Yukarı Mahallesi, Amasya'nın Merkez ilçesine bağlı olmakla birlikte kent merkezinde aranacak bir mahalle değildir. Şehre yaklaşık üç kilometre uzaktaki Ziyaret beldesinin iki ana mahallesinden biridir; öbürü Aşağı Mahalle'dir. Adı bir konum tarifinden ibarettir: yamaçtaki kısım yukarı, dere boyundaki kısım aşağı sayılmıştır. Eski kayıtlarda aynı mahalle "Bâlâ" ve "Dânişmend Mahallesi" adlarıyla da geçer. Mahalleye ayrılmış bir monografi, vakıf defteri dökümü ya da kazı raporu yoktur; bu yüzden tarihi, Ziyaret'in tarihi içinden ve Hüseyin Hüsameddin Yasar'ın kente dair derlemesindeki dağınık kayıtlardan çıkarılabilir. Mahalleye özgü olduğu belgelenemeyen bilgiler, geçtikleri yerde bu çekinceyle verilmiştir.
Adın Kökeni
Yasar, Amasya Tarihi'nin birinci cildinde Ziyaret'i Amasya'nın yirmi beşinci mahallesi olarak sayar ve yerleşmenin "Aşağı Mahalle" ve "Yukarı Mahalle" adlarıyla iki kısım sayıldığını yazar. Dolayısıyla Yukarı adı, en az Yasar'ın kullandığı kayıtlara kadar uzanan bir ayrımı yansıtır. Yasar'ın dokuzuncu ve onuncu ciltlerindeki bir kayıtta bu mahalle "Ziyare'nin Bâlâ, nâm-ı diğer Dânişmend Mahallesi" olarak anılır. Dânişmend adı, yerleşmenin Dânişmendli döneminde yeniden imar edilip "Dânişmendiyye" adını aldığı rivayetiyle bağlantılı olabilir; Yasar bu bağı kendisi kurmaz.
Yerleşmenin kendi adı daha hareketli bir seyir izlemiştir. Yasar'a göre bugünkü Ziyaret'in çok eski adı Zemendu ya da Semendudur; burası bir zamanlar müstahkem bir kale ve hoş bir belde olarak anılırdı. Halk arasında ad zamanla "Ziyere"ye dönüşmüştür. Yasar bu adın kaynağı konusunda kesin bir belge bulunmadığını açıkça söyler ve dolaşan görüşleri sıralar. Vâzıh Efendi'ye göre Ziyere bir manastırın adıdır; Yasar bu görüşe, o müellifin bilmediği eski adları manastır adı saymaya alışkın olduğunu belirterek itibar etmez. Amasya'da yaşayan "Sanit-Sanlı" Türklerinin buraya Sanit demesi, bunun sonradan Semendu'ya dönüşmesi ihtimali de ileri sürülür. Bir başka görüşe göre Selçuklu Sultanı Mesud, bahar günlerinde burayı sık sık ziyaret edip köşkünde kaldığı için Zemendu "Ziyare" adıyla anılmıştır. Fransız araştırmacı Perrot ise köyün adını, yakındaki Aynalı Mağara'nın çok ziyaret edilmesine bağlamıştır; Yasar bu yoruma karşı çıkar, çünkü mağara Müslümanlar arasında ziyaret edilecek bir mezar sayılmamıştır.
Bugünkü "Ziyaret" biçimi görece yenidir. Songül Keçeci Kurt'un aktardığına göre köyün adı, Cumhuriyet'in ilanından sonra burada bulunan Hicabi Baba türbesine yoğun ziyaret yapılması üzerine "Ziyaret" olarak değiştirilmiş, halk ise bir süre daha "Ziyere" demeyi sürdürmüştür. Amasya'da adı değiştirilen yerleşimleri tarayan bir makalede de Ziyaret, eski adı Ziyere olan yerler arasında sayılır ve yeni adın eskisini çağrıştıracak biçimde seçildiği örneklerden biri olarak gösterilir. Yerleşme böylece iki ad değiştirmiş olur: birincisi kaleden, ikincisi türbeden kalmadır.
