Amasya, iki dağ sırasının arasına sıkışmış dar bir vadide kurulmuş bir kenttir ve bu coğrafya, şehirlinin soluk almak için çok uzağa gitmesini gerektirmez. Kale kayalıklarının eteğinden Yeşilırmak'ın kıyısına, oradan Taşova yolunun üstündeki çınarlıklara ve Suluova ovasındaki baraj göllerine kadar ilin her köşesinde, halkın hafta sonlarını ve bayram günlerini geçirdiği yerler vardır. Bunların çoğu orman idaresinin, belediyelerin ya da Devlet Su İşleri'nin düzenlediği, masası, ocağı ve çeşmesi olan basit dinlenme alanlarıdır. Bir bölümü ise türbelerin, pınarların ve eski ziyaret yerlerinin etrafında kendiliğinden oluşmuş, sonradan düzenlenmiştir.

Yer ve mesafe bilgilerinin önemli bir kısmı, il turizm kayıtlarında yıllardır dolaşan envanter listelerine dayanır. Tesislerin işletmecisi, kapısı ve fiyatı zamanla değiştiğinden, aşağıda öne çıkan şey alanların coğrafyası ve geçmişidir. Çamlık, Derinöz Barajı ve Taşova rotaları sitede ayrı yazılarda ele alındığı için burada yalnızca genel tabloya yerleştirilmiştir.

Mesire Geleneği ve Amasya

Türkçede mesire, bir kentin ya da köyün halkının belirli günlerde toplanıp açık havada vakit geçirdiği, çoğunlukla su kenarında ve ağaçlık bir yeri anlatır. Amasya'da bu geleneğin en belirgin zamanı, baharın gelişiyle kutlanan Hıdırellez ile mart ayının dokuzuncu günüdür. Kale yolu, bu günlerde halkın günübirlik piknik yaptığı yer olarak anılır. Kalenin kendisinin bir mesire yeri sayılması, bu geleneğin Amasya'da şehrin tam ortasında başladığını gösterir.

Aynı gelenek kırsalda ziyaret yerleriyle birleşir. Pınar başlarında, ulu ağaçların altında ya da bir evliyanın mezarı çevresinde toplanmak, hem dua hem de sohbet için bir fırsat sayılmıştır. Bugünkü mesire alanlarının birçoğu bu eski alışkanlığın üzerine devlet eliyle kurulmuş tesislerdir. Bu yüzden listelerde göl kıyısındaki bir sosyal tesisle bir türbe avlusu yan yana durur ve ikisi de piknik alanı olarak anılır.

Şehrin İçinde ve Eteklerinde

Kent merkezindeki mesire yerleri, vadinin kenarlarına tırmanan yamaçlara dağılmıştır. Şehrin güneyinde, Ferhat Dağı'nın eteğinde ve yerleşimden yaklaşık iki yüz elli metre yukarıda uzanan Çakallar, geniş bir seyir terasıyla bilinir. Buradan şehir merkezi ve vadi kuş bakışı izlenir. Alan, açık ve kapalı yeme içme mekânları ile piknik köşelerinden oluşur ve kent merkezine yakınlığı sayesinde akşam üstü kısa bir çıkışın en çok tercih edildiği yerlerden biridir.

Pirler Parkı ise şehrin ortasında, Pir Sücaeddin İlyas Türbesi'nin etrafında düzenlenmiş bir yeşil alandır. Türbe, Yukarı Pirler Türbesi adıyla da anılır ve Gümüşlüzade ailesinden Şeyh Sücaeddin Pir İlyas için 1486'da Gümüşlüzade Ahmet Bey tarafından yaptırılmıştır. İçinde Pir İlyas'ın yanı sıra damadı Pir Celaleddin Abdurrahman ile torunu Pir Hayreddin Hızır Çelebi ve ailelerinin mezarları bulunur. Yapı 1688'de Gümüşlüzade İbrahim Paşa tarafından yenilenmiş, 1895 depreminde yıkılmış ve sonradan yeniden yapılarak bugünkü hâlini almıştır. Giriş kapısının üzerinde hem özgün yapım kitabesi hem de II. Abdülhamid dönemindeki onarımı anlatan bir kitabe yer alır. Parkın yapay şelalesi ve açık havada oturulabilen mekânları, bir ziyaret yerinin etrafında kentin gündelik dinlenme alanına dönüşmüş olduğunu gösterir.

Şehrin batı yakasında, meslek yüksekokulunun bitişiğindeki Atatürk Ormanı'nın içinde ise Çamlık uzanır. Piknik alanları, yürüyüş parkuru, seyir terası ve yeme içme ünitesiyle şehrin en çok kullanılan mesire yerlerinden biridir. Çamlık'ın ayrıntıları sitede ayrı bir yazıda ele alınmıştır.

