında çiftçiler adına yüzde 23 hisseye sahip olan Pancar Ekicileri Kooperatifi zamanla payını yüzde 71,5'e yükseltti. 1991'e kadar Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. tarafından yönetilen fabrika, o yıl yönetimi de tamamen özelleştirilen ilk şeker fabrikası oldu. Sonraki modernizasyonlarla kapasitesi günde 5.500 tona ulaştı; yaklaşık 400 köyde 30.000 çiftçi 200.000 dekar alanda fabrikaya pancar yetiştirir hâle geldi. Fabrikanın melasını değerlendirmek için 1996'da bir alkol tesisi de üretime geçti.
Fabrikanın ova üzerindeki etkisi pancarla sınırlı kalmadı. Şirketin ziraat mühendisleri modern tarım tekniklerini çiftçiye yoğun bir çalışmayla öğretti, ayni krediler de eklenince ovada tarım hızla gelişti. Buğday verimi arttı, meyve ve sebze üretimi yaygınlaştı, daha önce yok denecek kadar az olan meyve bahçeleri ve kavaklıklar bugünkü yaygınlığına ulaştı. Fabrikanın yan ürünleri olan küspe ve melas, pancar yaprağı ve kuyruklarıyla birlikte hayvancılığa, özellikle besiciliğe güçlü bir yem kaynağı sağladı. Fabrikanın çevresinde hızlı bir kentleşme yaşandı ve kasabanın merkezi fabrikanın çevresine taşındı. Taşova, Ladik, Gümüşhacıköy, Kavak, Zile ve Vezirköprü'den, ayrıca Kars, Erzurum, Gümüşhane ve Sivas'tan gelen göçlerle büyüyen Suluova'nın nüfusu 1960'ta 19.538 iken 2000'de 54.123'e ulaştı. 1975'ten sonraki ekonomik kriz, Et ve Balık Kurumu tesisinin ve şeker fabrikasının özelleştirilmesi, kömür ocaklarının dış rekabete dayanamaması bu büyümeyi yavaşlattı; ilçenin nüfusu bugün 47.000 dolaylarındadır.
Sulama Düzeni: Yedikır, Derinöz ve Göletler
Ovanın tarımı bugün büyük ölçüde baraj ve göletlerden dağıtılan suya dayanır. Bunların en büyüğü, Tersakan'ın suyuyla beslenen Yedikır Barajı'dır. Devlet Su İşleri tarafından yapılan barajın inşaat tarihleri kaynaklarda 1982–1985 ya da 1979–1986 olarak farklı verilir. Baraj, adını aldığı Yedikır (Acıkır) mevkiinde toprak hafriyatıyla oluşturulmuştur; Tersakan'ın yatağına yaklaşık 7,5 kilometre uzaklıktadır ve çaydan aldığı su göle kanallarla taşınır. Taşkın yönetim planındaki verilere göre göl alanı 5,93 kilometrekare, hacmi yaklaşık 60 milyon metreküptür; bu hacmiyle çevrenin en büyük sulama barajı sayılır ve yaklaşık 7.400 hektarlık bir alana su verir. Baraj gölü 1989'da birinci derece doğal sit alanı ve yaban hayatı koruma sahası ilan edilmiş, Yedikuğular Kuş Cenneti adını almıştır. Gölün kuşları ve koruma tarihi, Yedikuğular Kuş Cenneti yazısında ayrıca anlatılmıştır.
Barajdan ovaya dağıtılan suyu bugün Devlet Su İşleri'ne bağlı Suluova Yedikır Sulama Birliği yönetir. Birlik yaklaşık 154 bin dekar tarım arazisine su sağlar; Eraslan ve Saluca pompa istasyonları da barajın suyunu destekler. Sulama sezonu haziranda başlar ve kanallar, sanat yapıları ve pompa istasyonlarının bakımıyla birlikte yaz boyunca sürer. Yağışlı yıllarda baraj ve göletler üst seviyeye kadar dolar, kurak yıllarda ise suyun tasarruflu kullanılması birliğin en sık yinelediği uyarıdır.
