Amasya'nın turizm tarihi, şehrin tarihine bakmadan anlaşılmaz. Yeşilırmak'ın dar bir vadiden geçtiği yerde kurulan şehir, Karadeniz kıyısını Anadolu'nun iç kesimlerine bağlayan yolların kesiştiği noktadadır. Bu konum onu binlerce yıl boyunca bir yerleşim, bir başkent ve bir sancak merkezi yapmış; ziyaretçilerin bugün gördüğü yapıların büyük bölümü de bu uzun görevin bıraktığı izlerdir. Nehrin iki yakasına dizilmiş ahşap evler, Harşena Dağı'nın yamacına oyulmuş kral mezarları, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden kalma külliyeler ve müzeler, şehir turizminin dayandığı başlıca varlıklardır. 2015 yılında Harşena Dağı ile Pontus Kral Kaya Mezarları'nın UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alınması, bu varlıklara resmî ve uluslararası bir çerçeve kazandırmıştır.
Amasya'yı Turizm Şehri Yapan Tarihî Katmanlar
Harşena Dağı'nın güney yamacındaki höyük ve Amasya Kalesi, Erken Tunç Çağı'ndan Osmanlı Devleti'nin sonuna kadar kesintisiz iskân görmüştür. Şehir bu süre içinde Hititlere, Frigyalılara, Kimmerlere, İskitlere, Medlere ve Perslere, ardından Pontus Krallığı'na, Romalılara ve Doğu Romalılara, sonra da Danişmendlilere, Anadolu Selçuklularına, İlhanlılara, Eretnalılara ve Osmanlılara ev sahipliği yapmıştır. Tanıtım metinlerinde sıkça geçen "8 bin 500 yıllık tarih" ifadesi de bu uzun yerleşim zincirine dayanır. Bunca katmanın aynı vadide üst üste durması, Amasya'yı birçok dönemin aynı anda okunabildiği bir şehir hâline getirir.
Pontus Krallığı bu katmanlar içinde şehrin görünümünü en çok değiştirenlerden biridir. Pers satraplarından I. Mithridates, Amaseia'yı başkent yaparak krallığı burada kurdu. UNESCO'ya sunulan belgede kuruluş tarihi MÖ 301 olarak verilir, bazı kaynaklar ise MÖ 281'i anar. Krallığın toprakları, VI. Mithridates Eupator döneminde bugünkü Türkiye, Rusya, Ukrayna, Gürcistan, Ermenistan, Bulgaristan ve Yunanistan sınırlarına uzanacak kadar genişledi. Eupator'un oğlu II. Pharnakes, MÖ 47'de Zela'da Romalı komutan Caesar'a yenildi ve Caesar'ın "geldim, gördüm, yendim" sözü bu savaşın ardından söylendi. Kale surları ve kaya mezarları, şehrin Pontus döneminde en parlak günlerini yaşadığı yıllardan kalmadır.
Osmanlı döneminde Amasya, doğu sınırındaki stratejik konumu nedeniyle idari merkez olma görevini sürdürdü. Şehir 1386'da Osmanlı denetimine girdi, 1402'de şehzade sancağı olarak düzenlendi. Bu görevde on iki şehzade bulundu ve bunlardan yedisi tahta çıktı. Amasya'nın "Şehzadeler Şehri" adı bu uygulamadan gelir ve bugün turizm tanıtımında en çok kullanılan kimliklerden biridir. Şehzadeler Müzesi gibi kurumlar da bu mirasın ziyaretçiye aktarılmasında önemli bir yer tutar.
Pontus Kral Kaya Mezarları
Harşena Dağı'nın güney yamacındaki kral mezarları, Pontus Krallığı'ndan günümüze ulaşan en etkileyici arkeolojik kalıntılar sayılır ve krallığın korunabilmiş neredeyse tek anıtsal yapı grubunu oluşturur. Kızlar Sarayı çevresinde beş kralın mezarı bulunur. Bunlar I. Mithridates, Ariobarzanes, II. Mithridates, III. Mithridates ve I. Pharnakes'e atfedilir. Amasya Kalesi surları içinde dokuz, vadide ve şehrin çevresinde ise toplam yirmi bir kaya mezarı vardır. Mezarların yükseklikleri 8 ile 15 metre arasında değişir. Bu mezarları anan ilk yazar Strabon'dur.
