Özgün Metin
Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün
Bir kez ey cān-ı cihānum didügümçün gözlerüm
Her yañadan göz ile yir beni gözler gözlerüm
Bī-muḥābā şöyle öldürmek düşer mi bendeñi
Ḥāṣılısın ‘ömrümüñ didümse saña gözlerüm
İdeli sevdā-yı zülfüñ şöyle dīvāne beni
Hīc yoḳdur gözlerümden ġayrı kimse gözlerüm
Ger ser-i kūyuñda ger ṣaḥrā-yı ġamda dil-figār
Nirde olursam teveccüh saña yüzüñ gözlerüm
Yetişesin diyü bir kez külbe-i aḥzānuma
Yol gözetmekden nigārā dört olupdur gözlerüm
Yollaruñı toza diyü nā-geh ey çeşm-i Münīr
Her dem āb-efşānlıġ eyler ṭurmaz iki gözlerüm
Günümüz Türkçesiyle
1. Bir kez "ey cihanın canı" dediğim için, ey gözüm (sevgilim), (herkes) her yandan beni gözleriyle yiyor ve gözetliyor (beyit, "gözlerim her yandan beni gözlüyor" diye de okunabilir).
2. Ey gözüm, sana "ömrümün hasılısın" dedim diye kulunu böyle pervasızca öldürmek yakışır mı?
3. Ey gözüm, zülfünün sevdası beni böyle divane edeli, (yanımda) gözlerimden başka hiç kimse yoktur.
4. Gönlü yaralı olarak ister kapının önünde olayım ister gam çölünde, ey gözüm, nerede olursam yüzüm sana dönüktür.
5. Ey güzel, bir kez hüzün kulübeme yetişip gelesin diye yol gözlemekten gözlerim dört oldu.
6. Ey Münîr'in gözü (sevgilisi), yolların ansızın tozlanmasın diye iki gözüm durmadan her an su serpiyor.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir altı beyitlik bir Türkçe gazeldir; neşirde Türkçe gazellerin yüz doksan ikincisidir (tg 192). Vezin "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıdır. Redif "gözlerüm"dür; Ersoy redif listesinde bu gazeli bu redifle kaydeder. Redifin önündeki kelimelerde (didügümçün, gözler, saña, kimse, yüzüñ, olupdur, iki) düzenli bir kafiye sesi görünmez; matlada ikinci mısraın sonundaki "gözler" fiili redifin başıyla aynı sesi taşır. Bu gözlem bizimdir. Gazel Vatikan (VT 142b) ve Viyana (VY 120a) nüshalarında bulunur. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.
Nüsha farkları üç beyittedir. Matladaki "cān-ı cihānum" (cihanın canı olan) yerine Vatikan nüshası "cān u cihānum" (canım ve cihanım) okur. Beşinci beyitteki "Yetişesin" yerine Vatikan nüshasında "Nicesin sen" (nasılsın sen), "dört" yerine Viyana nüshasında "dörd" vardır. Altıncı beyitteki "eyler" fiili Vatikan nüshasında yoktur.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelin bütün etkisi redifteki "gözlerüm" kelimesinin farklı anlamlarından gelir. Kelime çoğu beyitte bir hitaptır. Kubbealtı Lugatı "gözüm" sözünü sevilen bir kimseye hitap sözü diye açıklar; "gözlerüm" de bu anlamda "sevgilim" demektir. Bazı beyitlerde ise kelime şairin kendi gözlerini anlatır: üçüncü beyitte divane olan âşığın yanında gözlerinden başka kimse kalmamıştır, beşinci ve altıncı beyitlerde de yol gözleyen ve su serpen gözlerdir. Matlada bu iki anlama bir üçüncüsü eklenir. Kubbealtı Lugatı "gözlemek" fiilini dikkatle bakmak, gözle takip etmek diye açıklar ve Niyâzî-i Mısrî'den "Sağ u solum gözler idim dost yüzünü görsem deyü" mısraını örnek verir. "Beni gözler gözlerüm" söyleyişinde fiil ile isim yan yana gelir.
İkinci ve dördüncü beyitler âşık ile sevgili arasındaki kul ve efendi ilişkisini işler. Şair sevgiliye "ömrümün hasılısın" demiştir; buna karşılık öldürülmek ona haksızlık gibi gelir. Dördüncü beyitte Kubbealtı Lugatı'nın bir tarafa doğru yönelme diye açıkladığı "teveccüh" kelimesi geçer: âşık sevgilinin kapısında da olsa gam çölünde de olsa yüzünü ona çevirmiştir. "Ser-i kūy" ile "ṣaḥrā-yı ġam" arasında yakın ile uzağı karşılaştıran bir tezat vardır.
Beşinci beyit iki tanıdık söyleyişi birleştirir. Kubbealtı Lugatı "külbe-i ahzan" terkibini, içinde sevgili için gam çekilen hüzünler kulübesi diye açıklar ve adın Hz. Yakup'un kaybolan oğlu Yusuf'un hasretiyle ağlaya ağlaya gözlerini kaybettiği kulübeden geldiğini kaydeder. Aynı sözlük "dört gözle beklemek" deyimini sabırsızlıkla beklemek diye verir. Yol gözlemekten gözlerin "dört olması" bu deyimi hatırlatır; Yakup'un gözleri ile şairin gözleri arasındaki ilişki de beyte bir telmih katar. Mahlas beytinde sevgili "çeşm-i Münīr", yani Münîr'in gözü diye anılır. Şairin iki gözü, sevgilinin geçeceği yollar tozlanmasın diye sürekli su serper; gözyaşı burada yol sulayan bir hizmetkâra dönüşür.
Kaynakça
- Ersen Ersoy (hzl.), II. Bayezit Devri Şairlerinden Münîrî ve Dîvânı (İnceleme-Metin), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 315, tg 192 (giriş s. 9, 15-18). https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf (arşiv kopyası: https://web.archive.org/web/20220803084052/https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf?0)
- Kubbealtı Lugatı (Misalli Büyük Türkçe Sözlük), "göz", "gözlemek", "teveccüh", "külbe-i ahzan" ve "dört" maddeleri. https://lugatim.com/s/gözlemek
Çevrimiçi kaynaklar