Konumu ve Coğrafyası
Yasar'a göre Ziyaret, Amasya'nın kuzeydoğu ucunda, Akdağ'dan ayrılıp Yeşilırmak'a doğru inen küçük bir dağın eteğinde, önündeki derenin doğu kıyısındadır. Etrafı eskiden duvarla çevrili imiş; bu, bağların kenarında ve dağ eteğinde görülen temel taşlarından ve duvar kalıntılarından anlaşılmaktadır. Kurt da belde için benzer bir tarif verir ve rakımı 382 metre olarak bildirir. Mahallenin kendi yüz ölçümü için derleme kaynaklarda "15,78 km²" gibi bir rakam dolaşır; resmî dayanağı doğrulanamadığı için bu değer esas alınmamıştır.
Eski kayıtlar yerleşmenin suyunu ve havasını över. Yasar burada suyun çok soğuk, havanın sağlam olduğunu yazar; şarkından başka yerlerin bütünüyle bağ, bostan ve bahçe olduğunu, elmanın en iyisinin buradan çıktığını, ürünün bol ve her çeşidinin makbul bulunduğunu ekler. Aynı sayfalarda eski kalenin şehrin kuzeyinde, körfez gibi bir yerde bulunduğu için oranın havasının ağır olduğu da belirtilir. Yasar'a göre kalenin kalıntısı "pek hafif bir surette" görülmektedir ve Sivas emirinin sürüldüğü Zemendu Kalesi'nden bugün görülebilir bir iz kalmamıştır.
Şehirle yerleşme arasındaki yolun kendisi de eski kayıtlarda yer alır. Yasar, Ziyare yolu üzerinde, çayın ırmağa karıştığı yere yakın bir yerde, Selçuklu Sultanı Mesud'a atfedilen bir köprüden söz eder; Ziyare yolundaki Aynalı Mağara'yı da ayrıca anar. Bağ mevsiminde Amasyalıların gittiği mesire yerleri arasında "Ziyare" bağları da sayılır, ve Osman Fevzi Olcay'ın Amasya Hâtıraları'ndaki bağ listesinde "Ziğere (Ziyere) Bağları" ayrı bir başlık olarak yer alır. Alışveriş öbür yönde de işlemiştir: Olcay'ın anlattığına göre Ziyere'nin yaylacıları çarşıdaki Madenüzcü Hacı Mustafa Ağa'nın manav dükkânının müdavimlerindendi; kaymağın, sütün ve yoğurdun en iyisi o dükkâna gelirdi.
Selçuklu ve Dânişmendli Dönemlerine Dair Anlatılar
Yasar, Ziyare'yi İslam fetihlerinden beri Amasya'yı gezen komutanların uğrak yeri olarak gösterir. Emevi komutanı Mesleme'nin Amasya ve Semendu'ya geldiği kaydı Taberî ve Ikdü'l-Cümân gibi kaynaklara dayandırılır; Yasar, Semendu'nun Amasya yakınında olduğundan şüphe edilemeyeceği sonucuna varır. Dânişmendli emiri Melik İsmail'in Haçlılar Amasya'ya girince buraya sığındığı, şehrin tümünün yakıldığı 493 (yaklaşık 1100) tarihli olay da aynı çerçevede anılır. Sivas emiri Kır Han'ın 13. yüzyılda Zemendu Kalesi'ne sürgün edilmesi ise İbn-i Bibi'nin kaydıdır.