Mezarların yapımında kayanın dış yüzeyi işlendiği gibi, bazı parçalar ayrıca yontulup kayaya geçme ve kenetlerle bağlanmıştır. Basamakların bir bölümü, anta başlıkları, eşikler ve kapı lentoları böyle yapılmıştır; bu bağlantıların izleri hâlâ seçilebilir. Mezar odalarının girişleri yerden yüksekte açıldığı için içeri ancak merdivenle girilebilir. UNESCO belgesi, bu yüksek konumun İran arınma kurallarına göre seçilmiş olabileceğini ve Persepolis ile Nakş-ı Rüstem'deki Ahameniş mezarlarının girişleriyle karşılaştırılabileceğini belirtir. Cephelerde sütun düzeni de farklıdır. I. mezarda altı, II. ve IV. mezarlarda dörder sütun bulunurken, III. ve V. mezarlar yuvarlak tepeli olup sütunsuzdur.
Yapım sırasında tüm mezarların çevresine koridor açılması planlanmıştı. Böylece mezarlar kayanın içinde bağımsız yapılar gibi görünecekti. Ancak yalnızca II, III ve IV numaralı mezarların koridorları tamamlanabildi. I numaralı mezarın koridoruna başlandı, fakat kaya çok kırıklı ve ufalanır olduğu için vazgeçildi. V numaralı mezarın koridoru ise bitmeden bırakıldı. Bunun nedeni, I. Pharnakes'in başkenti Amaseia'dan, kısa süre önce ele geçirdiği ve uluslararası bağlantıları olan liman kenti Sinope'ye taşımaya karar vermesi ve kendisini yeni başkentinde gömdürmek istemesidir. Mezar geleneği de Amasya'da sona erdi, Sinope'de sürmedi.
I. Pharnakes'e ait V numaralı mezar, 15 x 8 x 6 metre ölçüsüyle bu gruptaki en büyük kaya mezarıdır. Üstündeki kaya yazıtı, kale komutanı (phrourarchos) Metrodoros'un kral için tanrılara bir sunak ve bir çiçek tarhı adadığını bildirir. Mezarlar, Anadolu'daki kaya mezarı geleneğinin, yani Urartu, Frigya, Likya, Karya ve Paflagonya örneklerinin en geç halkasıdır. Öteki bölgelerde yerel biçimler giderek Yunan görünümüne bürünürken Amasya'da gelişme ters yönde ilerlemiştir. Yunan tapınak mimarisinden esinlenen biçimler V numaralı mezarda tamamen terk edilmiş ve bölgeye özgü yeni bir tip ortaya çıkmıştır. Çorum'un Laçin yakınlarındaki Hikesios Mezarı da bu tipi izleyen bir örnektir.
UNESCO Geçici Listesi'ne Giriş
Harşena Dağı ve Pontus Kral Kaya Mezarları, 13 Nisan 2015'te Türkiye'nin UNESCO Daimî Temsilciliği tarafından geçici listeye önerildi. Bazı yayınlar listeye alınma yılını 2014 olarak anar. Varlık "karma" kategoride, yani hem kültürel hem doğal değerler açısından başvurulmuş ve (iii), (vi) ve (vii) ölçütleri gerekçe gösterilmiştir. Geçici listeye girmek, bir alanın dünya mirası olduğu anlamına gelmez; devletin ileride tam adaylık dosyası hazırlayabileceğini gösterir. Amasya bu nedenle bir adaylık sürecinin başındadır.
(iii) numaralı ölçüt, beş Pontus kralının mezarlarını içeren kraliyet nekropolünün, dünyada bir hanedana ait ilk ve tek nekropol olduğunu öne sürer. (vi) numaralı ölçüt, Amasya'nın tarih boyunca idari, bilimsel ve kültürel bir merkez olmasına dayanır. Coğrafyacı Strabon (MÖ 64-24) hayatının büyük bölümünü burada geçirmiş, on yedi ciltlik Geographika ile kırk üç ciltlik Historika Hypomnemata'yı yazmıştır. Azize Theodoros 284'te Amasya'da doğmuştur. On üçüncü yüzyılda Hekim Bereket'in kaleme aldığı Tuhfe-i Mübârizî, Anadolu'da Türkçe yazılan ilk tıp kitabı sayılır. 1385'te Amasya'da doğan Sabuncuoğlu Şerefeddin'in Cerrahiyyetü'l-Hâniyye adlı eseri, Türk-İslam dünyasında resimli hazırlanan ilk tıp kitabıdır ve üç nüshasından biri bugün Fransa Millî Kütüphanesi'ndedir. Şeyh Hamdullah, Zeynep Hatun, Mihrî Hatun, Pir İlyas-ı Halvetî, Gül Baba, Tacizâde Cafer Çelebi, Bayezid Paşa ve Merzifonlu Kara Mustafa Paşa da şehirle anılan isimlerdir.
