Amasya Üniversitesi, 17 Mart 2006'da yürürlüğe giren bir kanunla kurulmuş devlet üniversitesidir; ama adı yeni olsa da arkasında otuz yılı aşkın bir yükseköğretim geçmişi vardır. Şehir, Osmanlı döneminde şehzadelerin yetiştiği, medreselerin ve âlimlerin bulunduğu bir ilim merkezi olarak bilinirdi. Üniversitenin kendi anlatısında bu eski kimlik sık hatırlatılır ve kurum, "Şehzadeler Şehri'ne yakışır" bir eğitim ve araştırma yuvası olmayı hedef olarak koyar. Bugünkü yapı, Milli Eğitim Bakanlığı'nın 1970'lerde açtığı iki okulun, Ondokuz Mayıs Üniversitesi çatısı altında geçen çeyrek yüzyılın ve 2006'dan sonra art arda kurulan fakültelerin üst üste binmesiyle oluştu. Bu birikimin izini sürmek, resmî kayıtlardaki tarihlerin zaman zaman birbirini tutmadığını da gösterir.

Şehrin Eski İlim Geleneği

Üniversitenin "ilim şehri" vurgusu, Amasya'nın eski eğitim düzenine dair yerel tarih yazımında güçlü bir karşılık bulur. Hüseyin Hüsameddin Yasar, Amasya Tarihi'nin birinci cildinde şehrin mahalle mekteplerini ve medreselerini bir okul basamakları sistemi gibi tarif eder: vakfı olmayan mekteplerin bile şehrin ağaları ve beyleri tarafından yaşatıldığını, sıbyan mekteplerinden çıkanların en az dörtte birinin Amasya medreselerine girerek öğrenimini tamamladığını yazar. Ona göre mektepler ve dârülkurrâlar ilk ve orta öğretim hükmündeydi, medreseler ise "mekâtib-i âliye", yani yüksek okullar sırasındaydı. Okutulan ilimleri üç kümede toplar: tefsir, hadis, fıkıh ve kelam gibi şer'î ilimler; hikmet, mantık, tıp, hendese ve hesap gibi aklî ilimler; meânî, beyan, lugat, nahiv, sarf, tarih ve şiir gibi edebî ilimler. Hesap, hendese ve tarihin başlangıçta itina gördüğünü, sonraları ise geri kaldığını da ekler.

Aynı eserin üçüncü cildinde Hüsameddin, şehrin parlak dönemini anlatırken Amasya'yı yüksek medreseleri, müderrisleri, şairleri, hekimleri ve hattatlarıyla "muhteşem bir dâru'l-irfân, şanlı bir dâru'l-fünûn" diye anar. Dârülfünun, Osmanlıcada üniversite karşılığı kullanılan addır; yazarın bu benzetmeyi seçmesi, bugünkü üniversitenin kendini bağladığı geleneğin daha 1920'lerde nasıl algılandığını gösterir. Bununla birlikte medreselerden bugünkü üniversiteye uzanan kurumsal bir süreklilik yoktur; aradaki bağ, şehrin kendi geçmişine dair hatırasından ibarettir.

Modern anlamda öğretmen yetiştirmenin şehirdeki ilk izleri yirminci yüzyılın başına uzanır. Osman Fevzi Olcay'ın hayat hikâyesine göre Olcay, Çukurkonak ve Çevikçe mekteplerinden sonra Saraydüzü'ndeki idadiyi bitirmiş, İstanbul'da bir yıl matematik okuduktan sonra Amasya'ya dönmüş ve 1327 (1912) yılında Amasya Darülmuallimin'ine kaydolarak buradan bir belge almıştır. Amasya Hâtıraları'nda hocalarından birini "Darü'l-Muallimin mezunlarından Ekrem Bey" diye anması da okulun şehirde öğretmen yetiştirdiğini gösterir. Bu darülmuallimin ile 1974'te kurulan eğitim enstitüsü arasında doğrudan bir bağ kurulduğuna dair bir belgeye rastlanmadı; ikisi, aynı şehirde farklı çağlarda öğretmen yetiştirme ihtiyacına verilmiş cevaplar olarak görülebilir.

1974'ten Uzanan Kökler

Üniversitenin temeli, kuruluş tarihinden otuz iki yıl önce atıldı. Milli Eğitim Bakanlığı 1974'te Amasya'da bir eğitim yükseköğretim birimi kurdu; üniversitenin resmî birim tablosunda bu birim Eğitim Fakültesi olarak, 1974-1975 akademik yılıyla kayıtlıdır. Üniversitenin performans programı ve önceki anlatımlar aynı kurumu Eğitim Enstitüsü adıyla anar. Ertesi yıl, 1975'te Amasya Meslek Yüksekokulu açıldı ve 1975-1976 öğretim yılında eğitime başladı. Bu iki kurum, şehirdeki yükseköğretimin ilk çekirdeğini oluşturdu.