Tersakan sisteminin ikinci büyük su yapısı, ilçenin doğusunda Derinöz Deresi üzerinde kurulan Derinöz Barajı'dır. Kaya dolgu gövdeli baraj akarsu yatağından 74 metre yükselir, normal su seviyesinde 18,9 milyon metreküp su tutar ve 0,88 kilometrekarelik bir göl oluşturur. Yapım yılları kimi kaynaklarda 1991–2000, kimilerinde tamamlanma tarihi olarak 2003 verilir; sulama alanı ise 4.490 ile 6.500 hektar arasında farklı rakamlarla anılır. Baraj, Ladik ovası ile Suluova ovasının bir kısmının sulanmasında kullanılır. Bunların yanında Oğulbağı, Akören, Derebaşalan ve Bayırlı köylerinde sulama amaçlı göletler bulunur; Bayırlı Göleti 1994'te işletmeye açılmış ve 85 hektarlık bir alanı sular. Merzifon ovasında ise Yüzüncüyıl ve Alala göletleri Yedikır'ın suyunu tamamlar.
Tersakan'ın suyu, sulama suyu olarak sınıflandırıldığında alkalilik bakımından birinci, tuzluluk bakımından ikinci sınıftadır; ortalama pH değeri 8,5 dolayındadır. Bu özellikleriyle çayın suyu uzun yıllar ovanın on binlerce dekarlık arazisinin sulanmasında güvenle kullanılmıştır ve havzadaki sulanan alanların büyük bölümü hâlâ bu suya bağımlıdır. Ancak aşağıda anlatılacağı gibi, çayın Suluova'dan sonraki kesimindeki kirlilik, bu tablonun son yıllarda değişmesine yol açmıştır.
Ovanın Ürünleri ve Besicilik
Verimli alüvyal toprakları ve düzenli sulamasıyla Suluova ovası, Amasya'nın ürün yelpazesi en geniş düzlüklerinden biridir. Ovada hububat, şeker pancarı, soğan, patates, ayçiçeği, silajlık mısır, nohut, yem bitkileri, meyve ve sebze yetiştirilir. Bunların arasında soğan özel bir yer tutar: Suluova Türkiye'nin en büyük kuru soğan üreticileri arasında sayılır ve ilçede bir soğan üreticileri birliği de kurulmuştur. Ovada yılda 89 bin ton dolayında buğday üretildiği, bu ürünün ilçedeki üç un fabrikasında işlendiği belirtilir; iki yem fabrikası da tahılı hayvancılığa yönlendirir. İlçenin geçim kaynakları yerel tanıtımlarda kısaca hayvancılık, soğan, şeker pancarı ve kömür madenleri olarak sıralanır.
Suluova'yı Amasya'nın öteki ovalarından ayıran asıl özellik ise besiciliğidir. Şeker fabrikasının küspe ve melası, Tersakan'ın suladığı yem bitkisi tarlaları ve ovanın tahılı, ilçede büyükbaş besiciliğinin gelişmesine sağlam bir temel hazırladı. İlçede 51.000 dolayında büyükbaş, 9.500 küçükbaş ve yaklaşık 925.000 kanatlı hayvan bulunduğu bildirilir. 2004'te kurulan Suluova Tarıma Dayalı İhtisas Besi Organize Sanayi Bölgesi, başlangıçta 90 hektar alanda 32 besi parseli ve 3 sanayi parselinden oluşuyordu ve yaklaşık 10 bin büyükbaş kapasitesine sahipti. 2012'de Tarım ve Orman Bakanlığı'na devredilen bölge, 2021'de Salucu köyü sınırları içinde 62,5 hektarlık bir genişleme alanı kazandı; böylece toplam 152,5 hektar alan ve 17.850 büyükbaş kapasitesiyle Türkiye'nin en büyük besi organize sanayi bölgesi oldu. Bölgedeki iki biyogaz tesisi hayvan atıklarından toplam 7 megavat elektrik üretir, bir et entegre tesisi de günde 200 ton et işler.
Besiciliğin bir organize bölgede toplanmasının nedenlerinden biri de Tersakan'dır. Kasaba merkezindeki ahırların bir bölümünün organize bölgeye taşınması, hayvansal atıkların doğrudan çaya ulaşmasını azaltmak için atılmış bir adım olarak değerlendirilir. Ovanın bereketini taşıyan aynı çay, bu bereketin artıklarını da taşımak zorunda kalmıştır.
