Özgün Metin
Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün
Ger ṣabā burḳa‘ ber-endāzed zi-gül-ruḫsār-ı ū
Devlet-i dīdār yābed ‘andelīb-i zār-ı ū
Ḫastegāneş-rā ki bīnem fātiḥa z’ān ḫānemeş
To me-pindārī ki ber-Yā sīn resed bīmār-ı ū
Bu’gẕer ey vā‘iẓ zi-vaṣf-ı zīnet-i cennāt-i ‘adn
Ser-fürū n’āred be-cennet ‘āşıḳ-ı dīdār-ı ū
İttiṣāl-i dil be-zülfet būd rūḥānī ez-ān
Ber-reg-i cān-ı merā peyveste şod her tār-ı ū
Rūy mī-pīçed şeker terk-i diyār-ı ḫod koned
Her dem ez-āvāze-i luṭf-ı şeker-güftār-ı ū
Fikr-i cennet şod be-sīne zāhid-i kem-ḫᵛāre-rā
Der-ḫor-ı men nīst hergiz zāhid ü pindār-ı ū
Cennetü’l-me’vā maḳām-ı mā buved lā-büd Münīr
‘Āḳıbet ger cān dehem der-sāye-i dīvār-ı ū
Günümüz Türkçesiyle
1. Eğer saba rüzgârı onun gül yanağından peçeyi kaldırırsa, onun inleyen bülbülü (âşığı) onu görme saadetine kavuşur.
2. Onun hastalarını, yani âşıklarını görünce onlara Fatiha okurum; onun hastasına Yâsin'in yetişeceğini sanma.
3. Ey vaiz, Adn cennetlerinin süsünü anlatmaktan vazgeç; onun yüzüne âşık olan, cennete baş eğmez.
4. Gönlün senin zülfüne bağlanışı bundan dolayı ruhanîdir: onun her bir teli benim can damarıma bağlanmıştır.
5. Şeker, onun şeker sözlü dudağının lütufla dolu sesini duydukça her an yüzünü çevirir ve kendi diyarını terk eder.
6. Az yemeye alışmış zahidin göğsünde cennet düşüncesi var; zahid de onun kuruntusu da asla bana göre değildir.
7. Ey Münîr, sonunda onun duvarının gölgesinde can verirsem, makamımız hiç şüphesiz Me'vâ cennetidir.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir Farsça yazılmış yedi beyitlik bir gazeldir; neşirde Farsça gazellerin yüz otuz beşincisidir (fg 135). Vezin "fâ‘ilâtün fâ‘ilâtün fâ‘ilâtün fâ‘ilün" kalıbıdır. Redif "-ı ū" (onun) ekidir; Ersoy'un redif listesinde bu gazel ile ardından gelen iki gazel aynı redifle gösterilir. Kafiye "-ār" sesidir: ruḫsār, zār, bīmār, dīdār, tār, güftār, pindār, dīvār. Ersoy bu gazeli kafiye-i müreddefe örnekleri arasında sayar. Şiir Vatikan (VT 94a) ve Viyana (VY 75b) nüshalarında bulunur. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.
Anlam ve Söz Sanatları
Matla gül ile bülbül mazmununu kullanır. Sevgilinin yanağı güldür, âşık ise onun inleyen bülbülüdür. Gül yüzü örten peçeyi ancak saba rüzgârı kaldırabilir; bu rüzgâr divan şiirinde sevgiliden haber getiren, âşık ile sevgili arasında aracılık eden bir habercidir. Bülbülün devleti, yani mutluluğu, bu peçenin kalkmasına bağlıdır.
İkinci beyitte dua ile ölüm arasında ince bir hesap vardır. Halk arasında Yâsin suresi can çekişen hastanın başında, Fatiha ise ölünün ardından okunur. Âşık sevgilinin hastalarına daha şimdiden Fatiha okur; çünkü onlar Yâsin okunacak kadar bile yaşamazlar, aşk onları çoktan öldürmüştür. Bu açıklama genel bir geleneğe dayanır ve bizim çıkarımımızdır; Ersoy beytin anlamını da bu yönde verir.
Gazelin asıl ekseni cennettir. Üçüncü beyitte vaize cennetin süslerini anlatmaması söylenir, çünkü sevgilinin yüzüne âşık olan cennete baş eğmez. Altıncı beyitte cennet düşüncesi az yiyen, kendini çileyle terbiye eden zahidin göğsüne yerleştirilir ve âşık bu zühdü de, zahidin kendini beğenmiş kuruntusunu da reddeder. Mahlas beytinde ise cennet bambaşka bir yerde bulunur: sevgilinin duvarının gölgesinde can vermek âşığı Me'vâ cennetine götürür. Adn ve Me'vâ sözlük anlamıyla cennetin adlarındandır. Böylece vaizin ve zahidin cenneti reddedilirken âşığın kendi cenneti kurulmuş olur; gazeldeki bu sıralanış bizim tespitimizdir.
Dördüncü beyitte zülfün telleri ile "reg-i cān" (can damarı) arasında bir tenasüp vardır. Telin damara bağlanması, gönül ile zülüf arasındaki bağı bedenden ruha taşır; "rūḥānī" kelimesi bu yüzden seçilmiştir. Beşinci beyitte şeker, sevgilinin sözünün tatlılığı karşısında utanır, yüzünü çevirir ve kendi diyarını bırakıp gider. Şekerin kendi tatlılığıyla övünemeyişi, sevgilinin sözünü üstün göstermek için kurulmuş bir hüsn-i talildir. "Şeker" kelimesinin aynı mısrada hem gerçek şeker hem de "şeker-güftār" (şeker sözlü) içinde geçmesi de bir tekrir oluşturur.
Kaynakça
- Ersen Ersoy (hzl.), II. Bayezit Devri Şairlerinden Münîrî ve Dîvânı (İnceleme-Metin), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 212-213, fg 135 (giriş s. 9-10, 15-18). https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf (arşiv kopyası: https://web.archive.org/web/20220803084052/https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf?0)
Çevrimiçi kaynaklar