1981'de Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) kurulmasıyla yükseköğretim kurumları yeniden düzenlendi ve Amasya'daki birimler Ondokuz Mayıs Üniversitesi'ne bağlandı. Bağlanma tarihi kimi anlatımlarda 1981, üniversitenin kendi performans programında ise 1982 olarak geçer. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Samsun merkezlidir ve 1 Nisan 1975'te kurulmuştur; Sinop, Amasya ve Ordu üniversiteleri, sonradan onun bünyesindeki birimlerden ayrılarak kurulan üniversiteler arasında sayılır. Aynı dönemde eğitim enstitüsünün yerini, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi'ne bağlı bir Eğitim Yüksekokulu aldı. Bu yüksekokul, 2 Temmuz 1992'de kabul edilen 3836 sayılı Kanun'la 1992-1993 öğretim yılından itibaren Amasya Eğitim Fakültesi'ne dönüştürüldü; böylece şehir, üniversitesi kurulmadan on dört yıl önce bir fakülteye kavuşmuş oldu.

Sonraki yıllarda yükseköğretim çevredeki ilçelere de yayıldı. YÖK Yürütme Kurulu 1 Kasım 1990'da, Ondokuz Mayıs Üniversitesi'ne bağlı olarak Merzifon Meslek Yüksekokulu'nun kurulmasına karar verdi; okul 1991-1992 öğretim yılında öğrenci aldı. Sağlık alanındaki okulun başlangıç tarihi ise kaynaklarda farklı verilir. Üniversitenin tanıtım metinleri Amasya Sağlık Yüksekokulu'nu 1992-1993 öğretim yılıyla anar. Performans programındaki ayrıntılı tarihçeye göre ise okul önce 1994-1995 öğretim yılında "Amasya Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu" adıyla ön lisans düzeyinde açılmış, 2 Kasım 1996 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla adı Amasya Sağlık Yüksekokulu olarak değiştirilmiş ve 1997-1998'den itibaren hemşirelik lisans eğitimi vermeye başlamıştır. Hangi tarih esas alınırsa alınsın, Amasya kendi üniversitesine kavuşmadan önce otuz yıldan uzun bir süre Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nin bir uzantısı olarak öğretmen, sağlık görevlisi ve ara eleman yetiştirdi.

2006 Tarihli Kuruluş Kanunu

Amasya Üniversitesi, 1 Mart 2006 tarihli ve 5467 sayılı Kanun'la kuruldu; on beş yeni üniversitenin kurulmasını öngören bu kanun, 17 Mart 2006 tarih ve 26111 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi'ne bağlı olarak Amasya'da faaliyet gösteren fakülte ve yüksekokullar yeni üniversiteye devredildi. Aynı kanunla Fen-Edebiyat Fakültesi, Mimarlık Fakültesi, Mesleki ve Teknik Eğitim Fakültesi ile Fen Bilimleri ve Sosyal Bilimler enstitüleri de kurulmuş sayıldı. Üniversitenin kendi tarihçesi bu geçişi şöyle anlatır: kurum genç olmakla birlikte, Amasya Eğitim Fakültesi, Amasya Meslek Yüksekokulu, Merzifon Meslek Yüksekokulu ve Amasya Sağlık Yüksekokulu'nun temelleri üzerine oturmuştur ve onlarca yıllık yükseköğretim deneyimine sahiptir.

Kuruluşu izleyen ilk yıllarda üniversite eğitimini sınırlı sayıda birimle sürdürdü. 2011-2012 öğretim yılında Eğitim, Fen-Edebiyat, Mimarlık, Teknoloji ve Tıp olmak üzere beş fakülte, bir sağlık yüksekokulu, Amasya, Merzifon, Taşova, Suluova ve Gümüşhacıköy'deki beş meslek yüksekokulu ve iki enstitü vardı; tıp fakültesi henüz öğrenci almıyordu. Uluslararası anlaşmaların sayısı başlangıçta sınırlıydı; üniversite zamanla Erasmus, Mevlana ve Farabi değişim programlarıyla öğrencilerine yurt içinde ve yurt dışında dönem geçirme imkânı sağladı.

Üniversite kendisini "Marka Kentin Marka Üniversitesi" olma hedefiyle tanımlar ve "Hep Birlikte Daha İleriye" sloganını kullanır. Resmî tanıtım metinleri, öğrenen organizasyon modeli ile kalite odaklı bir yönetişim anlayışını esas aldığını, eğitim programlarıyla araştıran, sorgulayan, sorumluluk alabilen bireyler yetiştirmeyi amaçladığını belirtir. Bunlar kurumun kendi beyanıdır ve bir dış değerlendirme niteliği taşımaz. Eğitim dili Türkçe ve İngilizcedir.