Su Kalitesi ve Kirlilik
Tersakan'ın su kalitesini bilimsel olarak inceleyen ilk çalışmalardan biri, S. Tekin'in 1997'de Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nde hazırladığı ve Yeşilırmak'ın Amasya kent kesimi ile Tersakan'daki kirliliği ele alan yüksek lisans tezidir. Daha ayrıntılı bir tablo, Faruk Maraşlıoğlu, Arif Gönülol ve Gonca Baş Pelit'in Haziran 2007 ile Mayıs 2008 arasında çayın kaynağından Yeşilırmak'a kadar dört noktada yaptıkları aylık ölçümlerden çıkar. İlk istasyon Ladik Gölü çıkışındaki kapakların yaklaşık 300 metre ilerisinde, ikincisi Havza–Merzifon yolunun altıncı kilometresinde, üçüncüsü Suluova'da Yedikır yol ayrımının beş kilometre batısında bir mezbahanenin karşısındaki köprünün altında, dördüncüsü ise Yeşilırmak'la birleşme noktasındaydı. Suyun sıcaklığı 2 ile 24 derece, pH değeri 7,8 ile 9,8 arasında değişti; çözünmüş oksijen ortalaması litrede 9,9 miligramdı, en düşük değer ağustosta üçüncü istasyonda ölçüldü.
Araştırmacılar çayda 72 alg taksonu saptadılar ve hem fizikokimyasal özelliklerin hem de fitoplankton türlerinin akarsuyun mezotrofik, yani orta düzeyde besin yüklü bir yapıda olduğunu gösterdiğini belirttiler. Ancak üçüncü istasyonda, boşaltılan mezbahane atıkları yüzünden çay suyunun organik kirlenme tehdidi altında olduğu ortaya çıktı; nitrit ve fosfat değerlerinin en yüksek ölçümleri de bu noktada kaydedildi. Ladik Gölü'nden çıkan ilk iki istasyonun mevsimsel değişimi birbirine benzerken Suluova'dan sonraki iki istasyonda farklı bir seyir izlenmesi, kirliliğin kaynağının ova kesimi olduğunu açıkça gösteriyordu.
Sonraki yıllarda sorun ağırlaştı. Ayşe Yeşilyurt Alkan ile Demet Erol'un 2023'te yayımlanan çalışması, Tersakan alt havzasındaki çevre sorunlarının itici güçleri arasında iklim değişikliğini, tarımı, hayvancılığı, kentleşmeyi ve sanayileşmeyi sayar. Çalışmaya göre su kaynaklarına yakın ahırlar, kümes hayvancılığı, mezbahane atıkları ve fazla hayvan gübresi çaya karışarak Yeşilırmak'ı da kirletmektedir; su kirliliği özellikle Ayrancı, Kurnaz ve Aşağıkarasu köyleri arasında yoğunlaşır. Yazarlar, çeşitli ıslah çalışmalarına rağmen havzadaki su ve koku kirliliğinin önlenemediğini, artan denetimler ve yeni arıtma tesisleriyle durumun iyileştirilmeye çalışıldığını kaydeder. Biyolojik arıtma tesisleri Merzifon ve Suluova'da bulunur.