Taşova Yolu Üzerindeki Alanlar

Amasya-Taşova karayolu, kentin kuzeydoğusuna doğru uzanırken yol kenarında peş peşe mesire yerleri sıralar. Üçüncü kilometrede sola ayrılan yol, Ziyaret'e çıkar. Gölbaşı olarak da bilinen bu yerleşimin girişinde havuz, yeşil alanlar ve hem açık hem kapalı bir lokanta vardır.

Yeşil Yenice, yolun on üçüncü kilometresinden sağa ayrılan bir yoldan ulaşılan, ulu bir çınarın gölgesindeki dinlenme alanıdır. Kimi kaynaklar ayrılma noktasını on beşinci kilometre olarak verir. Alanın simgesi, belediyenin göl başı parkında duran ve çevresi yaklaşık on iki metre, boyu yaklaşık on beş metre olan yaşlı çınardır. Gövdesi yuvarlaktır ve yukarı doğru üç çatala ayrılır. Turizm kayıtları bu ağacı sekiz yüz yıllık anıtsal bir çınar olarak tanıtır, kültür envanteri ise yaşı hakkında bir bilgi vermez. Dolayısıyla sekiz yüz yıl, belgeye değil yerel ve turizm anlatısına dayanan bir yaklaşık değerdir. Ağacın doğusunda bir havuz ve açık dinlenme yerleri bulunur. Soğuk pınar suyu, yaz sıcağında burayı şehirden en kolay kaçış noktalarından biri yapmıştır.

Yassıçal, aynı yolun yedinci kilometresinden sağa ayrılan bir yolla ve il merkezine yaklaşık on altı kilometre uzaklıkta, bin elli metre rakımda yer alır. Yaylagöl Sosyal Tesisleri adıyla da bilinen bu alan, havuzun kenarındaki ahşap çardaklar, yapay şelale, çocuk oyun bahçesi, piknik ve kamp alanı, futbol ve voleybol sahasıyla geniş bir kullanıma açılmıştır. Eski envanterde bir yıldızlı yatırım belgeli bir otel ve yüz elli kişilik kapalı bir lokanta da aynı tesisin parçası olarak sayılır. Yörede sulama amacıyla yapılmış Yassıçal Göleti de il baraj ve gölet envanterinde yer alır.

Taşova'nın Yüksek Gölleri

Kırk dördüncü kilometreden sonra yol Taşova'ya, oradan Samsun yönüne ve ormanlık yaylalara uzanır. Bu kesim, ilin en çok anılan göl mesirelerini barındırır. Boraboy Gölü, bunların başında gelir. Bin elli metre rakımda, kayın, sarıçam ve kestane ormanlarının çevrelediği göl, il merkezinden yaklaşık altmış iki, altmış üç kilometre uzaktadır. Taşova'ya olan mesafeyi kaynaklar on beş ile yirmi iki kilometre arasında farklı verir.

Gölün oluşumu uzun süre yanlış anlatılmıştır. Doksanlı yıllardan önceki turizm broşürleri ve bazı ansiklopediler Boraboy'u bir krater gölü olarak tanıtırdı ve bu bilgi bugün bile kimi yayınlarda tekrarlanır. Oysa jeomorfolojik çalışmalar, Kaleboynu Tepesi çevresindeki kütlenin eğim yönünde kayarak Çatağın Deresi'nin yatağını tıkaması sonucu oluşmuş bir heyelan set gölü ile karşı karşıya olduğumuzu gösterir. Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın bölgeden geçmesi, kayaçların çatlamasına ve suyun derine sızmasına neden olarak bu kaymayı hazırlamıştır. Göl yaklaşık yedi yüz elli metre uzunluğundadır, doğuda yüz, batıda iki yüz metre genişliğe ulaşır ve alanı on bir hektar kadardır. Kimi yayınlar alanı iki üç kilometrekare olarak verir; bu, gerçek değerin yirmi katından fazladır. Gölün bugünkü görünümünde, doğu ucuna tarım alanlarını sulamak için yapılmış yaklaşık beş metrelik bir setin de payı vardır. Bu set, ilkbaharda gölün batıdaki delta alanını da kapsayacak biçimde bir iki hektar genişlemesine yol açar. Su seviyesi mayıs sonu ve haziran başında en yüksek noktasına çıkar, yaz boyunca düşer ve ocak ile şubat aylarında yüzeyi çoğu zaman buz tutar.