Amblem ve Kurumsal Kimlik

Üniversitenin amblemi 2012'de Prof. Dr. Ata Yakup Kaptan tarafından tasarlandı. Kurumsal kimlik kılavuzuna göre amblemde üç öge yer alır: şehri iki yakaya bölen Yeşilırmak, şehrin hâkim tepesindeki Kral Kaya Mezarları ve Millî Mücadele'nin gerekçesinin ve yönteminin belirlendiği Amasya Genelgesi. Merkezde, Harşena Dağı'nın güney eteklerindeki kalker kayalara oyulmuş bu mezarlardan biri durur; kılavuz, mezar biçiminin aynı zamanda üniversitenin baş harfi olan "A"yı çağrıştıracak şekilde çizildiğini belirtir. Yeşil alanlar ırmağı, gri zemin üzerindeki beyaz çizgiler ise Amasya Genelgesi'nin maddelerini temsil eder.

Amblemin dairesel biçimi bilginin ve eğitimin sürekliliğine gönderme olarak seçilmiş, ögeleri çevreleyen ikili çember kapsayıcılığı anlatacak şekilde düşünülmüştür. Okul renkleri yeşil, beyaz ve kırmızıdır; kılavuz kırmızıyı "yaşama açılan pencere", yeşili denge, uyum ve büyüme olarak yorumlar. Kılavuz ayrıca fakültelerin ve birimlerin kendilerine özgü logolar yerine üniversitenin ortak amblemini kullanmasını ister.

Misyon, Vizyon ve Değerler

Üniversitenin resmî misyon metni, alanında yeterli, analitik düşünen, araştırmacı, girişimci ve değerlerine saygılı nitelikli bireyler yetiştirmeyi ve bilimsellikten ödün vermeden toplum yararına hizmet sunmayı hedef olarak koyar. Vizyon ise eğitim-öğretimde nitelikli, topluma katkıda tanınan, araştırma-geliştirmede yenilikçi ve her zaman tercih edilen bir kurum olmaktır. Temel değerler arasında kaliteyi önceleme, öğrenci merkezlilik, katılımcılık ve yenilikçilik, toplumsal ve çevresel duyarlılık, ulusal ve kültürel değerleri gözetme, sanata ve sanatçıya saygı, bilimsel üretkenlik ve akademik özgürlük sayılır. 2025-2029 dönemi için bir stratejik plan yayımlanmıştır.

Fakülteler ve Gelişme Takvimi

Üniversitenin bugünkü yapısı 2006'dan sonra kademeli olarak oluştu. Fen-Edebiyat ve Mimarlık fakülteleri kuruluş yılı olarak 2006'yı taşır, ancak ilkinde eğitim 2010-2011, ikincisinde 2012-2013 akademik yılında başladı. Mühendislik alanındaki fakültenin geçmişi birkaç ad değişikliğinden geçer. Kuruluş kanunuyla açılan Mesleki ve Teknik Eğitim Fakültesi'nin adı, 2 Kasım 2009 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla Teknoloji Fakültesi olarak değiştirildi; eski program listelerinde bu fakülte elektrik-elektronik, makine, bilgisayar, otomotiv ve mekatronik mühendisliği bölümleriyle görünür. Üniversitenin birim tablosu Mühendislik Fakültesi'nin kuruluşunu 2009, öğrenci kabulünü 2012-2013 olarak verir. 20 Mayıs 2021 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararıyla Teknoloji Fakültesi kapatıldı ve yerine Mühendislik-Mimarlık Fakültesi kuruldu.

Tıp Fakültesi 4 Nisan 2011'de Bakanlar Kurulu kararıyla kuruldu ve ilk öğrencilerini 2017-2018 yılında aldı. İlahiyat Fakültesi, 23 Haziran 2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararıyla kuruldu ve 2013-2014'te eğitime başladı. Merzifon İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Bakanlar Kurulu'nun 5 Mayıs 2014 tarihli kararıyla kuruldu, 2018-2019 yılında öğrenci aldı. Sağlık Yüksekokulu ise 17 Ağustos 2017'de Resmî Gazete'de yayımlanan bir kanunla kapatılarak Sağlık Bilimleri Fakültesi'ne dönüştürüldü; fakülte, kökü olarak 1992'yi gösterir. Hemşirelik ve ebelik programları bu fakültede yürütülür.