Amasya Üniversitesi'nden ekoloji uzmanı Prof. Dr. Cengiz Yıldırım'ın aktardığı 2023 ölçümleri, sorunun boyutunu çarpıcı biçimde ortaya koyar. Bu verilere göre Tersakan, Amasya'ya Çeltek yöresinden girerken ikinci sınıf, yani sulamada kullanılabilir bir su niteliğindedir; Yeşilırmak'a döküldüğü noktada ise kirlilik yedi sekiz kat artmış ve su, yüzey suyu sınıflamasının en ağır düzeyi olan dördüncü sınıfa, hiçbir amaçla kullanılamayan su kategorisine düşmüştür. Yıldırım, kirliliği tek bir kaynağa bağlamanın yanlış olacağını, tarımsal atıkların, sanayinin, linyit çıkarımının ve evsel atıkların birlikte etkili olduğunu vurgular. Çayın Amasya kentine yakın kesiminde yaşayanlar, yirmi otuz yıl önce suyunun içilebildiğini, içinde balık yaşadığını ve kıyısında halı yıkandığını anlatır; kurak yaz aylarında su seviyesi düştükçe çayın kimi gün siyah, kimi gün gri aktığından ve kokunun evlere kadar ulaştığından yakınırlar. Göllü Bağları Mahallesi'nin muhtarı, çözüm olarak Boğazköy mevkiinde bir arıtma tesisi kurulmasını önermiştir. Çayın Havza kesiminde temiz akıp Suluova'dan sonra bozulması, Tersakan'ın bugünkü durumunun ovada yoğunlaşan üretimin doğrudan bir sonucu olduğunu gösterir.
Kronoloji
1101: Anadolu'ya giren Haçlı ordusu Merzifon ile Amasya arasında Selçuklu ve Danişmendli kuvvetlerine yenilir; yerel tarih yazımı savaşı Suluova düzlüğüne yerleştirir.
1348: Seyyid Necmeddin Yahya Rifaî, bugünkü Yolpınar (Hakala) köyünde zaviyesini yaptırır.
1386: Amasya ve Suluova yöresi Osmanlı idaresine geçer.
1668: Ladik Gölü'nün güney kıyısının odak bölgesi olarak gösterildiği büyük Kuzey Anadolu depremi.
1902: Suluova, Suluca adıyla bucak merkezi olur.
1919: 12 Haziran'da Havza'dan Amasya'ya giden Mustafa Kemal Paşa Suluova'dan geçer.
1933: Ladik Gölü yatağının ıslahı için ilk incelemeler yapılır.
1946: Yerleşim Suluova adını alır ve belediye kurulur.
1950: Marshall yardımıyla traktör dağıtımı, bataklıkların kurutulması ve drenaj ıslahı başlar.
1951: Ladik Gölü çıkışına, Tersakan'ın başlangıç noktasına regülatör kurulur.
1953–1954: Amasya Şeker Fabrikası'nın temeli 13 Eylül 1953'te atılır, fabrika 11 Eylül 1954'te işletmeye açılır.
1957: Suluova ilçe olur.
1965, 1968: Şeker fabrikasının günlük kapasitesi sırasıyla 2.400 ve 4.800 ton pancara çıkarılır.
1973: Ladik Gölü Islahı Planı tamamlanır.
1982–1985: Yedikır Barajı inşa edilir (kimi kaynaklarda 1979–1986).
1986: Ladik Gölü regülatörü yenilenir, göl sulama amaçlı baraj gölüne dönüştürülür.
1989: Yedikır Baraj Gölü birinci derece doğal sit alanı ve yaban hayatı koruma sahası ilan edilir.
1991: Amasya Şeker Fabrikası'nın yönetimi tamamen özelleştirilir.
1991–2000: Derinöz Barajı inşa edilir (kimi kaynaklarda tamamlanma 2003).
1994: Bayırlı Göleti işletmeye açılır.
2001: Yürekli ve Kurunç, Tersakan havzasındaki taşkın akımlarının tekrarlanma sürelerini yayımlar.
2004: Suluova Tarıma Dayalı İhtisas Besi Organize Sanayi Bölgesi kurulur.
2007–2008: Tersakan'da dört istasyonda aylık fitoplankton ve su kalitesi ölçümleri yapılır.
2021: Besi organize sanayi bölgesi için Salucu köyünde 62,5 hektarlık genişleme alanı kesinleşir.
2023: Ölçümler, Tersakan'ın Yeşilırmak'a döküldüğü noktada dördüncü sınıf su niteliğine düştüğünü gösterir.