Göle adını veren yerleşmenin ismi de dolaşımdadır. Köy 1961'de Gölbeyli adını almış, 1995'te Bakanlar Kurulu kararıyla yeniden Boraboy olmuştur. Literatürde göl çoğu zaman Borabay diye geçer, kimi yol haritalarında Kocagöl, uydu haritasında Kocabey olarak görünür. Yöre halkının kullandığı biçim ise Boraboy'dur.

Gölün çevresindeki turizm tesisleri 1970'li yıllarda kurulmuştur. İlk aşamada bir bekçi kulübesi, bir kır lokantası ve konaklama için yapılmış dokuz adet bungalov tipi kır evi vardı. Alan o dönemde birinci derece doğal sit statüsünde olduğu için yıllarca yeni yapı eklenememiştir. Alan 1992'de turizm merkezi ilan edilmiş, 1996'da üçüncü derece doğal sit alanına dönüştürülmüş ve 3 Eylül 2013'te tabiat parkı olarak koruma altına alınmıştır. Bu tarihten sonra tesisler ahşapla kaplanarak çevreye uyumlu hâle getirilmiş, havai elektrik hatları yer altına alınmış, kanalizasyon şebekesi kurulmuş ve daha konforlu on bungalov eklenmiştir. Park alanı hassas koruma, kontrollü kullanım ve sürdürülebilir kullanım olmak üzere üç bölgeye ayrılmıştır. Ziyaretçi sayısı 2017'de yetmiş binin üzerine çıkmıştır. Bu kalabalığın yarattığı sorunlar da araştırmacıların konusu olmuştur: piknikçilerin bıraktığı atıklar, çiçek koparma ve ağaç kabuğu soyma gibi bitki örtüsüne zarar veren davranışlar, yoğun kullanımdan kaynaklanan yürüyüş yolu kaymaları. Gölün kuzey yamaçlarında sarıçam, güney yamaçlarında kayın ve gürgen baskındır.

Aynı yöne giden yollarda daha küçük ve daha az bilinen göl mesireleri de vardır. Tekke Gölü, adını Tekke köyünden alır, il merkezine yaklaşık elli kilometre uzaktadır, giriş ücretsizdir ve hafta sonlarında kalabalık olduğu için hafta içi tercih edilmesi önerilir. Kırkıncı kilometreden sağa ayrılan yolun on kilometresinde Akınoğlu'nun gölü ve gazinosu, altı kilometresinde Belevi Akpınar'ın alabalıklı gölü bulunur. Esençay Şahin Yaylası ise Esençay köyüne yaklaşık yedi kilometre mesafede, gölün çevresindeki kameliyeleriyle bir yayla mesiresidir. Taşova rotalarının ayrıntıları sitede ayrı bir yazıdadır.

Suluova Ovası: Baraj Gölleri ve Bir Türbe

Suluova ovasında mesire yeri çoğu zaman bir sulama yapısının yan ürünüdür. Yedikır Barajı, bunun en bilinen örneğidir. Yeşilırmak'ın bir kolu olan Tersakan Çayı'nın bir kanalla taşınmasıyla Yedikır mevkiinde kurulan baraj, 1985'te tamamlanmış ve çevrenin en büyük sulama barajı olmuştur. Yaklaşık dokuz yüz hektarlık sahanın altı yüz hektarını göl oluşturur. Barajın yapımından kısa süre sonra göçmen kuşlar gölü konaklama yeri olarak benimsemiş ve alan 1989'da birinci derece sit alanı ve yaban hayatı koruma sahası ilan edilmiştir. Amasya Valiliği göle bu sırada Yedikuğular Kuş Cenneti adını vermiştir.

Gölde görülen kuş türlerinin sayısı kaynaktan kaynağa değişir. Eski bir envanter on altı familyaya ait otuz dörtten fazla tür sayar, kültür portalı yüzün üzerinde tür bildirir, bir üniversite zoologu ise Amasya genelinde yaklaşık iki yüz elli türün gözlendiğini ve bunların büyük bölümünün Yedikır çevresinde kaydedildiğini söyler. Gölde ak pelikan, angıt, karabatak, gri balıkçıl, boz kaz ve kılkuyruk gibi türler görülür. Ak pelikan, Türkiye'deki iki üreme alanından biri olarak anılır. 2021'de Doğa Koruma ve Milli Parklar ekipleri alanda bir çift telli turna saptamış ve bu çifti koruma altına almıştır. Bu sayılar, farklı yıllara ve yöntemlere ait gözlem verileridir. Alanın piknik tarafı da zengindir: göl çevresinde bir yürüyüş parkuru, çam ormanı, Devlet Su İşleri'nin balık üretim tesisleri ve amatör olta balıkçılığına izin verilen bir göl kıyısı vardır. Suluova Belediyesi alanı sonradan Yedi Kuğular Millet Bahçesi olarak düzenlemiştir. Amasya il merkezine yaklaşık otuz beş, Suluova'ya sekiz, Merzifon'a on yedi kilometre uzaklıktadır.