Böylece üniversite, 2021'den itibaren sekiz fakülte, sekiz meslek yüksekokulu, üç enstitü ve bir yüksekokul barındıran bir yapıya ulaştı. Eğitim Fakültesi'nin öğretmenlik programları arasında sınıf, okul öncesi, matematik, fen, sosyal bilgiler, Türkçe ve İngilizce öğretmenliği ile rehberlik ve psikolojik danışmanlık sayılır. Fen-Edebiyat Fakültesi'nde tarih, Türk dili ve edebiyatı, matematik, fizik, kimya, biyoloji ve istatistik gibi temel bilim alanları yer alır. Mimarlık Fakültesi'nde mimarlık, şehir ve bölge planlama, iç mimari, endüstri ürünleri tasarımı ile peyzaj mimarlığı programları bulunur. İlahiyat Fakültesi'nin programları temel İslam bilimleri, felsefe ve din bilimleri, İslam tarihi ve sanatları ile din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenliği olarak sıralanır. Bu program adları eski listelere dayanır; güncel program adları değişmiş olabilir.

2022 verilerine göre en kalabalık akademik kadro, eski köklerine uygun olarak Eğitim Fakültesi'ndeydi: fakültede 122 öğretim elemanı görev yapıyordu. Onu 72 kişiyle Fen-Edebiyat ve 69 kişiyle Tıp fakülteleri izliyordu. Lisansüstü eğitim için 2006'da Fen Bilimleri ve Sosyal Bilimler enstitüleri kuruldu ve ikisi de 2011-2012'de eğitime başladı. Sağlık Bilimleri Enstitüsü 2017'de kuruldu. Yabancı Diller Yüksekokulu'nun kuruluşu üniversitenin birim tablosunda 2018 olarak geçer; performans programı ise okulun 25 Ocak 2016 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla kurulduğunu yazar. Sağlık Bilimleri Enstitüsü ile Yabancı Diller Yüksekokulu 2018-2019 yılında faaliyete geçti.

Tıp Fakültesi ve Eğitim-Araştırma Hastanesi

Tıp Fakültesi'nin kuruluşu ile öğrenci alması arasında altı yıl geçti. Bu sürede fakülte, Sağlık Bakanlığı ile imzalanan ortak kullanım protokolü çerçevesinde şehirdeki devlet hastanesini Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak birlikte işletmeye başladı. Nisan 2017'de dönemin rektörü Prof. Dr. Metin Orbay, hastanede kadın hastalıkları ve doğum, genel cerrahi, kardiyoloji, kulak burun boğaz ile ortopedi ve travmatoloji gibi dallarda ileri ameliyatların arttığını, hasta sevklerinin azaldığını ve tıpta uzmanlık eğitiminin başladığını açıkladı.

Aynı ay YÖK, fakülteye 2017-2018 öğretim yılında otuz öğrenci alınmasını onayladı. Düzenlemeye göre öğrenciler, fiziki altyapı tamamlanıncaya kadar temel tıp derslerini Samsun'da Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde görecek, dördüncü, beşinci ve altıncı sınıflarda Amasya'da okuyacaktı. Fakültenin morfoloji binası için Amasya Belediyesi şehrin eski otogar alanını tahsis etti; Orbay, şehrin dar coğrafyasında arsa bulmanın güçlüğüne bu vesileyle değinmiş, ihale sürecinin tamamlanıp yer tesliminin yapıldığını bildirmişti. Rektör, öğrenci alımını "yüzyıllar önce Amasya'da önemli bilimsel çalışmalara imza atan" Sabuncuoğlu Şerefeddin'in izinden tıp eğitiminin yeniden başlaması olarak yorumladı. Fakültenin o sırada dekanı Prof. Dr. Üzeyir Gök'tü. Üniversitenin 2022 performans programında 15.000 metrekarelik eğitim alanıyla bir Sabuncuoğlu Şerefeddin Yerleşkesi de yer alır.

Sabuncuoğlu Şerefeddin ve Sağlık Alanı

Üniversitenin sağlık alanındaki birimleri, Amasya'nın tıp tarihiyle ilişkilendirilerek adlandırıldı. Sabuncuoğlu Şerefeddin 1386'da Amasya'da doğdu ve 1468'de öldü. Dedesi Hacı İlyas Çelebi ile babası Ali Çelebi de Amasya Bimarhanesi'nde hekimbaşılık yapmış hekimlerdi; Şerefeddin tıp eğitimini usta-çırak ilişkisi içinde, Amasya Darüşşifası'nda aldı ve on yedi yaşında hekimliğe başladığı aktarılır. Üç temel eseri bilinir. Şehzade Bayezid'in isteğiyle Zeyneddin el-Cürcânî'nin Zahire-i Harezmşahî adlı eserinin farmakoloji bölümünü Türkçeye çevirdiği Akrabadin Tercümesi bunlardan ilkidir. İkincisi, Osmanlı coğrafyasında yazılmış ilk resimli cerrahi kitap sayılan Cerrahiyyetü'l-İlhaniyye'dir. Kitap üç bölümden oluşur ve ameliyatların nasıl yapıldığını, hasta ile hekimin duruşunu ve cerrahi aletlerin kullanımını gösteren, yazarın kendi çizdiği resimlerle donatılmıştır. Eserin yalnızca Ebü'l-Kâsım ez-Zehrâvî'nin Kitâbü't-Tasrîf'inin cerrahi bölümünün çevirisi olduğunu savunanlar vardır; öte yandan Sabuncuoğlu'nun bu kitabı kaynak olarak kullanıp kendi gözlem ve deneyimlerini eklediği kabul edilir. Üçüncü eseri Mücerrebnâme'yi 1468'de, Amasya'daki hekim çevresinin isteği üzerine yazdı; ilaçları hazırlanış biçimlerine göre on yedi bölümde ele alan bu kitap, ilk Türkçe deneysel tıp eseri olarak anılır.