Kaynakça
Akademik çalışmalar
- Faruk Maraşlıoğlu, Arif Gönülol, Gonca Baş Pelit, "Tersakan Çayı (Samsun-Amasya, Türkiye) Fitoplanktonunun Mevsimsel Değişimi ve Kirlilik Düzeyinin Belirlenmesi", Sinop Üniversitesi Fen Bilimleri Dergisi 1(2), 2016, s. 46-58: https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/269543
- Ayşe Yeşilyurt Alkan, Demet Erol, "DPSIR Çerçevesi ile Ekosistem Hizmetlerinin Değerlendirilmesi", Kent Akademisi 16(1), 2023, s. 260-275: https://dergipark.org.tr/tr/pub/kent/article/1086121
- Serkan Gürgöze, Ali Uzun, "Tektoniğin Drenaj Havzalarına Etkisinin Morfometrik İndislerle İncelenmesi, Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun Kızılırmak ile Tersakan Çayı Arası, Samsun", Coğrafi Bilimler Dergisi 23(1), 2025, s. 151-178: https://dergipark.org.tr/tr/pub/aucbd/issue/88528/1613195
- Kadri Yürekli, Ahmet Kurunç, "Tersakan Çayı Havzasında Taşkına Neden Olan Günlük En Büyük Akımların Tekrarlanma Sürelerinin Saptanması", GOÜ Ziraat Fakültesi Dergisi 18(1), 2001, s. 119-123 (aktaran: Yeşilyurt Alkan ve Erol 2023).
Resmî kaynaklar
- Suluova Kaymakamlığı, "İlçemiz ve Tarihi" (ad, tarih, coğrafya, bataklıklar, şeker fabrikası, göletler, türbeler): https://www.suluova.gov.tr/ilcemizin-tarihi
- Amasya Valiliği, "Yeryüzü Şekilleri" (ovalar, Tersakan Çayı debi değerleri, barajlar ve göletler): https://amasya.gov.tr/yeryuzu-sekilleri
- Tarım ve Orman Bakanlığı, Su Yönetimi Genel Müdürlüğü, Yeşilırmak Havzası Taşkın Yönetim Planı Yönetici Özeti (Ladik Gölü ıslahı, Tersakan ve Derinöz Deresi, baraj tablosu).
Diğer kaynaklar
- Suluova Ticaret ve Sanayi Odası, ilçe tanıtımı ve "Şeker Fabrikası" (kuruluş, kapasite, özelleştirme, ilçe sanayii): https://www.suluovatso.org.tr
- Türktarım, "Türkiye'nin en büyük hayvancılık OSB'si Amasya Suluova'da büyümeye devam ediyor": https://www.turktarim.gov.tr/Haber/1103/turkiyenin-en-buyuk-hayvancilik-osbsi-amasya-suluovada-buyumeye-devam-ediyor
- Objektif Amasya, "Suluova'da Su Bolluğu: Tarlalar Suya Doydu" (Yedikır Sulama Birliği), 2026: https://www.objektifamasya.com/haber/28494926/suluovada-su-bollugu-tarlalar-suya-doydu
- Artı Gerçek, "Tersakan Çayı Yeşilırmak'a zehir taşıyor" (Prof. Dr. Cengiz Yıldırım'ın değerlendirmesi ve 2023 ölçümleri): https://artigercek.com/cevre/tersakan-cayi-yesilirmaka-zehir-tasiyor-320416h
- Yeniçağ, "Amasya'da bulunan Tersakan Çayı'ndaki büyük tehlike": https://www.yenicaggazetesi.com/amasyada-bulunan-tersakan-cayindaki-buyuk-tehlike-861671h.htm
- Sözcü, "Tersine akan çay görenleri şaşkına çeviriyor", 2019: https://www.sozcu.com.tr/2019/gundem/tersine-akan-cay-gorenleri-saskina-ceviriyor-5309528/
- Vikipedi, "Tersakan Çayı", "Suluova", "Ladik Gölü" ve "Derinöz Barajı" maddeleri; Wikipedia, "Suluova" (yardımcı kaynaklar). suluova.gov.tr
Çevrimiçi kaynaklar
- https://amasya.gov.tr/yeryuzu-sekilleri
- https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/269543
- https://dergipark.org.tr/tr/pub/kent/article/1086121
- https://www.turktarim.gov.tr/Haber/1103/turkiyenin-en-buyuk-hayvancilik-osbsi-amasya-suluovada-buyumeye-devam-ediyor
- https://tr.wikipedia.org/wiki/Tersakan_Çayı