Derinöz Barajı ise Tersakan'ın bir kolu olan Derinöz Çayı üzerinde, Suluova sınırlarında yer alır ve altı bin beş yüz hektarlık alanın sulanması için yapılmıştır. İnşa tarihi kaynaklarda farklı anılır: bir kayıt yapımını 1991 ile 2000 arasına yerleştirir, bir başka kayıt tamamlanmasını 2003 olarak verir. Baraj bugün piknik noktası olarak da kullanılır. Ayrıntıları sitede ayrı bir yazıdadır.

Ovanın bir başka mesiresi Gani Baba'dır. Suluova'ya yaklaşık on kilometre uzaklıkta, Saygılı köyünün sınırlarında ve Tersakan Irmağı'nın yanında bulunan alan, adını buradaki evliya mezarından alır. Yerel anlatıya göre Gani Baba, İslam'ı yaymak için Horasan'dan gelmiş ve Rumlarla savaşırken şehit düşmüş bir evliyadır. Asıl adı Abdülgani El-Halveti olarak geçer. Bu anlatı tarihî belgelerle doğrulanmış değildir. Türbe, mermerden yapılmış açık bir mezar ve tek katlı bir ibadet mekânından oluşur. Ziyaretçiler hastalıkların şifası ve çeşitli dilekler için gelir. Hastalıkta türbenin çevresinde dönülerek dua okunur, türbede duran geyik boynuzu ağrıyan yere sürülerek efsunlama yapılır ve ardından kurban, eşya ya da mum adağı adanır. Türbe çevresindeki yeşil alan çocuk oyun grupları, piknik ve dinlenme yerleri ile düzenlenmiştir ve Hıdırellez gibi özel günlerde, gençlerin evlilik hazırlıkları sırasında ziyaret edilir. Burada mesire ile ziyaret aynı yerde buluşur.

Ovanın Amasya yönündeki kenarında, Suluova yolu üzerinde ve il merkezine yaklaşık otuz altı kilometre mesafede bulunan Kapaklı, orman idaresinin sosyal tesislerinin, piknik masalarının ve ocaklarının bulunduğu bir orman içi dinlenme yeridir. Yöre halkı burayı özellikle hafta sonları tercih eder.

Merzifon ve Gümüşhacıköy Tarafındaki Orman İçi Alanlar

İlin batısında, Merzifon ve Gümüşhacıköy çevresinde mesire yerleri daha çok orman idaresinin düzenlediği, çeşme, masa ve ocaktan oluşan alanlardır. Şarlayık, Merzifon-Gümüşhacıköy yolunun on ikinci kilometresinden sağa ayrılan bir yoldan ulaşılır. Doğal güzelliği, yeme içme tesisi ve piknik olanaklarıyla hem yerli hem yabancı ziyaretçinin uğradığı bir yer olarak kaydedilmiştir. Omarca, Gümüşhacıköy-Hamamözü yolunun on ikinci kilometresinde, tepe üzerinde yer alan ormaniçi bir dinlenme yeridir. Orman İşletme Müdürlüğü'nün düzenlediği içme suyu, ocak ve masalar ile yöre halkının hafta sonu tercihi olmuştur. Gökoluk ise Merzifon'un yaklaşık yedi kilometre kuzeybatısındadır ve il merkezine elli dokuz kilometredir. Yağmur barınağı, kır kahvesi, çocuk oyun alanı ve piknik masalarıyla benzer bir işlev görür. Çamlıtepe de piknik masaları ve kameliyeleriyle anılan bir başka mesire yeridir.

Tokat Yolu Üzerindeki Alanlar

Amasya'nın güneydoğusuna, Tokat yönüne giden yolda da sıralanan bir mesire dizisi vardır. Merkez ilçeye on üç kilometre uzaklıktaki Sarılık, günübirlik bir mesire yeri olarak kaydedilmiştir. Yolun on dördüncü kilometresinin sağında Kaynar Gölü bulunur; içinde balıkların yaşadığı bu göl çevresinde bir yeme içme tesisi vardır. Otuz beşinci kilometrede, Uygur beldesindeki Çamlıgöl Sosyal Tesisleri, yedi yüz kırk beş metre rakımda, iki bin metrekarelik yeşil alan içinde bir yeme içme ünitesi, havuz, çocuk oyun bahçesi ve on adet kameliye ile hizmet verir. Yaklaşık otuz altı kilometredeki Terziköy Kaplıcası ise konaklama tesisleri, kapalı havuzları ve piknik alanlarıyla mesire ile termal turizmin birleştiği bir yerdir.