Yerleşmenin bilinen en sağlam yapı kayıtları 13. yüzyılın sonuna gelir. Yasar'a göre Selçuklu emirlerinden Hoca Muhibbeddin Mevdud-ı Ziyarî, 680 dolaylarında (13. yüzyılın son çeyreği) burada temeli taş, duvarı ve minaresi kırmızı tuğla, üstü ahşap bir cami, iki hamam ve derenin kuzeybatısında büyük bir duvarla çevrili bir göl yaptırmıştır. Kurt'un özetinde aynı gölün derenin kuzeydoğusunda olduğu yazılıdır; iki anlatım arasındaki bu fark, yön tarifinin kaynaktan kaynağa değiştiğini gösterir. Gölün duvarı, içindeki suyu selden korumak için sağlam bir örgüyle çevrilmiştir. Yasar ayrıca II. Bayezid'in Amasya valiliği sırasında, yaklaşık 870 (1465-1466) yıllarında aşağı gölü yaptırdığını ve altındaki bağları has bahçe hâline getirdiğini yazar; bu bahçeler 1143 (1730-1731) tarihine kadar bostancıbaşıya bağlı bir kethüdanın idaresinde kalmıştır.
Mevdud'un soyu Ziyaret'i bilginlik tarihine de bağlar. Yasar'a göre Hoca Muhibbeddin Mevdud, 690 tarihinde (yaklaşık 1291) Rum diyarının tanınmış müstevfîsi, yani mali kayıtlar sorumlusuydu. Torunu Sa'deddin Mevhub, 787'de (1385) ölmüş ve Şadgeldi Paşa Türbesi'nin önüne gömülmüştür; şöhreti kabir taşında yazılıdır. Ziyâriler denen bu aile, Yasar'ın kayıtlarında kadıları, müderrisleri ve nâibleriyle on dördüncü yüzyılın Amasya ilim hayatında ayrı bir sülale olarak geçer. Ziyaret Belediyesi'nin kendi tarihçesinde de Dânişmendlilerin 1100'lü yıllarda beldeye yerleştiği ve 1291'de burada Muhibbeddin Mevdud adlı bir âlimin yetiştiği yazılıdır. Bu yapıların bugünkü Yukarı Mahallesi sınırları içinde mi, Aşağı Mahalle'de mi kaldığı, yalnız bir kısmı için anlaşılabilir. Cami (sonradan Keçioğlu Camii adını alacaktır) ile hamamın Aşağı Mahalle'de olduğu Yasar'da açıkça yazılıdır; göllerin yeri belirtilmez. Bu nedenle bunları Yukarı'nın yapıları saymak doğru olmaz.
Yukarı Mahalle'nin Camisi ve Hayır Sahipleri
Yasar'ın mahalle sayımında Yukarı Mahalle'ye ait en açık kayıt, camisine dairdir. Ona göre Yukarı Mahalle'de, Amasya kethüdası Hacı Mehmed Çelebi yaklaşık 1080 (1669-1670) yıllarında bir cami yaptırmış; eşrafı mahalliyeden Çilingiroğlu Hacı Ali Efendi 1198'de (1783-1784) bu camiyi kârgir olarak genişletip yanına bir minare eklemiş, yapı 1243'te (1827-1828) bir kez daha onarılmıştır. Caminin yanında bir hamam ile bir mektep de vardır. Yasar yapıya özel bir ad vermez; bu nedenle ona bugün ad koymak yerine "Yukarı Mahalle Camii" demek, gerçeğe daha yakındır. Hacı Mehmed Çelebi'nin kimliği için başka bir ipucu yoktur, ancak Yasar'ın kronolojisinde aynı dönemde Amasya'nın şehir kethüdalığına gelen kişiler arasında "Ziyareli Keçioğlu Mehmed Çelebi"nin adı geçer; bu iki ismin aynı kişi olup olmadığı belgelenemediği için yalnızca bir olasılık olarak anılabilir.
Yasar'ın dokuzuncu ve onuncu ciltlerdeki kayıtlarında bir başka katkıdan söz edilir: Ziyare eşrafından Sarı Osmanzâde el-Hac Halil Ağa, 1210'da (1795-1796) ölmeden önce Ziyare'nin Bâlâ, yani Dânişmend Mahallesi'ndeki camiye "sülün gibi güzel" kârgir bir minare yaptırmış ve adını kapısının üstüne yazdırmıştır. Birinci ciltteki kayıtla bu kayıt çelişir gibi görünür, çünkü ilkinde minareyi Çilingiroğlu'nun eklediği söylenmektedir. İki kayıt aynı caminin farklı dönemlerdeki onarımlarına işaret edebilir; Yasar bunu açıklamaz, bu yüzden ikisi de kendi kaynağıyla anılmalıdır. Her halükârda, 18. yüzyılın sonu, Yukarı Mahalle'nin camisinin taş minareyle yenilendiği dönemdir.