Mücerrebnâme'de anlatılan deneyler, eserin ayırt edici yanını gösterir. Sabuncuoğlu yılan sokmasına karşı hazırladığı panzehiri kendisi içmiş, ardından parmağını yılana ısırtmış ve şişme ya da belirti görmediğini kaydetmiştir. Bir başka deneyde, bacağının tüyleri yolunmuş bir horozu zehirli bir yılana ısırtmış, ertesi gün deride beliren yeşilimsi yaraya tiryak vermiş ve ikinci günde belirtinin kaybolduğunu gözlemlemiştir. Bir hastalığı tedavi edemediğinde o konuda bilgili kişilerin yöntemini öğrendiği de aktarılır. Kitabı Türkçe yazması, bilim dilinin Arapça ve Latince sayıldığı bir çağda dikkat çeker; Cerrahiyyetü'l-İlhaniyye'yi de, ancak Türkçe okuyabilen cerrahların yararlanabilmesi için Türkçe kaleme aldığı belirtilir. Eserlerinin bilim dünyasına tanıtılması ise 1920'de Hakkı Uzel'in yayımladığı bir makaleyle olmuştur.

Üniversitenin 10 Mayıs 2012'de kurulan sağlık hizmetleri meslek yüksekokulu onun adını taşır; okulun programları sağlık bakım hizmetleri, tıbbi hizmetler ve teknikler, çocuk bakımı ve gençlik hizmetleri ile terapi ve rehabilitasyon bölümlerinden oluşur. 2022'de okulda otuz üç öğretim elemanı görev yapıyordu. Bu okulun ve Sağlık Bilimleri Fakültesi'nin öğrencileri uygulamalı derslerini ve mesleki eğitim uygulamalarını, Amasya İl Sağlık Müdürlüğü ile üniversite arasında imzalanan bir iş birliği protokolüne göre ildeki sağlık kuruluşlarında yapar. Protokolde uygulama yerleri arasında eğitim ve araştırma hastanesi, 112 acil istasyonları, toplum ve aile sağlığı merkezleri ile evde bakım birimleri sayılır.

İlçelerdeki Meslek Yüksekokulları

Üniversitenin ayırt edici yönlerinden biri, ilin ilçelerine yayılmış olmasıdır. Taşova Yüksel Akın, Suluova ve Gümüşhacıköy Hasan Duman meslek yüksekokulları, YÖK Başkanlığı'nın 29 Aralık 2010 tarihli yazısıyla kuruldu; Suluova ve Gümüşhacıköy'de öğrenci kabulü 2011-2012'de, Taşova'da 2013-2014'te başladı. Merzifon Meslek Yüksekokulu büro hizmetleri, pazarlama, bilgisayar teknolojileri, elektronik, inşaat, makine ve tekstil gibi alanlarda programlar yürütür; Merzifon'da hem eski hem yeni yerleşke kullanılmıştır. Suluova'nın programları gıda teknolojisi, süt ürünleri, tohumculuk, tıbbi ve aromatik bitkiler ile itfaiyecilik gibi tarım ve gıda ağırlıklı alanlardadır. Taşova'da bahçe tarımı, organik tarım, seracılık ve bitki koruma programları bulunur. Gümüşhacıköy Hasan Duman Meslek Yüksekokulu maliye, bankacılık ve sigortacılık, yerel yönetimler ile tarla bitkileri gibi hem idari hem tarımsal programlar yürütür. YÖK Genel Kurulu'nun 1 Mart 2013 tarihli kararıyla kurulan Tasarım Meslek Yüksekokulu ise 2014-2015'ten itibaren eğitim verdi.

Şehir merkezindeki en eski okul olan Amasya Meslek Yüksekokulu, YÖK'ün 12 Temmuz 2012 tarihli kararıyla ikiye bölündü ve Sosyal Bilimler ile Teknik Bilimler meslek yüksekokulları ortaya çıktı. İki okulun program yelpazesi de geniştir. Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu otel, lokanta ve ikram hizmetleri, pazarlama ve reklamcılık, dış ticaret, muhasebe ve vergi uygulamaları, büro hizmetleri ile bilgisayar kullanımı bölümlerini barındırır. Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu ise bilgisayar teknolojileri, elektrik ve enerji, elektrik ve otomasyon, inşaat, mimarlık ve şehir planlama, makine ve metal teknolojileri, motorlu araçlar, kimya ve tekstil gibi teknik bölümlerden oluşur. Bu programlar da eski listelerden aktarılmıştır ve zamanla değişmiş olabilir.