Kullanım, Koruma ve Mesire Kültürü

İlin mesire yerlerini bir arada okuyunca üç farklı tür öne çıkar. Birincisi şehrin içinde ya da kenarında, yürüyerek ya da kısa bir araba yolculuğuyla ulaşılan, akşam ve hafta sonu kullanılan alanlardır. İkincisi karayolu üzerinde, çoğunlukla bir su kaynağı ya da ulu bir ağaçla anlam kazanan duraklardır. Üçüncüsü ise Boraboy ve Yedikır gibi koruma statüsü taşıyan, bu yüzden hem rekreasyon hem de ekoloji açısından düzenlenmiş büyük alanlardır. Üçüncü grubun yönetiminde, bir yandan ziyaretçi sayısını artırmak, bir yandan da yoğunluğun doğaya vereceği zararı sınırlamak gibi iki zıt hedefi birlikte gütmek gerekir. Boraboy üzerine yapılan araştırmalar, ziyaretçi kapasitesinin belirlenmesini, alternatif güzergâhların açılmasını ve çevre eğitimini bu dengeyi kurmanın başlıca yolları olarak sayar.

İl turizm kayıtlarında geçen alanların bir kısmı için bugün güncel bilgi eksiktir. Tesislerin işletme biçimleri, giriş ücretleri ve açık oldukları dönemler yıllar içinde değiştiği için, bir alana gitmeden önce ilgili belediye ya da müdürlükten güncel durumu öğrenmek gerekir. Mesafeler eski envanterlerden alındığı için yaklaşıktır.

Kronoloji

1486: Pir Sücaeddin İlyas Türbesi, Gümüşlüzade Ahmet Bey tarafından yaptırılmıştır.

1688: Türbe, Gümüşlüzade İbrahim Paşa tarafından yenilenmiştir.

1895: Deprem sonrası türbe yıkılmış, sonradan yeniden yapılmıştır.

1961: Boraboy köyünün adı Gölbeyli olarak değiştirilmiştir. Ad 1995'te yeniden Boraboy yapılmıştır.

1970'li yıllar: Boraboy Gölü çevresinde ilk turizm tesisleri ve dokuz bungalov yapılmıştır.

1985: Yedikır Barajı sulama amacıyla tamamlanmıştır.

1989: Yedikır Baraj Gölü birinci derece sit alanı ve yaban hayatı koruma sahası ilan edilmiş, alana Yedikuğular Kuş Cenneti adı verilmiştir.

1992: Boraboy Gölü çevresi turizm merkezi ilan edilmiştir.

1996: Boraboy Gölü üçüncü derece doğal sit alanına dönüştürülmüştür.

2013 (3 Eylül): Boraboy Gölü tabiat parkı olarak koruma altına alınmıştır.

Kaynakça

Akademik çalışmalar

  • Şenol, Eren. "Boraboy Gölü (Amasya) ve Çevresinin, Rekreasyon Amaçlı Kullanımdan Kaynaklanan Başlıca Sorunları". Doğu Coğrafya Dergisi, 23/39 (Haziran 2018), s. 95-112.

Resmî kaynaklar

  • T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Portalı: Boraboy Gölü; Yedikuğular Kuş Cenneti; Pir Sücaeddin İlyas Türbesi; Çınar Ağacı (Yeşil Yenice). Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü kayıtları. kulturportali.gov.tr
  • Amasya Valiliği ve il turizm envanteri: "Turizm Mesire Yerleri" listesi (Çakallar, Pirler Parkı, Yassıçal, Yeşil Yenice, Şarlayık, Omarca, Gökoluk, Kapaklı, Uygur, Terziköy ve diğerleri).

Diğer kaynaklar

  • Anadolu Ajansı, "Sulama barajı olarak yapılan Yedikır Barajı 230 kuş türüne ev sahipliği yapıyor" (10 Aralık 2022). aa.com.tr
  • Amasya baraj ve göletleri envanteri (Derinöz ve Yedikır barajları).
  • Milli Gazete, "Amasya'daki en güzel 10 piknik alanı" (2024); Objektif Amasya, "Gani Baba Türbe ve Mesire Alanı Hıdırellez'e Hazır" (5 Mayıs 2025). objektifamasya.com

Çevrimiçi kaynaklar