İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Ahmed Bey-Tâceddîn Paşazâde

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 129 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

Amasyalıdır. “Tâci Bey” demekle meşhûr Tâceddîn İbrâhim Paşa bin Safâ Çelebi bin Gâzi Mehmed Bey eş-Şeyh Alâeddîn Ali bin İbrâhim eş-Şirvânî mahdûmudur. Pederinin Kedağra ya’nî Köprü’de yaptırdığı câmi-i şerîfi vakf-ı mütevellîsi ve nâzırı ve ba’dehû Kedağra Emîri olduğu hâlde yıllarca orada kaldı. 930 sâline doğru vefât etdi. Mahdûmu Ekmel Bey de ümerâdandır.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. "Tâci Bey" diye tanınan Tâceddîn İbrâhim Paşa bin Safâ Çelebi bin Gâzi Mehmed Bey bin eş-Şeyh Alâeddîn Ali bin İbrâhim eş-Şirvânî'nin oğludur. Babasının Kedağra'da, yani Köprü'de yaptırdığı caminin vakıf mütevellisi ve nazırı, sonra da Kedağra emiri olarak yıllarca orada kaldı. 930 [1523-24] yılına doğru öldü. Oğlu Ekmel Bey de beylerdendir.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • mahdûm: oğul
  • vakf-ı mütevellî: vakfı yöneten görevli
  • nâzır: vakfın işlerini denetleyen kişi
  • emîr: bey, bir yerin askerî ve idari yöneticisi
  • sâl: yıl
  • ümerâ: beyler

Tâcî Bey Ailesi

Ahmed Bey'in babası Tâcî Bey, XV. yüzyıl Amasya'sının en tanınmış ailelerinden birinin kurucusudur. Kaynaklarda Tâcî Bey, Mîr Tâcî ve Tâc Bey adlarıyla anılır. Amasya'da şehremini iken II. Bayezid'in bu şehirdeki şehzadeliği sırasında defterdarlık yapmış, Amasya seraskerliği görevinde de bulunmuştur; Âşık Çelebi onun şehzadeye lalalık ettiğini de kaydeder. Şair, münşî ve hattat olduğu bilinir, fakat birkaç beyti ve nazire mecmualarına alınmış birkaç gazeli dışında eseri günümüze ulaşmamıştır. Ölüm tarihi, oğlu Sa'dî Çelebi'nin Münşeât'ının sonundaki tarih mısralarına göre 890'dır [1485].

Hüsameddin'in burada verdiği soy kütüğü, onun Nişancılar Durağı adlı eserindeki şecereyle aynıdır: orada Câfer Çelebi, "Tâci Beğ demekle meşhur olan Kefe Beğlerbeğisi Hacı Beğzâde Tâceddin İbrâhim Paşa b. Safiyyüddin Mustafa Çelebi b. Gâzî Mehmed Beğ b. eş-Şeyh Alâeddin Ali b. İbrâhim mahdûmu" olarak tanıtılır. Bu kayda göre maddedeki Ahmed Bey, Osmanlı divan nesrinin büyük adlarından nişancı ve kazasker Tâcîzâde Câfer Çelebi'nin ve şair, müderris Tâcîzâde Sa'dî Çelebi'nin kardeşidir. Câfer Çelebi 856'da [1452] Amasya'da doğmuş, 921'de [1515] Yavuz Sultan Selim tarafından idam ettirilmiştir. Bugünkü araştırmacılar, bu şeceredeki kişiler arasında hakkında başka kaynaklarda bilgi bulunan tek kişinin Tâcî Bey olduğunu belirtir; Ahmed Bey'e dair de Hüsameddin dışında bir kayda rastlanmadı.

Köprü'deki Cami: Taceddin Paşa (Kurşunlu) Camii

Hüsameddin'in "Kedağra, yani Köprü" dediği yer, bugün Samsun'a bağlı Vezirköprü ilçesidir. Ahmed Bey'in mütevellisi olduğu cami, bugün Vezirköprü'nün Çanaklı Mahallesi'nde bulunan ve Taceddin Paşa ya da Kurşunlu Camii adlarıyla bilinen yapı olmalıdır. Caminin inşa kitabesi yoktur. Vakıflar Genel Müdürlüğü'ndeki 27 Şaban 900 (23 Mayıs 1495) tarihli Arapça vakfiyesine göre yapıyı Hacı Beyzâde Mevlânâ Safiyyüddin oğlu İbrâhim Paşa yaptırmıştır. Bu ad, Hüsameddin'in verdiği soy kütüğüyle tam olarak örtüşür.

Vakfiye yapıyı "imaret" olarak tanımlar ve üç bölümden söz eder: misafirler için önlerinde sofa bulunan iki odalı tabhaneler, cami ve mutfak, ekmekhane, kiler, ambar, ahır, abdesthane gibi müştemilat. Bugün geniş bir avlu içinde, önünde şadırvanı olan, yan mekânlı bir cami ayaktadır. Yapı 1943 depreminde ağır hasar görmüş; mihrap önü kubbesi, son cemaat yeri ve minaresi yıkılmış, 1955'te mahalle halkı tarafından ahşap tavan ve kiremit çatıyla basitçe onarılmıştır. Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün 1989'da başlattığı ve uzun duraklamalardan sonra 2000 yılı civarında biten restorasyonla özgün biçimine yaklaştırılmaya çalışılmıştır. Ana mekânın yanlarındaki kubbeli zaviyeler özgündür.

Bir Tarih Uyuşmazlığı

Dikkat çekici bir nokta vardır: Tâcî Bey'in ölüm tarihi kaynaklarda 890 [1485] olarak verilirken Vezirköprü'deki caminin vakfiyesi 900 [1495] tarihlidir; kimi yerel kayıtlar yapının 1494'te yapıldığını söyler. Hüsameddin ise camiyi "pederinin yaptırdığı" diye anar. Vakfiyenin babanın ölümünden sonra, belki bir yenileme ya da tescil olarak düzenlenmiş olması mümkündür; ancak bunu doğrulayan bir belgeye rastlanmadı ve tarihlerden birinde hata bulunması da ihtimal dışı değildir. Ahmed Bey'in yıllarca mütevelli ve Kedağra emiri olarak orada kalması, ailenin bu vakıfla ve kasabayla bağını XVI. yüzyılın ilk çeyreğine kadar sürdürdüğünü gösterir.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 129–129. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

Resmî kaynaklar

Kitaplar

6. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.