(vii) numaralı ölçüt kültürel peyzaja dayanır. İki bin metreyi bulan dağlar arasından doğu-batı doğrultusunda akan Yeşilırmak, Amasya'da Tersakan Çayı ile birleşerek geniş bir havza oluşturur. Havzanın kuzeyinde, Jura Dönemi'ne tarihlenen sivri koni biçimli kireçtaşı kütlesi Harşena Dağı yükselir ve yüksekliği 272 metredir. Zirvesinde iki düzlük bulunur, güneyde nehre kadar uçurumlar iner, doğu ve batı yamaçları da çok diktir. Bu yapı dağı neredeyse doğal bir kale hâline getirmiş, kenti savunmada avantajlı kılmıştır. Kral mezarları nedeniyle bölge yüzyıllardır "Krallar Vadisi" olarak da bilinir. Harşena adının, Hatti dilindeki Harşuwana ya da Arşuawana sözünden geldiği ve "güzel, kutlu nehir şehri" anlamına geldiği düşünülür.
Yalıboyu Evleri
Ziyaretçilerin Amasya'da ilk karşılaştığı görüntü, Yeşilırmak boyunca sıralanan Yalıboyu evleridir. Bu evler 19. ve 20. yüzyıllarda inşa edilmiş geleneksel Türk evi örnekleridir ve hımış ile bağdadi teknikleriyle yapılmıştır. Çoğunlukla yan yana ve bitişik düzende, ahşap çatkı sistemiyle, kerpiç dolgulu olarak yükselir; üstleri kırma ya da beşik çatıdır ve oluklu kiremitle örtülüdür. Evlerin çoğu bodrum üzerinde tek ya da iki katlıdır ve avlulu, bahçelidir. Haremlik ve selamlık düzeninde planlanan bu konutlar, sokağa kapalı bir görünüm taşır ve bahçe yapıların ortasında kalır.
Birinci ya da ikinci kat düzeyinde, odanın sokağa veya avluya doğru çıkıntı yapan ve üç yanı pencereli bölümüne şahniş denir; bu çıkmalar köşk olarak da bilinir. Günlük yaşam sofa denen odalarda geçerdi. Bu odalarda ocak, şerbetlik, gömme dolap, raf ve sedir gibi farklı işlevlerde donanımlar bulunur; bazı odalarda yüklük ve gusülhane de yer alır. Evler, deniz olmayan bir coğrafyada yalı biçiminde, yani konak olarak kurulmuş ve yüksek duvarlarla çevrilmiştir. Avluda bir su kuyusu ve ocak, ayrıca nar, dut ya da hünnap ağaçları bulunur. Haremlik bölümleri nehir boyundaki kale surlarına yaslanır.
Bu manzara, nehrin karşı yakasındaki yapılarla birlikte okunur. Darüşşifa (1309), Gümüşlü Cami (1326), II. Bayezid Külliyesi (1486) ve Kapı Ağa Medresesi (1488), tarihî köprüler, kale ve Harşena Dağı ile birlikte bir bütün oluşturur. Ahşap evler yalnızca Yalıboyu'nda bulunmaz. Hatuniye Mahallesi'nde ve kalenin doğusundaki Helkıs Mahallesi'nde, nehrin öbür yanındaki Sofular, Hacı İlyas ve Şamlar mahallelerinde de iki yüz yıllık ahşap yapılar vardır. Hatuniye Mahallesi kentsel sit alanıdır ve şehirdeki 137 tescilli yapıdan 64'ü bu mahalle sınırları içinde kalır. Helkıs Mahallesi de kentsel sit olup 16 tescilli geleneksel ahşap yapıya sahiptir. Bu evler Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında korunur.
Koruma Çalışmaları ve Restorasyon
Harşena Dağı 1. derece doğal sit olarak tescil edilmiştir. Harşena Dağı, Amasya Kalesi, Kızlar Sarayı çevresi ve Hatuniye Mahallesi'ni de kapsayan Enderun Kalesi bölgesinden oluşan 350.000 metrekarelik alan ise 1. derece arkeolojik sittir. Korumadan Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı sorumludur. Kale surlarının rölöve, restitüsyon ve restorasyon projeleri 2007'de hazırlanmış, surların büyük bölümü sonradan onarılmıştır. Kızlar Sarayı alanında ve kalede 2006-2008 arasında Kültür ve Turizm Bakanlığı kaynağıyla kazı yapılmış; 2009'dan beri kale kazılarını İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü yürütmektedir. Bakanlık ayrıca Hatuniye ve Helkıs mahallelerindeki tarihî yapıların restorasyon projelerine mali destek vermiş, Sofular Mahallesi'ndeki Müftü Kamil Sokağı'nın sokak sağlıklaştırma projesini de aynı kaynakla hazırlatmıştır.