Bu dağılım, yükseköğretimin yalnızca il merkezinde toplanmamasını sağladı. Tarım ve gıda programlarının Suluova ve Taşova'da, sanayi ve tekstil programlarının Merzifon'da yoğunlaşması, ilçelerin ekonomik yapısıyla uyumludur. İlçe okullarının kadroları ise küçüktür: 2022'de Merzifon ve Suluova meslek yüksekokullarında otuz ikişer, Gümüşhacıköy'de yirmi, Taşova'da on yedi öğretim elemanı bulunuyordu ve bunların büyük bölümü öğretim görevlisiydi.

Yerleşkeler

Üniversitenin yerleşkeleri Milli Hakimiyet Kampüsü, Yeşilırmak Kampüsü, İpekköy Kampüsü, Tıp Fakültesi Yerleşkesi, Gümüşhacıköy, Suluova ve Taşova meslek yüksekokulu yerleşkeleri ile Merzifon Meslek Yüksekokulu'nun eski ve yeni yerleşkelerinden oluşur. 2022 performans programındaki taşınmaz cetveli, bu yerleşkelerin işlevlerini de gösterir. Milli Hakimiyet Yerleşkesi'nde yönetim binaları, eğitim alanları, toplantı ve konferans salonları ile 5.700 metrekareyi aşan kütüphane alanı kayıtlıdır. Yeşilırmak Yerleşkesi, derslik, spor ve sosyal alanların en geniş yer tuttuğu yerleşkedir. İpekköy'de eğitim, yönetim ve araştırma alanlarının yanında bir misafirhane bulunur; Merkezi Araştırma Laboratuvarı da bu yerleşkede çalışır. Merzifon'da meslek yüksekokulu yerleşkesinin yanında Yakacık Yerleşkesi de kayıtlıdır.

Aynı cetvelde üniversitenin toplam kapalı alanı 2022 başında 134.637 metrekare olarak kayıtlıdır; bunun yaklaşık 30 bin metrekaresi derslik, 19 bin metrekaresi rektörlük ve idari birimler, 8.700 metrekaresi konferans salonları ve kütüphanelerdir. Yapılar arasında yarı olimpik bir kapalı yüzme havuzu, kapalı spor salonları ve İlahiyat Fakültesi'nin camisi de sayılır. Aynı cetvelde üniversiteye ait yurt ve lojman alanı görünmez. Her öğrencinin öğrenci numarasıyla oluşturulan bir e-posta adresi vardır ve bu adres, kampüslerde kurulu kablosuz ağ üzerinden eduroam hizmetine bağlanmak için kullanılır. Öğrenci toplulukları listesinde satranç, tiyatro, müzik, halk oyunları, fotoğrafçılık, dağcılık, mutfak sanatları ve matematik gibi yirmi sekiz kadar kulüp sayılmıştır; bu liste güncel olmayabilir.

Hüseyin Hüsameddin Yasar Kütüphanesi

Üniversitenin merkez kütüphanesi, şehrin en kapsamlı tarihini yazan Hüseyin Hüsameddin Yasar'ın adını taşır. Hüsameddin Kasım 1869'da Amasya'nın Çeribaşı Mahallesi'nde doğdu; mahalledeki Balcı Mektebi'nde başladığı öğrenimini 1887'de rüşdiyeyi bitirerek sürdürdü. Bu yıllarda Farsça dersleri aldı, Abdüllatif Efendi Kütüphanesi'ndeki kitapları inceledi ve Amasya tarihine dair ilk bilgileri toplamaya başladı. 1889'da İstanbul'a giderek medrese öğrenimini tamamladı; kadılık ve naiplik görevleri sırasında Girit, Şam, Hicaz, Selanik, Bursa ve Anadolu'nun pek çok kasabasında kütüphane, mahkeme sicili ve vakfiye taradı. Vezirköprü, Osmancık, Niksar ve Refahiye'de naiplik yaptı, son görevi Evkaf Nezareti'nde eski kayıtlar mütercimliğiydi. Târîh-i Osmânî Encümeni'nin kuruluşundan itibaren üyesiydi ve 10 Şubat 1939'da İstanbul'da öldü.

