İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Orhan Bey-Şehzâde Sultân

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 7. Cilt, s. 369–370 • Hazırlayan: Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ- Prof. Dr. Ahmet Hakkı TURABİ

Özgün Metin

Edirnelidir. Osmanlı Hükümdârı olan I. Sultân Süleyman Hân bin Yıldırım Bâyezîd Hân’ın şehzâdesidir. Edirne’de doğdu. 816’da Edirne Çelebi Sultân Mehmed Hân tarafından zabt ve istîlâ edildiğinde Amasya’ya i’zâm edilerek Kal’a-yı Bâlâ Sarâyı’nda iskân edildi.

Fevkalâde bir tekayyüd altında on altı yıl yaşadı. [349] 832’de firâra tesaddî eylediğinden dolayı Sultân Murâd Hân-ı Sânî’nin emriyle ihnâk edilerek cenâzesi Bursa’ya nakl edildi ammizâdeleri Şehzâde Mahmûd ve Yûsuf Çelebiler ile bir türbe derûnunda medfûndur.

Bunun şehzâdeleri Süleyman Bey ile Hundî Hâtun mezkûr Kal’a Sarâyı’ında mukîm iken 838’de bir yolunu bulup Mısır’a firâr etdiklerinden Amasya Vâlîsi Yörgüç Paşa’nın azline ve Şehzâde Ahmed’in Amasya Vâlîliğine bâ’is olmuşlardı.

Müverrih-i meşhûr Ahmed bin Hacer “İnbâü’l-ğumr bi-ebnâi’l-umr”¹⁷³ adlı târîhinde sâhib-i tercemeyi Çelebi Sultân Mehmed Hân’ın Şehzâdesi gösteriyor. Muhammed bin İyâs Mısrî de “Havâdisü’d-dühûr”unda bu sûretle kaydediyor. “Ikdü’l-cümân” müellifi Allâme Mahmûd el-Aynî, bu târîhinde Sultân Süleyman bin Yıldırım Sultân Bâyezîd’in şehzâdesi olduğunu Osmanlı müverrihleri gibi yazıyor.

Dipnotlar

  • 173 Metinde “İnbâü’l-ğumr fî ebnâi’l-‘umr” şeklinde yazılıdır. (Haz.)
Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Edirnelidir. Osmanlı hükümdarı olan, Yıldırım Bayezid Han oğlu I. Sultan Süleyman Han'ın oğludur. Edirne'de doğdu. 816'da [1413-14] Edirne, Çelebi Sultan Mehmed Han tarafından ele geçirilip zaptedilince Amasya'ya gönderilip Kal'a-yı Bâlâ (Yukarı Kale) Sarayı'nda oturtuldu.

Çok sıkı bir gözetim altında on altı yıl yaşadı. 832'de [1428-29] kaçmaya kalkıştığı için II. Sultan Murad Han'ın emriyle boğdurulup cenazesi Bursa'ya nakledildi; amcazadeleri Şehzade Mahmud ve Yusuf Çelebiler ile birlikte bir türbenin içinde gömülüdür.

Bunun çocukları Süleyman Bey ile Hundî Hatun, adı geçen Kale Sarayı'nda oturmakta iken 838'de [1434-35] bir yolunu bulup Mısır'a kaçtılar. Bu olay, Amasya Valisi Yörgüç Paşa'nın görevden alınmasına ve Şehzade Ahmed'in Amasya valiliğine getirilmesine sebep oldu.

Ünlü tarihçi İbn Hacer, İnbâü'l-ğumr bi-ebnâi'l-umr adlı tarihinde bu kişiyi Çelebi Sultan Mehmed Han'ın oğlu olarak gösteriyor. Muhammed bin İyâs el-Mısrî de Havâdisü'd-dühûr adlı eserinde böyle kaydediyor. Ikdü'l-cümân'ın yazarı büyük bilgin Mahmûd el-Aynî ise bu tarihinde onun Sultan Süleyman bin Yıldırım Sultan Bayezid'in oğlu olduğunu Osmanlı tarihçileri gibi yazıyor.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • şehzâde: padişah oğlu
  • zabt ve istîlâ: ele geçirme, işgal etme
  • i'zâm: gönderme
  • Kal'a-yı Bâlâ Sarâyı: Yukarı Kale Sarayı; Amasya'nın iç kalesindeki şehzade sarayı
  • iskân: yerleştirme, oturtma
  • tekayyüd: sıkı gözetim, kayıt altında tutulma
  • firâra tesaddî: kaçmaya kalkışma
  • ihnâk: boğma
  • ammizâde: amca oğlu
  • medfûn: gömülü
  • bâ'is: sebep olan
  • sâhib-i terceme: biyografisi yazılan kişi

