Özgün Metin
Vezin: fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilün
Mihr-i mehden izi tozına ki dil öñdin irer
N’eylesün her kişi kendü çöregine kül eşer
Ḳalmayup ṭāḳat-ı dil terk-i diyār eyledigüm
‘Āşıḳ-ı ḫaste-dile ṣabr gerek ya ḫo sefer
Maraż-ı ‘ışḳa devā benden umar ḫaste göñül
Gör ne dīvāne durur kim öliden göñlek umar
Ser-i zülfüñde göñül öldise disen ne baña
Yirde yatmaz bilinür tīzde ḫod ḳara ḫaber
Sūz-ı dilden ne ‘aceb yansa ser-ā-ser bedenüm
Şimdi m’oldı ḳuru yanında niçe yaş da yanar
‘Arż-ı ḥāl itmege dil ġamzeñe kimseyi n’ider
Öksüz oġlan ḫo mes̱eldür göbegin kendü keser
Aġlamaz kendü düşen didüm idi didi Münīr
Nicesi aġlamaz aġlar daḫı gözi de çıḳar
Günümüz Türkçesiyle
1. Gönül, ay yüzlünün sevgisinden (mihr: sevgi, güneş) onun izinin tozuna (herkesten) önce erişir; ne yapsın, herkes kendi çöreğine kül eşer (kendi işini gözetir). Beyit iki türlü okunabilir: "mihr-i meh" terkibi "ayın güneşi" diye de anlaşılabilir.
2. Gönlün gücü kalmayınca diyarı terk ettim; hasta gönüllü âşığa ya sabır gerek ya da sefer (yola çıkmak).
3. Hasta gönül aşk hastalığına benden deva umar; bak ne divanedir ki ölüden gömlek umar.
4. Gönül zülfünün ucunda öldüyse bana ne diyorsun; kara haber yerde yatmaz, tez duyulur.
5. Gönlümün yanışından bütün bedenim yansa ne şaşılır; şimdi mi oldu, kurunun yanında nice yaş da yanar (yaş: hem ıslak hem gözyaşı).
6. Gönül, hâlini gamzene arz etmek için kimseyi ne yapsın; "öksüz oğlan göbeğini kendi keser" bilinen bir sözdür.
7. "Kendi düşen ağlamaz" demiştim; Münîr dedi ki: Nasıl ağlamaz; ağlar, hatta gözü de çıkar.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir yedi beyitlik bir Türkçe gazeldir; neşirde Türkçe gazellerin altmış üçüncüsüdür (tg 63). Vezin "fe‘ilâtün fe‘ilâtün fe‘ilâtün fe‘ilün" kalıbıdır. Ersoy'un redif listesi bu gazeli "-Er" redifli gazeller arasında gösterir; büyük harfin, ekin "-er" ve "-ar" biçimlerinin birlikte kullanıldığını gösterdiğini düşünüyoruz, bu bir çıkarımdır. Kafiye kelimeleri irer, eşer, sefer, umar, ḫaber, yanar, keser ve çıḳar'dır. Şiir üç divan nüshasında da bulunur (VT 112a, VY 99a, Ü 30a). Aparatta bir nüsha farkı kayıtlıdır: Ü'de üçüncü beyitteki "göñlek" (gömlek) yerine "derlük" yazılıdır. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.
Anlam ve Söz Sanatları
Bu gazel Münîrî'nin halk dilinden gelen sözlere düşkünlüğünü en yoğun biçimde gösteren şiirlerden biridir. TDV maddesi şairin atasözlerini ve deyimleri şiire yerleştirmede başarılı olduğunu belirtir. Burada yedi beytin hemen her birinde ikinci mısra bir atasözü, deyim ya da atasözü kılığında bir hükümle biter. Her beytin ilk mısraı âşığın bir hâlini anlatır, ikinci mısraı bu hâli herkesin bildiği bir sözle açıklar. Bu yapı irsal-i mesel sanatının bütün bir gazele yayılmış hâlidir.
Altıncı beyitteki "öksüz oğlan göbeğini kendi keser" sözü şairin kendi ağzıyla "mes̱el" (bilinen söz) diye anılır; kimsesi olmayanın işini kendisinin görmesi gerektiğini anlatır. Gönül de hâlini sevgiliye arz etmek için kimseye güvenemez, bu işi kendisi yapmalıdır. Dördüncü beyitteki "kara haber" ile sevgilinin kara zülfü arasında bir renk tenasübü vardır; gönlün zülfün ucunda ölmesi kara bir haberdir ve kara haberler tez duyulur.
Beşinci beyitte "kuru yanında yaş da yanar" sözü bir tevriyeye kapı açar. "Yaş" sözlük anlamıyla hem "ıslak, taze" hem "gözyaşı" demektir. Gönül kuru odun gibi yanmaktadır; onun yanında âşığın gözyaşları da, yani ıslak olan da yanar. Bu yorum bizim tespitimizdir. Üçüncü beyitteki "ölüden gömlek ummak" sözü, kendisi ölmek üzere olan âşıktan şifa bekleyen gönlün boş umudunu anlatır.
Matla iki türlü okunabilir. "Mihr-i meh" terkibinde "mihr" hem "sevgi" hem "güneş" demektir; gönül ay yüzlü sevgilinin sevgisinden onun izinin tozuna herkesten önce erişir. "Herkes kendi çöreğine kül eşer" sözü burada herkesin kendi çıkarını gözettiğini anlatıyor görünür; bu anlam sözlük anlamına ve bağlama dayanan bir çıkarımdır.
Mahlas beyti bir karşılıklı konuşmadır. Âşık "kendi düşen ağlamaz" sözünü hatırlatır; Münîr ise bu sözü tersine çevirir: kendi düşen yalnız ağlamakla kalmaz, gözü de çıkar. "Göz çıkarmak" ile "ağlamak" arasındaki bağ, gözyaşının gözle ilişkisi üzerinden kurulmuştur. Gazelin son sözünü bir atasözünün itiraz edilmiş biçimi söyler.
Kaynakça
- Ersen Ersoy (hzl.), II. Bayezit Devri Şairlerinden Münîrî ve Dîvânı (İnceleme-Metin), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 252-253, tg 63 (giriş s. 9, 15-18). https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf (arşiv kopyası: https://web.archive.org/web/20220803084052/https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf?0)
- Ümran Ay, "Münîrî Amâsî", TDV İslâm Ansiklopedisi, 2019. https://islamansiklopedisi.org.tr/muniri-amasi
Çevrimiçi kaynaklar