Yasar'ın Ziyare'deki öbür yapıları ayrı bir mahalleye değil, genel olarak beldeye bağlar. Aşağı Mahalle'nin kuzey yanında Ziyareli Hacı İbrahim Çelebi 1075'te (1664-1665) bir mescit ve önünde çeşme yaptırmıştır. Keçioğlu Camii'nin yanında ise tekke, hamam ve mektep vardır. Ziyare eşrafından Hacı Mustafa Ağa'nın yaptırdığı medrese, kayıtlara göre 1197 dolaylarında (1783) ilk müderrisini bulmuştur. Yasar, 16. yüzyılın son çeyreğinde Keçi Beyzâdelerden Ali Ağa'nın da bir cami, mektep ve hamam yaptırdığını, mülkünü bu hayırlara vakfederek Ziyare'yi "pek güzel şenlendirdiğini" ve bu hayır sahiplerinin himmetiyle yerleşmenin parlak bir kasaba hâline geldiğini yazar. Aynı dönemde, 1011'de (1602), Deli Zülfikâr Ağa'nın oturduğu Ziyare tarafından Amasya'ya giren eşkıyanın Aşağıpazar'ı yaktığını ve şehrin ikinci tarihî devrini kapattığını da kaydeder. Deli Zülfikâr, Yasar'a göre Amasya'nın Ziyare Mahallesi halkından, "Baloğlu" diye bilinen sipahi Mehmed Ağa'nın oğludur ve sonradan vezirliğe yükselmiştir.
1840 ve 1844-1845 Sayımlarında Yukarı Mahalle
Yukarı Mahalle'yi hane düzeyinde görebildiğimiz ilk sağlam belge dönemi 19. yüzyılın ortasıdır. Kurt, 1844-1845 temettuat defterlerine dayanan çalışmasında Ziyere'nin o tarihte Sivas eyaleti Amasya sancağı Akdağ nahiyesine bağlı bir köy olduğunu, Soğukpınar, Aşağı ve Yukarı olmak üzere üç mahalleden oluştuğunu bildirir. Sayımların verdiği hane sayıları şöyledir.
- 1840 nüfus defterine göre Yukarı Mahalle'de 129 hane vardır (Soğukpınar 54, Aşağı 70). Bu sayımda gayrimüslimler sayılmamıştır.
- 1844-1845 temettuat defterlerine göre Yukarı Mahalle'de 151 hane vardır ve bunlardan 23'ü gayrimüslimdir. Soğukpınar'da 43, Aşağı'da 59 hane bulunur; köy toplamı 254 hanedir.
- Kurt, hane başına ortalama beş kişi varsayarak köyün nüfusunu yaklaşık 1.270 olarak tahmin eder. Bu bir hesaptır, sayım sonucu değildir.
Yukarı, köyün en kalabalık mahallesidir ve gayrimüslim nüfus da burada yaşar. Hane reisleri arasında Mehmed, Mustafa, Ali gibi adların yanında gayrimüslim hane reislerinden Mikail, Kareki ve Nikola adları görülür. Kurt'un aktardığına göre mahallenin en kalabalık ailesi, beş haneyle "Kara Mustafa" ailesidir; ardından Kara Şaban (dört hane), Kumlıoğlu (üç hane), Kürdoğlu ve Culhaoğlu (ikişer hane) gelir. Bu adların çoğu bugün yaşamamaktadır, ancak Kurt'un sözlü görüşmelerine göre lakapların bir kısmı aileleri ayırt etmek için beldede hâlâ kullanılır. Bu aile adlarının Yasar'ın andığı Keçioğlu ya da Ziyâreli ailelerle bağı kurulamamıştır; defterlerin gösterdiği, 19. yüzyılın ortasında mahallenin ağırlıklı olarak küçük çiftçi ve bahçıvan hanelerinden oluştuğudur.
