[250] Amasya hükümdârı Sultân Tâceddîn Altunbaş Gâzi Çelebi bin Sultân Gıyaseddîn Mes’ûd bin Sultân İzzeddîn Keykavus Selçûkî şehzâdesidir. Simre-i Havza’da büyüdü. Pederinin devr-i hükûmetinde Amasya’ya geldi.
Amasya hükümdârı Hacı Kutlu Şâh’ın dayısı olduğu münâsebetle kendisine Amasya’nın şimâlinde kâin bir çiftlik temlîk edildi. Hacı Kutlu Şâhzâde Hacı Şadgeldi Paşa’nın devri emâretinde bu çiftliğinde müsterîhâne yaşadı. 768 hudûdunda vefât etdi.
Bu çiftlik “Alp Arslan Çiftliği” diye ma’rûf olup avâm dilinde “İl Arslan” dendi. Sonra bütün nâhiye ve merkezi “İlarslan nâhiyesi, İlarslan kasabası” diye meşhûr oldu.
Mahdûmları Ali, Hasan Çelebilerdir. Ali Beyzâde Alp Arslan Bey aşağıda gelir. Hâce Hasan Çelebizâde Hâce İbrâhim Çelebi tercemesi yukarıda geçti. Hâce İbrâhim Çelebizâde Hâce Hasan Çelebi Gelgirâs kasabasında ikâmet etmişdi. Bunun mahdûmları Tâceddîn, [251] Hayreddîn, Selîm Çelebilerdir.
Hâce el-Hâc Tâceddîn Çelebizâde el-Hâc İvaz Çelebi’dir. Trabzon Beylerbeyi Hayreddîn Paşa olup mahdûmları Hasan Paşa ile Mehmed Bey’dir. Mehmed Beyzâde Şücaeddîn Paşa’dır.
El-Hâc Selîm Çelebi mahdûmları Mehmed Şâh, Kâsım Çelebiler ve kerîmesi Ayşe Hâtun Sultân olup Sultân Selîm Hân-ı evvelin vâlidesidir. Mehmed Şâh Çelebizâde Kâsım Paşa’dır. Kâsım Çelebi de “Tozkoparan” demekle meşhûr olup Sultân Bâyezîd-i Sânî devrinde Dîvân-ı hümâyûn kâtibi idi. İstanbul’da mescidi hazîresinde medfûndur.
İstitrâd
Alp: Türk dilinde elifin fethi ve lâmın sükûnuyla selb vezninde “hakîm, müdekkik, müteharrî” manâsınadır. Buna Yelb de denir. Korkut Alp gibi. Hakîm, müdekkik, Korkut Ata demekdir.
Alp: Elifin meddi ve lâmın sükûnuyla kalb vezninde [252] “gâyet şecî’, pehlivân, bahâdır, kahraman” ma’nâsına olduğu gibi “birden parlantı” manasına da olur. Buna “Yalb” denir. “Pars Alp” denir. “Gâyet yiğit, Pars hayvanı” demek olur. Meşhûr “Efrâsiyâb”ın Türkçe adıdır. “Alp etdi” denir. “Yalp etdi” demek olur.
İlp: Elifin kesre-i meftûhası ve lâmın yine sükûnuyla “serî’, çâlâk, cesûr, cüretkâr” manâsınadır. Buna “Yîlp” da denir. “İlp Adam” denir, “serî’, çâlâk, fa’âl, cesûr adam” demek olur. Bunun sıfat fiiline de “Yılpık” denmekdedir.
Günümüz Türkçesiyle
Selçuklu soyundan, Amasya hükümdarı Sultan Tâceddîn Altunbaş Gâzi Çelebi'nin (Sultan Gıyaseddîn Mes'ûd oğlu, Sultan İzzeddîn Keykavus torunu) şehzadesidir. Havza bölgesinde büyüdü. Babasının hükümdarlığı sırasında Amasya'ya geldi.
Amasya hükümdarı Hacı Kutlu Şâh'ın dayısı olması dolayısıyla kendisine Amasya'nın kuzeyindeki bir çiftlik mülk olarak verildi. Hacı Kutlu Şâh'ın oğlu Hacı Şadgeldi Paşa'nın emirliği döneminde bu çiftliğinde rahat bir hayat sürdü. 768 dolaylarında [1366-67] öldü.
Bu çiftlik "Alp Arslan Çiftliği" adıyla tanındı, halkın dilinde "İl Arslan" dendi. Sonra çevredeki bütün nâhiye ve merkezi de "İlarslan nâhiyesi, İlarslan kasabası" diye ünlendi.