Kalenin yapısı ziyaretçilere geniş bir gezi alanı sunar. Kale üç ana bölümden ve sekiz savunma kademesinden oluşur; çevresindeki surların uzunluğu yaklaşık iki kilometredir ve bu surlar Antik, Orta ve Yeni Çağ'da yapılmıştır. Kalede 186 metrelik Zindan Tüneli, farklı uygarlıkların izini taşıyan sarnıçlar ve yeraltındaki Osmanlı mahalle kalıntıları bulunur. Orta Kale'de kral mezarlarının yanı sıra 14. ve 15. yüzyıldan iki Osmanlı hamamı, Ceylan Yolu, 300 metrelik Cilanbolu Sarnıcı, Ceylan Tüneli ve Helenistik surlar yer alır. Helenistik surların bir bölümü bugün de ayaktadır. Tüneller ve sarnıçlar MÖ 1. yüzyılda, kaya tüneli tekniğiyle ana kayaya tonoz biçiminde açılmıştır. Kızlar Sarayı, Candaroğulları Beyliği döneminde askerî üs olarak kullanılmış, Osmanlı şehzadelerine ve sancak yöneticilerine 150 yıldan uzun süre hizmet vermiştir. Kral mezarları ve kale akşamları aydınlatılır, vadiden bakıldığında görünüm bir hayli değişir.
Müzeler ve Ziyaretçi Sayıları
Amasya, nüfusuna oranla müze zengini bir şehir olarak anılır. Şehzadeler Müzesi, Minyatür Amasya Müzesi, İmaret Müzesi, Bimarhane ve Ferhat ile Şirin Aşıklar Müzesi şehrin önde gelen müzeleri arasındadır. Minyatür Amasya Müzesi 2010'da açılmıştır. Amasya Arkeoloji Müzesi'nin bahçesinde 12. yüzyıldan kalma Sultan Mesud Türbesi durur. Şehrin girişinde de Ferhat ve Şirin Aşıklar Müzesi ile Aşıklar Müzesi yer alır.
Amasya İl Özel İdaresi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü, 2018'de müzelere gelen biletli ziyaretçi sayısını 139.980 olarak açıkladı. Bu sayının 42.005'i Minyatür Amasya Müzesi'ne, 49.007'si Şehzadeler Müzesi'ne, 48.898'i İmaret Müzesi'ne aittir. Üç müzenin rakamları toplandığında 139.910 çıktığı için açıklanan toplamla arada küçük bir fark vardır. Kurum, 2019'da bu sayının hayli üzerinde, nitelikli bir ziyaretçi sayısı hedeflediğini duyurdu. Müzeler hem tarihî panoramanın geleceğe aktarılması hem de turizmin canlandırılması bakımından şehrin önemli kozlarından biri olarak gösterilir. İl Özel İdaresi ve belediyenin birlikte yürüttüğü çalışmalar, hem yerli hem yabancı turist sayısında artış sağlamıştır.
Amasya'nın Millî Mücadele'deki yeri de kültür rotasına eklenmiştir. Mustafa Kemal Paşa'nın 1919'da Amasya'da yayımlanan genelgesi, şehri ulusal hafızanın bir mekânı hâline getirdi. Tarihî camiler ve türbeler inanç turizminin, müzeler ve Millî Mücadele mekânları kültür turizminin, Amasya çöreği ve yöresel yemekler gastronomi turizminin konusudur. Festivaller ve film çekimleri de şehrin tanınırlığını artıran etkinliklerdir.
Dijital Tanıtım
Haziran 2022'de, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı'nın Turizmin Geliştirilmesine Yönelik Küçük Ölçekli Altyapı Yatırımlarına Mali Destek Programı kapsamında yürütülen Dijital Kent Amasya Projesi tanıtıldı. Amasya İl Özel İdaresi'nin uyguladığı projeyle "Discover Amasya" adlı mobil uygulama ve discoveramasya.com web sitesi geliştirildi. Amaç, Amasya'nın tanıtımını ve turizm potansiyelini yeni teknolojik araçlarla güçlendirmekti. Uygulama ve site Türkçe ve İngilizce hizmet verir. Kullanıcılar kentteki kültürel, tarihî ve doğal varlıkları keşfedebilir, yeme-içme ve konaklama önerilerine ulaşabilir, her yer hakkında ayrıntılı bilgi, fotoğraf ve videoya bakabilir.
