Özgün Metin
Vezin: Fā‘ilātün Mefā‘ilün Fe‘ilün
İçelüm içelüm şarâb içelüm
Nice bir ṣûfî ṣâfî âb içelüm
Âḫıretde olur şarâba ḥisâb
Biz anı bunda bî-ḥisâb içelüm
Günümüz Türkçesiyle
1. İçelim, içelim, şarap içelim; daha ne zamana kadar sofular gibi duru su içeceğiz. (Sofu, dünya zevklerinden uzak duran dindar kişidir; şiirde şarabın karşısına onun içtiği su konmuştur.)
2. Ahirette şarabın hesabı sorulacak; biz onu burada hesapsızca içelim. ("Bî-hisâb" hem hesap verilmeden hem de sayısız, ölçüsüz demektir; beyit bu iki anlam üzerine kurulmuştur.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir iki beyittir ve aruzun hafif bahrinden "fā‘ilātün mefā‘ilün fe‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Vezin tezkirelerde belirtilmez; beyitlerin ölçüsünden çıkarılmıştır. Redif "içelüm" kelimesidir; kafiye şarâb, âb, ḥisâb ve bî-ḥisâb kelimelerindeki "-âb" sesiyle kurulur. Birinci beytin iki mısraı ile ikinci beytin ikinci mısraı redifi taşır, üçüncü mısra yalnız kafiyelidir. Latîfî şiiri "naẓm" başlığıyla verir ve "şiʿr-i meşḥûr", yani tanınmış bir şiir diye anar. Bir gazelin parçası mı, yoksa kendi başına iki beyitlik bir manzume mi olduğu kaynaklardan anlaşılmaz. Kime ve ne zaman yazıldığı da bilinmiyor.
Beyitler Müeyyedzâde'ye ayrılan tezkire maddelerinin hemen hepsinde vardır, ama metin kaynaktan kaynağa değişir. Burada esas alınan Latîfî'nin metnidir. Sehî Bey'in Heşt-Bihişt'inde ikinci mısra "Nice bir gāv gibi āb içelüm" (daha ne zamana dek öküz gibi su içelim) biçimindedir. Beyânî "Niçe bir sûfî sâfî âb içelüm" der. Hüseyin Hüsâmeddin Yasar ise Amasya Tarihi'nde birinci beyti "Nice bir sûfi sâfi âb içelim / Vakt-i gül geldi gel şarâb içelim" (gül mevsimi geldi, gel şarap içelim) diye aktarır.
Anlam ve Söz Sanatları
Şiir, divan edebiyatında rind ile zahit, yani dünyanın zevkini bilen kişi ile kuru sofu arasında kurulan karşıtlığa dayanır. Sofu su içer, rind ise şarap ister. İlk mısradaki "içelüm" kelimesinin üç kez tekrarı, bu isteği bir davet hâline getirir; tekrir sanatı mısraın söyleyişine de bir hız katar. Su ile şarap arasında tezat, sofu ile şarap arasında da şiirin bütününe yayılan bir karşıtlık vardır.
İkinci beyit şiirin asıl nüktesidir. Şair, şarabın hesabının ahirette sorulacağını kabul eder, ama buradan beklenmedik bir sonuç çıkarır: madem hesap orada sorulacak, burada hesapsız içelim. "Bî-ḥisâb" kelimesi hem "hesap vermeden" hem de "sayısız, ölçüsüz" demektir. Böylece ahiretteki hesap ile dünyadaki hesapsızlık arasında bir tezat, "ḥisâb" ile "bî-ḥisâb" arasında da bir cinas kurulur. Şiirin kısa ve kolay söyleyişi, tezkirecilerin onu niçin "meşhur" saydığını açıklar.
Tarihî Bağlam
Şiirin aidiyeti tartışmalıdır. Kınalızâde Hasan Çelebi beyitleri Müeyyedzâde'ye verdikten sonra "Merhûm Hayâlî cüz’î tagyîr idüp gasb eylemişdür" der: tezkireciye göre şair Hayâlî bu beyitleri küçük değişikliklerle kendine mal etmiştir. Sehî, Latîfî, Beyânî ve Kınalızâde şiiri Müeyyedzâde'nin adıyla verir. Beyitlerin kaynaktan kaynağa değişmesi de dilden dile dolaşan, sevilen bir manzume olduğunu düşündürür.
Bu şiirin bir kazaskere ait olması dikkat çekicidir. Tezkireler Müeyyedzâde'nin gençliğinde Amasya'da Şehzade Bayezid'in sohbet ve işret arkadaşı olduğunu yazar. Kınalızâde'ye göre, şehzade ile Müeyyedzâde'nin ellerinden kadehin düşmediği söylentisi Fatih Sultan Mehmed'e ulaşmış, padişah onun öldürülmesini emretmiş ve Müeyyedzâde Halep'e kaçmak zorunda kalmıştı. Ancak tezkireler bu şiiri o yıllarla ilişkilendirmez; şiirin Amasya'da yazıldığına dair bir kayıt yoktur.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Latîfî, Tezkiretü'ş-Şu'arâ ve Tabsıratü'n-Nuzamâ, hzl. Rıdvan Canım, Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 359-360, https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/60327,latifi-tezkiretus-suara-ve-tabsiratun-nuzamapdf.pdf.
- Beyânî, Tezkiretü'ş-şu'arâ, hzl. Aysun Sungurhan, Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 59, https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/55835,beyani-tezkiresipdf.pdf.
- Kınalızâde Hasan Çelebi, Tezkiretü'ş-şu'arâ, hzl. Aysun Sungurhan, Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 317 ve 321, https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/55834,kinalizade-hasan-celebipdf.pdf.
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddin Yasar, Amasya Tarihi, c. 9, Amasya Belediyesi yeni baskı (e-kitap, 9-12. ciltler), s. 104-105, https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page104.html.
Resmî kaynaklar
- Sehî Beg, Heşt-Bihişt, hzl. Halûk İpekten, Günay Kut, Mustafa İsen vd., Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 37-38 (Mevlânâ ‘Abdu'r-raḥmân Çelebi el-Mü'eyyedî maddesi), https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56165,hest-bihistpdf.pdf.
Çevrimiçi kaynaklar