Oğulları Ali ve Hasan Çelebilerdir. Ali Bey'in oğlu Alp Arslan Bey aşağıda gelecektir. Hâce Hasan Çelebi'nin oğlu Hâce İbrâhim Çelebi'nin hayatı yukarıda geçti. Hâce İbrâhim Çelebi'nin oğlu Hâce Hasan Çelebi Gelgirâs kasabasında oturmuştu. Bunun oğulları Tâceddîn, Hayreddîn ve Selîm Çelebilerdir.
Hâce el-Hâc Tâceddîn Çelebi'nin oğlu el-Hâc İvaz Çelebi'dir. Trabzon Beylerbeyi Hayreddîn Paşa'nın oğulları Hasan Paşa ile Mehmed Bey'dir. Mehmed Bey'in oğlu Şücaeddîn Paşa'dır.
El-Hâc Selîm Çelebi'nin oğulları Mehmed Şâh ile Kâsım Çelebi'dir; kızı Ayşe Hâtun Sultan, Birinci Sultan Selîm Hân'ın annesidir. Mehmed Şâh Çelebi'nin oğlu Kâsım Paşa'dır. Kâsım Çelebi de "Tozkoparan" lakabıyla ünlüdür; Sultan İkinci Bâyezîd döneminde Dîvân-ı hümâyûn kâtibi idi. İstanbul'da, mescidinin hazîresinde (çevresindeki mezarlıkta) gömülüdür.
İstitrâd (konu dışı ek bilgi)
Alp: Türkçede, ilk harfi üstünlü, ikinci harfi sakin okunan ve "selb" kalıbına uyan biçimiyle "bilge, ince eleyip sık dokuyan, araştırıcı" anlamınadır. Buna "Yelb" de denir. Korkut Alp gibi. "Hakîm, titiz araştırıcı" demek olan bu söz Korkut Ata'yı anlatır.
Alp: İlk harfi uzatılarak ve ikinci harfi sakin okunarak "kalb" kalıbında söylendiğinde, çok yürekli, pehlivan, bahadır, kahraman anlamına geldiği gibi "birden parlama" anlamına da gelir. Buna "Yalb" denir. "Pars Alp" denir; "çok yiğit, pars hayvanı gibi" demektir. Ünlü Efrâsiyâb'ın Türkçe adıdır. "Alp etti" denir; "Yalp etti" demek olur.
İlp: İlk harfi kesreli (i), ikinci harfi yine sakin olarak "çevik, atik, cesur, cüretkâr" anlamınadır. Buna "Yîlp" da denir. "İlp adam" denir; "çevik, atik, işgören, cesur adam" demektir. Bunun sıfat-fiiline de "Yılpık" denmektedir.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- simre: bölge, çevre
- temlîk: bir malı birine mülk olarak verme
- müsterîhâne: rahat, tasasız biçimde
- ma'rûf: tanınmış, bilinen
- avâm: halk
- mahdûm: oğul
- kerîme: kız evlat
- medfûn: gömülü
- hazîre: bir yapının çevresindeki mezarlık alanı
- istitrâd: asıl konudan ayrılıp ilgili bir yan bilgi verme
Altunbaş ve Oğulları
Metindeki Alp Arslan, Selçuklu sultanı İkinci Gıyaseddin Mesud'un oğlu Tâceddîn Altunbaş'ın şehzadelerinden biridir. Selçuklu hanedanının resmen 1308'de sona erdiği genellikle kabul edilir; bununla birlikte kimi şehzadelerin uç bölgelerde bir süre daha yaşadığı bilinir. Müneccimbaşı'ya dayanan bir aktarıma göre İlhanlı hükümdarı Ebû Saîd'in 1317'de Anadolu'ya gönderdiği Demirtaş, Selçuklu soyundan olanları aratıp yok etmiştir; Hüsameddin ise kaçanlar arasında Altunbaş'ın da bulunduğunu ve ona "Gazi Çelebi" ya da "Şah Melik Çelebi" denildiğini yazar. Yınanç da Amasya'nın bir süre Altunbaş'ın yönetimine girdiğini ve 742'de [1341] Hâbiloğlu tarafından alındığını belirtir.