Bahçe, Dut ve Keçi
Temettuat defterleri, Yukarı Mahalle'nin gündelik hayatını şaşırtıcı ölçüde ayrıntılı gösterir. Kurt'a göre 151 hane reisinden 101'i bahçıvan, 7'si çobandır; ayrıca bir mahalle imamı, bir berber, bir satıcı, beş rençber, bir hizmetkâr ve bir amele kayıtlıdır. Köyün geneli için de bahçıvanlık açık ara en yaygın meslektir. Mahalle imamının kayıtlı olması, Yasar'ın anlattığı cami ile birlikte okunduğunda, kayıtlardaki "mahalle imamı"nın bu camiye bağlı olabileceğini düşündürür, ancak defterler caminin adını vermez.
Toprak neredeyse tamamen bahçe ve bağdır. Ziyere'nin ekili ve dikili arazisi toplam 627 dönümdür; bunun 400 dönümü dut, 167 dönümü üzüm, 60 dönümü tarladır. Yukarı Mahalle'de yaklaşık 227 dönüm dut bahçesi (207 dönüm Müslüman, 20 dönüm gayrimüslim) ve 104 dönüm üzüm bağı (79 dönüm Müslüman, 25 dönüm gayrimüslim) bulunur. Dut, ipekböcekçiliğinin temelidir. Kurt, Amasya'nın ipekçilikte Bursa'dan sonra gelen önemli bir merkez olduğunu ve ipekböceği hastalığının 1865 sonrasında üretimi ciddi biçimde düşürdüğünü aktarır. Bugün dut, yerini kiraz gibi meyvelere bırakmıştır.
Hayvancılıkta da Yukarı öndedir. Kurt'un dördüncü tablosuna göre köydeki toplam 1.821 hayvanın 1.511'i Yukarı Mahalle'dedir. Mahallede 747 keçi, 427 oğlak, 70 merkep ve 20 katır sayılır, ayrıca 14 arı kovanı kayıtlıdır. Keçi, kaba yemle beslenebildiği için köylünün en kolay gelir kaynağı olarak açıklanır; merkep ve katır ise taşımacılıkta kullanılmıştır.
Hicabi Baba ve Çevresi
Ziyaret'in modern adını veren Hicabi Baba, Abdülbâki Hicâbî Efendi adıyla bilinir. Kırım'daki Bahçesaray'da doğmuş, Kırım'ın Ruslar tarafından işgali üzerine Anadolu'ya gelerek Amasya'ya yerleşmiştir. Gelişini bir kaynak 1774'e, bir başkası 1777'ye tarihler; sonraki dönemde Nakşibendî şeyhi olarak Ziyere'de irşad faaliyetine başlamıştır. Yasar, Hicâbî Tekkesi'nin Keçioğlu Camii'nin bitişiğinde olduğunu ve Hicâbî'nin burada 1212'de (1797-1798) bir tekke yaptırdığını, ölünce halifesi ve damadı İbrahim Zühdi Efendi'nin şeyh olduğunu, onun da ölümünden sonra yapının mektebe çevrildiğini yazar. Ayrı kayıtlarda Hicâbî'nin 1238'de (1822) öldüğü, bu tarihten sonra Keçioğlu Camii'nin imamı olan damadı İbrahim Efendi'nin tekke şeyhliği ve cami vaizliğini üstlendiği belirtilir; ayrıca Hicâbî'nin Kırımlı kardeşi İbrahim Kemâleddin Efendi ile torunu İbrahim Efendi (Lâdik'te müderris olmuştur) de Yasar'ın kayıtlarında geçer. Ziyareli Müftüzâde Süleyman Efendi'nin Keçioğlu Camii'nde kürsü şeyhi olup Hicâbî'nin zikir halkasına devam ettiği ve 1243'te öldüğü de kaydedilmiştir.
