Özgün Metin
Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün
Vaṣf-ı la‘let-rā çi mī-gūyem ki ez-cān ḫoşterest
Her dem ez-yādeş meẕāḳ-ı cān-ı men pür-şekkerest
Bā-ḫayāl-i la‘l-i to engüşterī-bāzed meger
Ber-dehān-ı ġonca-i lāle ez-ān ḫākisterest
Ez-hevā-yı gül-şen ü ruḫsār u bāġ-ı ‘ārıżet
Çehre-i zerd-i men-i dil-ḫaste çün nīlūferest
Zāhid-i kem-ḫᵛāre-rā ger şod hevā-yı bāġ-ı ḫuld
‘Āşıḳān-ı lāübālī-rā ḫayāl-i dīgerest
Ez-fürūġ-ı şem‘-i ruḫsāret ki mī-sūzed Münīr
Her dem ez-sūz-ı derūneş sīne gūyā micmerest
Günümüz Türkçesiyle
1. Lal gibi kırmızı dudağının vasfına ne diyeyim; o candan da tatlıdır. Onu her an anmaktan canımın damağı şekerle dolar. ("La‘l" sözlük anlamıyla kırmızı değerli bir taştır; divan şiirinde sevgilinin dudağı yerine kullanılır.)
2. Lale goncası senin lal dudağının hayaliyle yüzük oyunu oynamış olmalı; bu yüzden ağzında kül vardır. ("Engüşterī-bāzī" sözlük anlamıyla yüzük oyunudur. Ersoy "ağzında kül vardır" sözünü "kandırılmıştır" diye açıklar. Lalenin ortasındaki kara leke kül olarak düşünülmüştür.)
3. Senin yanağının gül bahçesine ve bağına duyduğum arzudan, ben gönlü hasta âşığın sararmış yüzü nilüfer gibidir.
4. Az yiyip içen zahidin aklına cennet bahçesinin hevesi düştüyse, dünyaya aldırmayan âşıkların başka bir hayali vardır. ("Bāġ-ı ḫuld" sözlük anlamıyla ebedîlik bahçesi, yani cennettir; "lāübālī" kayıtsız, hiçbir şeye aldırmayan demektir.)
5. Münîr, yanağının mumunun ışığından yanmaktadır; onun sinesi iç yangınından her an sanki bir buhurdandır. ("Micmer" sözlük anlamıyla içinde öd ağacı, buhur gibi kokulu şeyler yakılan kaptır.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir Farsça yazılmış beş beyitlik bir gazeldir; neşirde Farsça gazellerin kırkıncısıdır (fg 40). Vezin "fâ‘ilâtün fâ‘ilâtün fâ‘ilâtün fâ‘ilün" kalıbıdır. Ersoy redif listesinde bu gazeli "est" redifliler arasında gösterir. Kafiye "-er" sesidir: ḫoşter, şekker, ḫākister, nīlūfer, dīger, micmer. Şiir Vatikan (VT 71a) ve Viyana (VY 54b) nüshalarında bulunur. Ersoy'un aparatında bu gazel için nüsha farkı kaydedilmemiştir. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelin ilk iki beyti sevgilinin dudağı üzerinedir. Matlada dudak candan tatlıdır ve anılması bile ağzı şekerle doldurur; tatlı, şeker ve damak kelimeleri bir tenasüp kurar. İkinci beyit gazelin en ustaca yeridir. Lale goncası sevgilinin lal dudağıyla yüzük oyununa girişmiş ve kaybetmiştir; ağzında kül kalmıştır. Lalenin çanağının dibindeki kara lekeyi kül olarak göstermek, doğadaki bir görünüşe şiirsel bir sebep bulmaktır ve bu yönüyle hüsn-i talil sanatına örnektir. Ersoy'un açıklamasına göre ağızda kül kalması kandırılmışlığı anlatır. Yüzük oyunu bir eşyanın kimin elinde saklandığını bulmaya dayanan bir oyun olduğundan, lale bu oyunda aranan şeyi bulamayıp yenik düşen taraf olarak gösterilir. Lalenin kırmızısıyla dudağın kırmızısı arasındaki benzerlik, ikisini aynı oyunda rakip kılar.
Üçüncü beyitte renk bu kez sarıdır. Âşığın yüzü, sevgilinin yanağının bahçesine duyduğu özlemden nilüfer gibi sararmıştır. Gül bahçesi, bağ ve nilüfer kelimeleri lale ile birlikte gazelde bir çiçek ve bahçe tenasübü oluşturur. Dördüncü beyit zahid ile âşığı karşılaştırır. Az yiyip içen zahid cennet bahçesini düşler, laübali âşıkların hayali ise başkadır; bu "başka hayal"in ne olduğu söylenmez, ama gazelin akışı içinde sevgilinin yanağının bahçesi olduğu anlaşılır. Cennet bahçesiyle yanağın bahçesinin karşılaştırılması, divan şiirinde zahidin uzak vaadine âşığın şimdiki güzelliği tercih etmesinin bilinen bir biçimidir.
Mahlas beytinde ateş hayali öne çıkar. Sevgilinin yanağı bir mumdur; Münîr onun ışığında yanar ve sinesi içindeki yangından buhurdan gibi tüter. Mum, yanmak, yangın ve buhurdan kelimeleri aralarında tenasüp kurar. Buhurdanın yanarken güzel koku yayması, âşığın acısının da güzel bir şeye, belki şiire dönüştüğünü düşündürür; ancak beyit bunu açıkça söylemez. İkinci beyitteki "ḫākister" (kül) ile son beyitteki "micmer" (buhurdan) kafiyeleri, gazelin başında ve sonunda yanmanın iki izini karşılıklı yerleştirir.
Kaynakça
- Ersen Ersoy (hzl.), II. Bayezit Devri Şairlerinden Münîrî ve Dîvânı (İnceleme-Metin), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 156, fg 40 (giriş s. 9, 15-18). https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf (arşiv kopyası: https://web.archive.org/web/20220803084052/https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf?0)
Çevrimiçi kaynaklar