Süleyman Çelebi'nin Oğlu Orhan

Süleyman Çelebi'nin 1395-1429 yılları arasında yaşamış Orhan adında bir oğlu bilinir. Babası amcası Mûsâ tarafından öldürülünce Bizans'a sığınan Orhan taht mücadelesine girişmiş, Sultan Mehmed tarafından Yenişehr-i Fenâr'da (Larissa) yakalanmış, gözlerine mil çekilerek Bursa'ya gönderilmiştir. Aynı kaynağa göre 1429'daki büyük veba salgınında ölmüş ve Bursa'da Hudâvendigâr Türbesi'ne gömülmüştür. Çelebi Mehmed'in altı oğlu kaydedilir: Murad, Mustafa, Kasım, Ahmed, Yûsuf ve Mahmud. Aralarında Orhan adı yoktur. Bu, Hüsameddin'in Orhan'ı Süleyman'ın oğlu sayan tarafını destekleyen bir ipucudur; İbn Hacer ile İbn İyâs'ın onu neden Çelebi Mehmed'in oğlu gösterdiğini açıklayan bir kayıt bulunamadı. Hüsameddin'in Mahmud ve Yusuf için "amcazadeleri" demesi de bu soy bağına uyar: ikisi Çelebi Mehmed'in oğullarıdır, Mehmed ise Orhan'ın babasının kardeşidir.

Hüsameddin'den Ayrılan Noktalar

Ölüm yılı bakımından anlatımlar birbirine çok yakındır: Hüsameddin'in 832'si [1428-29] ile ansiklopedi kaydındaki 1429 örtüşür. Ayrılık ölümün sebebinde ve yerindedir. Hüsameddin, şehzadenin Amasya'da on altı yıl gözetim altında tutulduğunu ve kaçma girişimi yüzünden Murad'ın emriyle boğdurulduğunu yazar; diğer anlatıma göre Orhan gözlerine mil çekilmiş olarak Bursa'ya gönderilmiş ve veba salgınında ölmüştür. Gözlerine mil çekilmiş bir kişinin kaçmaya kalkışması beklenmez; bu bir çıkarımdır ve iki anlatımı birbirine yaklaştıracak bir kayıt bulunamadı. Şehzadenin Amasya'ya getirildiğini anlatan başka bir kaynak da bulunamadı.

1444'te İstanbul'dan çıkıp Rumeli'de taht iddiasında bulunan Orhan Çelebi adlı bir şehzade daha anılır. Hüsameddin'in Orhan'ı 1429 dolaylarında öldüğüne göre bu iki kişi aynı olamaz; bu da bir çıkarımdır.

Süleyman Bey ve Hundî Hatun

Orhan'ın çocukları arasında Orhan, Mehmed, Melek, Süleyman ve Hund adları geçer. Süleyman ile Hund'un 1433'te Kahire'ye sığındığı, Memlûk sultanı Barsbay'ın bunları II. Murad'a teslim etme isteğini reddettiği, Hund'un 1437'de Barsbay ile, sonra Sultan Çakmak ile evlendiği ve 1455'te Kahire'de öldüğü yazılır. Bu anlatı, Hüsameddin'in "Süleyman Bey ile Hundî Hatun Mısır'a kaçtı" cümlesini doğrular; yıl farkı küçüktür (Hüsameddin 838 [1434-35], diğer kaynak 1433). Yörgüç Paşa'nın çocukları arasında da Hundi Hatun adlı bir kız sayılır; bu adaşlığın iki ayrı kişi için mi olduğu bilinmez.

Yörgüç Paşa'nın Görevden Alınışı

Hüsameddin, şehzade çocuklarının kaçışının Yörgüç Paşa'nın azline yol açtığını söyler. Bir kaynak, Yörgüç Paşa'nın 1435'te Edirne muhafızlığına gönderildiğini ve yerine Murad'ın büyük oğlu Ahmed Çelebi'nin Amasya sancak beyi olduğunu yazar; bu, Hüsameddin'in anlatımıyla uyuşur. Başka bir kayıt ise Aralık 1436'da Karaman kuvvetlerinin Amasya beylerbeyi Yörgüç Paşa'yı sıkıştırdığını bildirir. İki kayıt birbirini tutmaz. Yörgüç Paşa 1442'de öldü.

Şehzadenin Babası Konusundaki Ayrılık

Maddenin son paragrafı, tarihçilerin şehzadenin babası konusundaki ayrılığını aktarır. Dipnotta, İbn Hacer'in eser adının metinde "İnbâü'l-ğumr fî ebnâi'l-‘umr" biçiminde yazıldığı belirtilir. Hüsameddin, İbn Hacer ve İbn İyâs'ın şehzadeyi Çelebi Mehmed'in oğlu saydığını, Aynî'nin ise Osmanlı tarihçileri gibi Süleyman'ın oğlu yazdığını bildirir. Çelebi Mehmed'in oğulları arasında Orhan'ın bulunmaması, Süleyman'ın oğlu olduğu görüşünü güçlendirir.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 369–370. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

Diğer kaynaklar

7. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.