Hicabi Baba Camii ve türbesi, Hicâbî'nin onarıp adını verdiği Keçioğlu Camii'ne bitişiktir; Yasar'a göre bu cami Aşağı Mahalle'dedir. Buradan, Ziyaret'e adını veren türbenin Yukarı Mahalle'de değil Aşağı Mahalle'de olduğu anlaşılmaktadır. Hicâbî'nin eseri Zübdetü'l İslam 2013'te Ziyaret Belediyesi Yayınları arasında sadeleştirilerek yayımlanmıştır.
Bir karışıklığa da değinmek gerekir. Amasya'da "Yukarı Türbe" diye bilinen İsmail Şirvani Türbesi, Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün tanıtımına göre Şamlar Mahallesi'ndeki yüksek bir tepededir ve yüksekte olduğu için bu adı almıştır. Ziyaret'teki Yukarı Mahalle ile doğrudan bir bağı yoktur.
Nüfus ve Değişim
Kurt'un aktardığına göre 1914 (Birinci Dünya Savaşı öncesi) kayıtlarında Ziyere'nin Yukarı Mahallesi'nde 796 Müslüman ve 23 Rum yaşamaktadır; Soğukpınar'da 285 Müslüman ve 27 Rum, Aşağı'da 292 Müslüman vardır ve köyün toplamı 1.423 kişidir. Aynı çalışma, köyün o tarihte Amasya merkeze bağlandığını belirtir. 1844-1845'te 23 gayrimüslim hane sayılmışken 1914'te Rum nüfusun 23 kişi olarak yazılması, hane ile kişi sayısı aynı ölçüde olmadığı için doğrudan kıyaslanamaz; yine de gayrimüslimlerin mahallede küçük bir azınlık olarak sürdüğünü gösterir.
Günümüze yakın rakamlar için TÜİK/ADNKS verilerine dayandığı belirtilen, doğruluğu garanti edilmeyen bir derleme kullanılabilir. Bu derlemede Amasya Merkez "Yukarı Mah." için 2012'de 1.418, 2013'te 1.434, 2014'te 1.481, 2015'te 1.490, 2016'da 1.469, 2017'de 1.529, 2018'de 1.502 ve 2019'da 1.455 kişi görülür. Sekiz yıl boyunca nüfus 1.400 ile 1.500 arasında durgun bir çizgi izler. Serinin Ziyaret'in Yukarı Mahallesi'ne ait olduğu, belediyenin adresinin (Yukarı Mahalle, Muhsin Yazıcıoğlu Caddesi) ve Kurt'un beldenin mahalle listesinin birlikte okunmasından çıkarsanmıştır; derleme bunu ayrıca açıklamaz. Belde toplamı ise 2020'de 3.965, 2021'de 4.084'tür.
Günümüzde Yukarı
Kurt'un 2016 tarihli çalışmasında, İçişleri Bakanlığı verilerine dayanılarak, beldenin Aşağı, Yukarı ve Saraycık mahallelerinden oluştuğu ve Yukarı Mahalle'de 512 bina bulunduğu (Aşağı'da 481, Saraycık'ta 67) belirtilir. Eski Soğukpınar bugün ayrı bir mahalle olarak yoktur; Aşağı Mahalle sınırları içinde bir cadde adı olarak yaşar. Ziyaret Belediyesi 1958'de kurulmuştur ve merkezi Yukarı Mahalle'dedir.
Kurt ayrıca ekili ve dikili alanların büyük bölümünde bugün de meyveciliğin yapıldığını, dutun yerini kiraz gibi türlere bıraktığını yazar. Kazançlar, Tokmaklar ve Celeboğulları gibi bazı ailelerin hâlâ hayvancılıkla uğraştığı da aynı çalışmada görüşmelere dayanarak aktarılır. Böylece 1844-1845 defterlerinde görülen bahçıvanlık ve küçükbaş hayvancılık düzeni, biçim değiştirerek de olsa mahallenin geçim yapısında sürmektedir.