On iki cilt olarak tasarlanan Amasya Tarihi'nin yalnız dört cildi 1912-1928 arasında basılabildi. Amasya Belediyesi'nin 1979'da satın aldığı müsveddelerin beşinci cildi kayıptır, altıncı ile on ikinci ciltler arası yazma hâlinde Süleymaniye Kütüphanesi'nde emanet olarak bulunur. Turgut Akpınar, yazarın kullandığı kaynakları çoğunlukla göstermemesinin ve aşırı etimolojik benzetmelerinin eserin ilmî değeri hakkında tereddüt doğurduğunu, buna karşılık Franz Babinger'in kitabı bazı konularda "gerçek bir hazine" sayarak bir Batı diline çevrilmesini önerdiğini yazar. Üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü, Amasya Valiliği ve Amasya Belediyesi ile birlikte 16-18 Mayıs 2024'te Hüsameddin'i tema alan "Uluslararası Amasya Sosyal Bilimler Araştırmaları Sempozyumu-I"i düzenledi; sunulan bildirilerin bir kısmı Ekim 2024'te üniversitenin yayınları arasında kitap olarak basıldı.

Mekân ve işlev bakımından yeniden düzenlenen merkez kütüphane 2020'de hizmete açıldı. Toplam kapalı alanı 5000 metrekare, oturma kapasitesi 1500 kişidir ve okuma salonları yirmi dört saat açıktır. Bina üç okuma salonu ve bir seminer salonuna sahiptir; çalışma odalarının sayısı ise kaynaklarda farklı verilir: üniversitenin tanıtım sayfası iki grup ve on beş bireysel çalışma odasından, 2022 performans programı on beş grup çalışma odası ile iki bireysel odadan söz eder. Kütüphanelerin fiziki düzeninin engelli kullanıcıların erişimi göz önünde tutularak tasarlandığı belirtilir; görme engelli öğrenciler için ayrı bir çalışma odası ve bir kitap okuma makinesi vardır ve bu hizmetten üniversite dışındaki engelli yurttaşlar da yararlanabilir.

Kütüphane sistemi bir merkez kütüphane, üç şube kütüphanesi ve dört birim kütüphanesinden kurulur. Yeşilırmak Yerleşkesi kütüphanesi 480 metrekare ve 180 kişilik, İpekköy Yerleşkesi kütüphanesi 258 metrekare ve 88 kişilik, İlahiyat Fakültesi kütüphanesi ise 500 metrekare ve 100 kişilik kapasitededir. 2022 başındaki kayıtlara göre koleksiyonda yaklaşık 75 bin basılı kitap, abonelik yoluyla erişilen iki milyonu aşkın elektronik kitap, 214 basılı ve 36 bini aşkın elektronik dergi bulunuyordu.

Araştırma Merkezleri ve Teknopark

Üniversite bünyesinde 2011'den itibaren çeşitli uygulama ve araştırma merkezleri kuruldu. Sürekli Eğitim ve Uzaktan Eğitim merkezleri 2011'de, Merkezi Uygulama ve Araştırma Laboratuvarı 2012'de, Okul Öncesi Eğitimi merkezi 2013'te, Sosyal ve Stratejik Araştırmalar merkezi 2014'te, Türkçe Öğretimi merkezi 2018'de kuruldu. Uzaktan Eğitim Merkezi'nin altyapısı, COVID-19 salgını sırasında belirleyici oldu: 2020-2021 güz yarıyılından itibaren bütün ön lisans, lisans ve yüksek lisans programları uzaktan eğitime aktarıldı. Teknoloji Transfer Ofisi, Kadın ve Aile Çalışmaları ile Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık merkezleri de güncel birim listesinde yer alır.

Amasya Teknoloji Geliştirme Bölgesi'nin kuruluş kararı Eylül 2025'te Resmî Gazete'de yayımlandı; Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 13 Eylül 2025'te, aynı kararlarla kurulan İstanbul Finans ve Teknoloji Üssü ve Alanya bölgeleriyle birlikte ülkedeki teknopark sayısının 113'e ulaştığını duyurdu. Rektörün yirminci yıl mesajında, üniversitenin Teknoparkı'nda fikirlerin teknolojiyle buluştuğu ve sanayiyle iş birliğine dayalı çözümler üretildiği belirtilir.

Öğrenci ve Personel Sayıları

Kayıtlı öğrenci sayısı 2021-2022 öğretim yılında 16.299'du: 8.532 ön lisans, 6.482 lisans, 1.254 yüksek lisans ve 31 doktora öğrencisi. 2022'de görevli akademik personel 705 kişiydi; bunların 48'i profesör, 94'ü doçent, 236'sı doktor, 200'ü öğretim görevlisi ve 127'si araştırma görevlisi olarak kayıtlıdır. Üniversitenin aynı öğretim yılına ait performans programı ise biraz farklı rakamlar verir: 17.149 öğrenci, 44'ü profesör, 74'ü doçent, 221'i doktor öğretim üyesi, 202'si öğretim görevlisi ve 140'ı araştırma görevlisi olmak üzere 681 akademik personel, 297 idari personel ve 243 sürekli işçi. Farkın, sayımların yapıldığı tarihlerden kaynaklandığı düşünülebilir.