Hüsameddin'e göre Altunbaş'ın Mesud Çelebi, Alp Arslan, Keykubad ve Keyhüsrev adlı dört oğlu vardı ve her biri Amasya çevresinde kendisine ayrılan çiftliklerde otururdu. Mesud Çelebi Havza bölgesinde babasının yerine geçmişti, Keykubad Ladik bölgesinde, Alp Arslan Amasya bölgesinde yaşıyordu; Keyhüsrev ise babasının yanında kalmıştı. Altunbaş'ın soyundan gelenler zamanla üç kola ayrılmıştır: İlarslan evlâdı, Kılıç Arslan evlâdı ve Ladik'te oturduğu için "Kubadoğulları" diye bilinen Keykubad evlâdı. Metindeki Alp Arslan'ın çiftliği, birinci kolun adını verdiği İlarslan nâhiyesidir. Makalenin yazarı Hüsameddin'in bu bilgilerin çoğunu kaynak göstermeden verdiğini belirtir.
Aynı makaleye göre İlarslan koluna bağlanan kişiler arasında Birinci Selim'in annesi Ayşe Hatun, Trabzon valisi Hayreddin Hızır Paşa ve Konya Beylerbeyi Hasan Paşa da sayılır. Makale, Ayşe Hatun için Mustafa Vâzıh'ın Amasya şehir tarihini kaynak gösterir. Bu nokta bugünkü bilgiyle uyuşmaz: Yavuz Sultan Selim'in annesi Ayşe Hatun, Dulkadıroğlu Alâüddevle Bozkurt Bey'in kızı olarak bilinir. Bazı kaynaklarda anne için "Gülbahar" adı geçer, ancak bu adın sonradan uydurulduğu anlaşılmaktadır. Hüsameddin'in İlarslan soyuna bağladığı bu bilgi, Selim'in annesine ilişkin yerleşik kayıtlarla bağdaşmadığı için dikkatle okunmalıdır. Kâsım Çelebi'nin "Tozkoparan" lakabı ve divan kâtipliği ise okunan kaynaklarda doğrulanamadı.
Hacı Şadgeldi Paşa'nın babaannesinin Altunbaş'ın kızı olduğu bildirilir. Buna göre Şadgeldi'nin babası Hacı Kutlu Şâh'ın annesi Altunbaş'ın kızıdır ve Altunbaş'ın oğlu Alp Arslan, Kutlu Şâh'ın dayısı olur. Metindeki "dayı" kaydı bu akrabalıkla uyum içindedir; ancak iki kaynağın aynı bilgiye mi dayandığı belli değildir ve bu eşleştirme bir çıkarımdır.
Alp Sözcüğü
Alp, birçok eski ve yeni Türk lehçesinde "kahraman, cesur, yiğit, gazi" anlamlarına gelen bir ad, sıfat ve unvandır. Kâşgarlı Mahmud, İranlıların Efrâsiyâb dediği efsanevi kahramana Türklerin Toña Alp Er dediğini kaydeder. Hüsameddin'in Efrâsiyâb'a değinmesi bu kayıtla örtüşür. Onuncu ile on dördüncü yüzyıllar arasında hükümdarlardan küçük komutanlara kadar pek çok kişi alp sözcüğünü ad ya da unvan olarak taşımıştır; Büyük Selçuklu hükümdarı Alparslan ile Osman Gazi'nin dedesi olarak anılan Gündüz Alp bunlardandır. Hüsameddin'in verdiği "Yalb", "İlp" ve "Yılpık" biçimleri ile "hakîm, müdekkik" anlamı okunan kaynakta yer almaz ve doğrulanamadı.
"İlarslan" adının "Alp Arslan"dan halk ağzında bozularak çıktığı da Hüsameddin'in anlatısıdır; bu yer adının bugünkü durumu ya da başka bir açıklaması hakkında okunan kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 340–340. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
- Zerrin Günal Öden, "Kadı Burhaneddin Karşısında Bir Selçuklu Şehzadesi Kılıç Arslan", Belleten, 64/241 (Aralık 2000), https://belleten.gov.tr/tam-metin/2577/tur
- Mehterhan Furkani, "Siyasî ve İlmî Bir Kişilik: Amasya Emiri Hacı Şadgeldi Paşa ve ed-Dürerü'l-mensûretü fi'l-furûʻ Adlı Eserin Kendisine Nispeti", Uluslararası Amasya Âlimleri Sempozyumu Bildiriler Kitabı I, Amasya, 2017.
- Feridun Emecen, "Selim I", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/selim-i
- Orhan F. Köprülü, "Alp", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/alp