Kronoloji
13. yüzyıl sonları: Yasar'a göre Hâce Muhibbeddin Mevdud Ziyari, Ziyaret'te cami, iki hamam ve bir göl yaptırır (cami ve hamam Aşağı Mahalle'dedir).
1291: Muhibbeddin Mevdud, Rum diyarının müstevfîsi olarak anılır.
1465-1466: Yasar'a göre II. Bayezid, Amasya valisiyken buradaki aşağı gölü yaptırır.
1664-1665: Ziyareli Hacı İbrahim Çelebi, Aşağı Mahalle'nin kuzey yanında bir mescit ve çeşme yaptırır.
1669-1670 dolayları: Amasya kethüdası Hacı Mehmed Çelebi, Yukarı Mahalle'de cami yaptırır.
1774: Kırım'ın işgali üzerine Hicabi Baba Anadolu'ya gelir (bir kaynakta 1777).
1783-1784: Çilingiroğlu Hacı Ali Efendi, Yukarı Mahalle Camii'ni kârgir olarak yeniler.
1797-1798: Hicâbî Tekkesi, Keçioğlu Camii'nin bitişiğinde yapılır.
1827-1828: Yukarı Mahalle Camii bir kez daha onarılır.
1840: Nüfus defterine göre Yukarı Mahalle'de 129 hane yazılıdır.
1844-1845: Temettuat sayımında Yukarı Mahalle'de 151 hane (23'ü gayrimüslim) kayıtlıdır.
1914: Yukarı Mahalle'de 796 Müslüman ve 23 Rum yaşar.
1958: Ziyaret Belediyesi kurulur.
2019: Derleme serisinde Yukarı Mahallesi nüfusu 1.455'tir.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsameddin Yasar, Amasya Tarihi, 1-4. ciltler (Amasya Belediyesi, 2022), c. 1, s. 140-145 ("Ziyâre Mahallesi" maddesi) ve 1-4. ciltlerdeki Hicâbî Tekkesi ile olay kayıtları.
- Hüseyin Hüsameddin Yasar, Amasya Tarihi, 9-12. ciltler (Amasya Belediyesi, 2022), Ziyâre eşrafı ve Keçioğlu Camii kayıtları (Halil Ağa, Süleyman Efendi, Ziyârî sülalesi); 6-8. ciltler, Hicâbî'nin yakınları ve Hicâbî Tekkesi şeyhleri maddeleri.
- Osman Fevzi Olcay, Amasya Hâtıraları (Amasya Belediyesi Kültür Yayınları), bağlar listesi ve çarşı hatıraları. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
- Songül Keçeci Kurt, "1844-1845 Temettuât Defterlerine Göre Ziyere Köyü'nün Sosyal ve Ekonomik Durumu", Journal of History Studies, C. 8, S. 3, Eylül 2016, s. 57-81 (historystudies.net).
- Bekir Başalan, "Amasya İlinde İsimleri Değiştirilen Yerleşim Yeri Adları Üzerine Bir İnceleme" (DergiPark).
Resmî kaynaklar
Diğer kaynaklar
- Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, "Hicâbî, Abdülbâki (Gül Baba)".
- nufusu.com, "Merkez Mahalleleri Nüfusu Amasya" (2012-2019 serisi; TÜİK/ADNKS verilerine dayalı derleme).
- T.C. Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, "Yukarı (İsmail Şirvani) Türbesi".
- Vikipedi, "Ziyaret, Amasya" (belde nüfusu, belediyenin kuruluş yılı, konum).
Çevrimiçi kaynaklar
- https://www.historystudies.net/1844-1845-temettuat-defterlerine-gore-ziyere-koyunun-sosyal-ve-ekonomik-durumu_808
- https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page139.html
- https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/hicabi-abdulbaki-gul-baba
- https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/4249891
- https://www.nufusu.com/merkez-amasya-mahalleleri-nufusu