Rektör Prof. Dr. Ahmet Hakkı Turabi'nin 17 Mart 2026'da yayımladığı yirminci yıl mesajına göre üniversitenin 60 bine yakın mezunu, 20 bini aşkın öğrencisi, 740 akademik ve 620 idari personeli vardır. Mesajdaki sayılar kurumun kendi beyanıdır; 2021-2022 verileriyle arasındaki fark, yaklaşık dört yılda gerçekleşen büyümeyi gösterir. Öğrencilerin ve personelin il merkezindeki ve ilçelerdeki varlığı, şehrin ticaretine ve kültür hayatına canlılık getirmiştir. Üniversitenin akademik yayınları, bilimsel projeleri ve topluma dönük etkinlikleri de kurumu bölgede bir ilgi merkezi hâline getirmiştir.

Yirminci Yıl

17 Mart 2026'da üniversite, kuruluşunun yirminci yıl dönümünü kutladı. Rektör Turabi'nin mesajı, üniversitenin Atatürk'ün cumhuriyet ilkeleri ışığında adımlar attığını, bilimsel projelerle ulusal ve uluslararası alanda etkinliğini artırdığını ve şehirle iş birliği içinde üretim ve kalkınmada rol aldığını söyler. Mesajda geçmişten bugüne emeği geçen iç ve dış paydaşlara teşekkür edilir. Yirmi yılın sonunda üniversite, 1974'te tek bir eğitim enstitüsüyle başlayan yolun ilin bütün ilçelerine yayılmış bir kuruma dönüştüğü noktadadır.

Kronoloji

1912: Osman Fevzi Olcay Amasya Darülmuallimin'ine kaydoldu; şehirde öğretmen yetiştiren bir okul bulunuyordu.

1974: Milli Eğitim Bakanlığı Amasya'da Eğitim Fakültesi'ni (kimi anlatımlarda eğitim enstitüsü) kurdu.

1975: Amasya Meslek Yüksekokulu kuruldu; 1975-1976'da eğitime başladı.

1981-1982: YÖK'ün kurulmasıyla Amasya'daki birimler Ondokuz Mayıs Üniversitesi'ne bağlandı; Eğitim Yüksekokulu oluşturuldu.

1990-1992: Merzifon Meslek Yüksekokulu kuruldu (YÖK kararı 1 Kasım 1990, eğitim 1991-1992); 3836 sayılı Kanun'la Eğitim Yüksekokulu Amasya Eğitim Fakültesi'ne dönüştü.

1992-1997: Sağlık okulu açıldı (kaynaklara göre 1992-1993 ya da 1994-1995); 1996'da adı Amasya Sağlık Yüksekokulu oldu, 1997-1998'de hemşirelik lisans eğitimi başladı.

17 Mart 2006: 5467 sayılı Kanun'la Amasya Üniversitesi kuruldu.

2009: Mesleki ve Teknik Eğitim Fakültesi'nin adı Teknoloji Fakültesi olarak değiştirildi.

2010-2014: Taşova, Suluova ve Gümüşhacıköy meslek yüksekokulları (2010), Tıp Fakültesi (2011), İlahiyat Fakültesi ve Sabuncuoğlu Şerefeddin Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (2012), Tasarım Meslek Yüksekokulu (2013) ve Merzifon İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (2014) kuruldu.

2012: Amasya Meslek Yüksekokulu ikiye bölündü; üniversitenin amblemi tasarlandı.

2017: Sağlık Yüksekokulu Sağlık Bilimleri Fakültesi'ne dönüştürüldü; Tıp Fakültesi'ne otuz öğrenci alınması onaylandı ve fakülte 2017-2018'de ilk öğrencilerini aldı.

2018: Türkçe Öğretimi Merkezi kuruldu; Yabancı Diller Yüksekokulu (kuruluşu kimi kayıtlarda 2016) faaliyete geçti.

2020: Hüseyin Hüsameddin Yasar Merkez Kütüphanesi yenilenmiş hâliyle hizmete açıldı.

2021: Teknoloji Fakültesi kapatıldı, Mühendislik-Mimarlık Fakültesi kuruldu.

16-18 Mayıs 2024: Hüsameddin temalı Uluslararası Amasya Sosyal Bilimler Araştırmaları Sempozyumu-I düzenlendi.

Eylül 2025: Amasya Teknoloji Geliştirme Bölgesi'nin kuruluş kararı yayımlandı.

17 Mart 2026: Üniversite yirminci kuruluş yıl dönümünü kutladı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

Diğer kaynaklar

Çevrimiçi kaynaklar