Projenin bir diğer ayağı, kente özgü kültürel, tarihî ve doğal varlıkların görünürlüğünü artırmak için hazırlanan tek tip, karekodlu tabelalardır. Tabelalardaki karekod uygulamayla okutulduğunda ilgili yapının bilgisine ulaşılır. Tanıtım tabelalarının standartlaştırılması şehrin turizm bütünlüğüne katkı sağlar. Tabela, uygulama ve web sitesi birlikte, Amasya'ya gelen turistlerin örnek gezi rotalarından yararlanmasını ve ilgi alanlarına göre kendi programlarını oluşturmasını mümkün kılar.
Turizmin Şehre Etkisi
Turizm şehir ekonomisine hareket kattı; el sanatları, konaklama ve yerel ürünler bu canlanmadan pay aldı. Değişimin kültürel bir yanı da vardır. Şehir halkı kendi mirasının değerini ziyaretçilerin ilgisiyle yeniden fark etti ve bu mirasın korunmasında daha çok sorumluluk hissetmeye başladı. Geçici listeye girmek, Amasya'nın korunması ve tanıtımı için hem yeni bir sorumluluk hem de yeni bir fırsat doğurdu. Alanın kalıcı listeye girip girmeyeceği ise ileride hazırlanacak adaylık dosyasının değerlendirilmesine bağlıdır.
Kronoloji
MÖ 301 (bazı kaynaklara göre MÖ 281): I. Mithridates Pontus Krallığı'nı kurar ve Amaseia başkent olur.
MÖ 47: II. Pharnakes, Zela Savaşı'nda Caesar'a yenilir.
1309: Darüşşifa (Bimarhane) yapılır.
1326: Gümüşlü Cami yapılır.
1386: Amasya Osmanlı denetimine girer.
1402: Şehir şehzade sancağı olarak düzenlenir.
1486: II. Bayezid Külliyesi yapılır.
1488: Kapı Ağa Medresesi yapılır.
2006-2008: Kızlar Sarayı ve kalede Bakanlık kaynağıyla kazı yapılır.
2007: Kale surlarının rölöve, restitüsyon ve restorasyon projeleri hazırlanır.
2009: Kale kazıları İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü'ne geçer.
2010: Minyatür Amasya Müzesi açılır.
13 Nisan 2015: Harşena Dağı ve Pontus Kral Kaya Mezarları UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne önerilir.
2018: Üç müzeye gelen biletli ziyaretçi sayısı 139.980 olarak açıklanır.
Haziran 2022: Discover Amasya mobil uygulaması ve web sitesi tanıtılır.
Kaynakça
Resmî kaynaklar
- UNESCO Dünya Miras Merkezi, "Mount Harşena and the Rock-tombs of the Pontic Kings", Geçici Liste No. 6039: https://whc.unesco.org/en/tentativelists/6039/
- Türkiye Cumhuriyeti İletişim Başkanlığı, "UNESCO'nun Dünya Mirası Geçici Listesine alınan Amasya'ya ziyaretçi akını", 30 Ocak 2019: https://www.iletisim.gov.tr/turkce/yerel_basin/detay/amasyada-muzeler-ziyaretci-akinina-ugradi
Diğer kaynaklar
- Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı, "Amasya Dijital Dünyada Tanıtılıyor: Discover Amasya", 23 Haziran 2022: https://oka.gov.tr/haber/amasya-dijital-dunyada-tanitiliyor-discover-amasya
- Yalıboyu Evleri maddesi (mimari özellikler ve koruma durumu): https://tr.wikipedia.org/wiki/Amasya_Yalıboyu_Evleri
- Tombs of the kings of Pontus in Amasya, Turkish Archaeological News: https://turkisharchaeonews.net/site/tombs-kings-pontus-amasya
- Mount Harşena maddesi: https://en.wikipedia.org/wiki/Mount_Harşena
Çevrimiçi kaynaklar
- https://whc.unesco.org/en/tentativelists/6039/
- https://www.iletisim.gov.tr/turkce/yerel_basin/detay/amasyada-muzeler-ziyaretci-akinina-ugradi
- https://oka.gov.tr/haber/amasya-dijital-dunyada-tanitiliyor-discover-amasya
- https://tr.wikipedia.org/wiki/Amasya_Yalıboyu_Evleri
- https://turkisharchaeonews.net/site/tombs-kings-pontus-amasya
- https://en.wikipedia.org/wiki/Mount_Harşena









